yabanci sermaye iceri girdikce bagimsizlik disari cikar225

Dört Büyükler !..

1) Cargill…

Bir Amerikan şirketidir; ve yıllık geliri 114.7 milyar dolardır!

2) Archer Daniels Midland…

Bir Amerikan şirketidir; ve yıllık geliri 62.3 milyar dolardır!

3) Louis Dreyfus…

Bir Hollanda şirketidir; ve yıllık geliri 55.7 milyar dolardır!

4) Bunge…

Bir Amerikan şirketidir; ve yıllık geliri 42.6 milyar dolardır!

Bu dört şirket dünyanın en büyüğüdür!

Ne iş mi yaparlar: Gıda…

Örneğin, dünya üzerindeki buğdayın yüzde 90'ının fiyatını bunlar kontrol eder! Evet, karnımızı doyurmak için ne kadar para ödeyeceğimizi bu dört şirket belirler…

Jane Harrigan, Asya, Afrika ve Ortadoğu çalışmaları konusunda uzmanlaşmış SOAS Londra Üniversitesi'nde ekonomi profesörü…

2011 yılındaki çalışmasında buğday fiyatlarında yaşanan artışın Kuzey Afrika'nın ekonomik politiğini araştırdı.

Çalışmasına sebep olan; 26 yaşındaki Tunuslu seyyar satıcı Muhammet Buazizi'nin, 16 Aralık 2010'da rüşvet vermeyi reddedip kendini yakma eylemiydi.

Buazizi'nin ateşi, “Arap Baharı”nın doğmasına sebep oldu…

Prof. Harrigan 2014'te yazdığı “The Political Economy of Arab Food Sovereignty” (Arap Gıda Egemenliğinin Ekonomi Politikası) kitabında şunu söyledi:

“Arap Baharı, dört büyük gıda şirketinin uluslararası piyasada buğdayın fiyatı üzerine kumar oynamaya karar vermesinin doğrudan sonucudur!”

Çünkü:

Arap Baharı yaşanılan ülkelerde besinlerin yüzde 50'si ithal ediliyordu.

Ekmekle beslenen bu ülkelerin ithal ettiği besinin yüzde 35'i buğdaydı! Ve ithalat rakamları hızla artıyordu…

İnsanoğlunun; ilk buğday, ilk nohut, ilk mercimek, ilk zeytini yetiştirdiği “Bereketli Hilal” coğrafyasında -Türkiye gibi- ülkeler kendi kendilerine yetiyordu…

Sonra ne oldu?

*** *** ***

Özal'dan Mübarek'e…

İkinci Dünya Savaşı'ndan ABD“gıda devi” olarak çıktı. Savaşın yakıp yıktığı Avrupa'ya besin ihracatı yaparak büyük para kazandı. Zamanla…

Avrupa kendine yetenden fazla tarımsal gıda üretmeye başladı. Bu kez…

ABD ile AB arasında “gıda savaşı” başladı. Hemen anlaştılar; gıdalarını az gelişmiş ülkelere satacaklardı.

Türkiye'de Turgut Özal tarımı yok etmek için ne yaptı ise, Mısır'da Hüsnü Mübarek, Tunus'ta Zeynel Abidin Bin Ali, Yemen'de Abdullah Salih benzerini yaptı.

IMF ve Dünya Bankası programlarıyla pazarlarını/topraklarını ardına kadar dünya devi tarım şirketlerine açtılar!

Tarımsal sübvansiyonları azaltma gibi politikalarla “Bereketli Hilal” topraklarında yerli tarımı katlettiler. Köylüler büyük şehirlere göç etti. Ülkeler gıdayla teslim alındı. Ve…

Gıda, finansal bir araca dönüştü!

2000'lerden sonra… Dünyanın en büyük dört gıda şirketi istedikleri gibi fiyat dalgalanmaları yapmaya başladı. Çünkü ülkeleri boğazlarından kendilerine bağlamışlardı!

Örneğin…

Tahıl hasadı açısından 2006 ve 2007 yılı bereketli geçmesine rağmen dört şirket aldığı kararla, fiyatları dünya genelinde tavana vurdurdu. Başta Ortadoğu olmak üzere bazı bölgelerde kıtlık meydana geldi.

Neoliberalizmin hiçbir ahlâkı yoktu; gıdanın hayati sorun olması umurunda bile değildi!

Başkan B.Obama seçildiğinde, bu dört şirketi kontrol altına alacak yasalar çıkarmak istedi. Çünkü Batı, aç kalan mültecilerle başa çıkamıyordu. Obama'nın gücü yetmedi yasa çıkarmaya!

Mahşerin Dört Atlısı dünyaya hükmediyordu…

*** *** ***

Vur abalıya!

Sadece Turgut Özal değil…

Recep Tayyip Erdoğan'ın da…

Türk tarımını yok etmek için neler yaptığını “Saklı Seçilmişler” kitabımda yazdım.

Ah benim zavallı ülkem!

İnsanlar kafasını kaldırıp dünyada neler olduğuna bakmıyor ki! Sanıyor ki, bir avuç üreticisi stok yaparak soğan fiyatını artırıyor!

Cargill, Archer Daniels Midland, Louis Dreyfus, Bunge kim? Nerden bilsin halkımız?

Pahalı gıda sorununun sebebini yandaş medyanın yalan haberinden öğreniyor; ya da Erdoğan'ın tehditler savuran konuşmasından! Meğer pahalılığın nedeni Polatlı'daki o soğan deposuymuş!

Bir çıkıp tarımın son 40 yılda uluslararası şirketlere nasıl teslim edildiğini söylüyor mu?

AKP umursadı mı bu teslimiyeti? Ne gezer…

Türkiye tarımsal arazilerinin yüzde 43'ünün boş olduğunu bilmiyor mu? Peki, olan arazilere ne ekiliyor? İnsanların değil araçların yemesi için ekim yapılıyor!

Örneğin…

Bugün dünyadaki yağmur ormanları ve tarımsal topraklar biyo-dizel için yok ediliyor. Ekrem Pakdemirli'yi anımsarsınız; eski bakandı. Siyaseti bırakınca Bandırma'da “Çevresel Kimya A.Ş.” kurdu. Bitkisel yağlardan biyo-dizel yakıt üretecekti! Pakdemirli vefat edene kadar, kanola üretimi için lobi yaptı!

Oğlu Bekir Pakdemirli, Kanada merkezli küresel “McCain Foods” gıda şirketinin Ortadoğu sorumlusuydu! Bugün tarım bakanı!

Kime neyi anlatıyoruz?

Vur abalıya!

Soner YALÇIN - 30 Kasım 2018 - Sözcü

Yazarlar

SP_WEATHER_BREEZY

0°C

Istanbul