soroscu kilicdaroglu225

Kurtuluş, Kuruluştadır.. (2)

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 36. Olağan Kurultayının yapılacağı 3-4 Şubat 2018 tarihi, partinin ve ülkemizin geleceği bakımından çok önem taşımaktadır.

Ulusal Kurtuluş Savaşımızdan, Kuvayı Milliye’den, Müdafaayı Hukuk’dan, Halk Fırkası’ndan gelen Cumhuriyet Halk Partisi; eşsiz liderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve ilkeleri Cumhuriyetçilik, Ulusçuluk, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik ve Devrimcilik olan Türkiye’nin en köklü partilerindendir. Bu ilkeler, tam bağımsızlık ve emperyalizm karşıtlığı olgularıyla birleştirilerek, 1923 ile 1938 yılları arasında her konuda büyük gelişme ve kalkınma gösterilmesini sağlamıştır.

Bugün siyasi iktidarın ülkemizde yaptığı sivil darbe ile yargı bağımsızlığı yok edilmiş, laiklik bitirilmiş, eğitimdinselleştirilmiş, üniversite özerkliğine son verilmiş, medya kontrol altına alınmış, anayasa ve demokrasi rafa kaldırılmış, cumhuriyetle hesaplaşmaya başlanmıştır. Terörün sürdüğü ülkemizde, ekonomik yıkım toplumu canından bezdirmiş, açlık, yoksulluk, işsizlik, yalan, talan, vurgun, rüşvet, yolsuzluk çeşitlemeleriyle ülkeyi yönettiğini sananlar, “ileri demokrasi” masalıyla, toplumu kandırmayı sürdürmektedirler. Bugün ülkemiz, kuruluşundan bu yana, varlığına ve ülke bütünlüğüne yönelik çok büyük tehditlerle karşı karşıyadır. Türkiye’miz, laik cumhuriyetten, Atatürk ilke ve devrimlerinden, kurucu değerlerden uzaklaştırıldığı için bugünkü sıkıntılara düşmüştür. Bu sadece son 16 yılda olmamıştır ama bu siyasi iktidar döneminde büyük bir ivme kazanmıştır.

16 yıldır en kötü koşullarda ülkemizi yöneten siyasi iktidara karşı, etkin ve güçlü bir muhalefetin olmaması büyük bir sorundur. İşte bu sorunu açmanın yolu 3-4 Şubat 2018 tarihinde yapılacak CHP kurultayından geçmektedir. CHP kurultayı, yaşadığımız karşıdevrim dalgasını durdurmak ve yeniden Atatürk ilkelerine dönmek için önemli bir fırsattır.

Laikliğin tehlike altında olmadığını ve yargıda cemaatçi yapılanma olmadığını söyleyen bir genel başkan ile CHP nereye varabilir? Zaten tıpış tıpış dayatılan Ekmeleddin olayı, niyetleri ve projeleri ortaya çıkarmaktadır. Dış güçlerin desteğiyle cemaatle ilişkisi olduğu bilinen tutuklu bir milletvekili için yapılan adalet yürüyüşünün sonucu ne olmuştur, adalet mi gelmiştir? Adaletten söz edenler, parti içindeki adaletsizliklerle ilgilenmemektedirler. Genel seçimlerde %10 ülke barajına karşı çıkanlar, partideki genel başkanlık seçimlerinde %10 barajı için sessizliklerini korumaktadırlar. Kemalist ideolojiye sahip olmayan ve genel başkan seçildiğinden beri her seçimi yitiren böyle bir genel başkan ve yönetim kadrosunun partiye ve ülkeye vereceği hiçbir olumlu getiri yoktur, olamaz da..

Yıllardır genel başkanın en yakınında olup, sözünden dışarı çıkmayan, olumsuzluklara ses çıkaramayan, Ekmeleddin için ilk imza veren, cumhurbaşkanı adayı olarak Atatürk’e “kefere” diyen Mehmet Bekaroğlu’nu önerenlerin de, genel başkanlığa soyunması ilginçtir. 15 Kasım 2017 tarihinde Tunceli’de hain Seyid Rıza heykeli önünde basın açıklaması yapan CHP İl Başkanı’na tepki vermeyenlerin, CHP İstanbul İl Başkanı seçtirilen kişinin sosyal medya paylaşımlarını eleştirmeyenlerin, Mustafa Kemal’in askerleriyiz diyemeyenlerin partiye ve ülkeye verecek bir şeyleri yoktur. İdeolojisi olmayanların, sığ bilgileriyle ince siyaset yapmasının getirisi ve yararı yoktur, sadece zaman kaybıdır.

CHP’de sorun ideolojiktir. Kemalizm ilkeleri terk edilmiş, liberal, cemaatçi, ırkçı ve mezhepsel adaylara pirim verilmiş, partinin programına ve tüzüğüne karşı adaylar milletvekili, yönetici yapılmıştır. Kendilerine yeni CHP diyenler içinde, ülkemizin ve partinin kurucusu büyük önder Atatürk’e bile hakaret edenler bulunmaktadır. CHP’de hiç kimse partinin kurucu değerlerini yok sayamayacağı gibi, kimliğini, ilkelerini, altı oku ve Atatürk’ü tartışamaz. İşte bu durum CHP’yi %25 oy oranına sıkıştırarak, sürekli oy yitirilmesine neden olmaktadır.

Bu koşullar sonucunda ülkemizin tek çıkış yolu, cumhuriyetin kurucu değerlerine, Atatürk ilke ve devrimlerine kısaca Mustafa Kemal Atatürk’e geri dönmektir. Bu önemli görevi üstlenmesi gereken CHP’nin yapması gereken ülkemizin ulusal birliğini, hukuk devletini, demokrasisini yeniden kurmaya, tarım ve hayvancılık hamlesine, sanayileşmeye, ekonomik büyümeye, istihdam yaratmaya, üretime ve planlamaya dayalı milli politikalara geri dönmektir. Bunların ancak kuruluşundaki fikirlere ve programa dönen bir CHP ile gerçekleştirmesi olasıdır. Kurtuluş, kuruluştadır; eşsiz liderimiz Atatürk’tedir. Kurtuluş, kurucu partinin gerçek kimliğine dönmesindedir.

CHP’nin 36. Olağan Kurultayı, bir ideoloji kurultayıdır; partinin özüne, kurucu ilkelerine, halkçı yapısına geri dönmesi kurultayıdır. İdeolojisi olmayan genel başkan adayları ile, doğru ve güvenilir işler başarılamaz. İşte bu yüzden kurultay delegelerine büyük bir tarihsel sorumluluk düşmektedir. CHP’yi devrimci, halkçı bir anlayışla yeniden onaracak derinliğe, birikime, tutarlılığa ve cesarete sahip bir genel başkan ve yönetim kadrosu oluşturmak zorundadırlar.

Kurtuluşun kuruluşta olduğunun bilinciyle hareket edecek CHP’nin değerli kurultay delegeleri, şimdiye kadar yaptıkları eylemleriyle, söylemleriyle halka güven ve umut veren, Atatürk’ün yolundan sapmadan, yurtseverlikten ödün vermeyen genel başkan adayına destek olarak, CHP’nin ve ülkemizin önünü açacaklardır…

Suay KARAMAN - 29 Ocak 2018

Yazarlar

Cloudy

18°C

Istanbul