secimden 4gun once aa secim sonucunu acikladi

Algı uyuşturur !

Soruyorlar:

Sandıkta hile var mı?

Diyorum ki:

Daha oraya gelmedik!

Şimdilik geldiğimiz yer; sandıklar açılır açılmaz Anadolu Ajansı'nın yaptığı algı operasyonu!

Sandık sonuçları ilçe ve il seçim kuruluna gitme­den Anadolu Ajansı yaptığı yayınla seçimi sona erdir­di/bitirdi.

Bakınız:

Algı, afyon sütüdür; kitle­leri uyuşturur!

Yanıtını vermedikleri soru­mu yineliyorum:

– Seçim günü Anadolu Ajansı ve (polis, jandarma, bekçi, korucu, kayma­kam, valisi ile topyekun) İçişleri Bakanlığı derin devlet operasyonu mu ger­çekleştirdi?

– Birlikte tüm televizyon ekranlarında manipülasyon/ yönlendirme/ etkileme mi yaptılar? Böylece seçim gecesi muhalefeti ve halkı teslim mi aldılar?

Soru aslında yanıttır!

– Polisin, jandarmanın, bekçinin, korucunun müdahil olduğu seçim demokra­tik olamaz.

– Kaymakamın, valinin müdahil olduğu seçim huku­ki olamaz.

İçişleri Bakanlığı'nın gö­revi midir seçim sonuçlarını öğrenip “bir yerlere” transfer etmek?

Böyle adil seçim olmaz.

Bu skandaldır. Kanun ortada; bu yasadışıdır…

– İçişleri Bakanlığı Fransa'da sandıklara böyle müdahale etse seçim iptal edilir.

– İçişleri Bakanlığı Alman­ya'da sandıklara böyle müda­hale etse seçim iptal edilir.

Hukuk devleti budur. Öyle ya…

– İçişleri Bakanlığı memurla­rı/görevlileri sandıklara gidip sonuçları nasıl alır?

– İçişleri Bakanlığı sandık sonuçlarını Anadolu Ajansı'na nasıl iletir?

Hele… Hele…

İçişleri Bakanlığı ve Ana­dolu Ajansı eliyle yapılan bu algı operasyonunun hede­fiamacı belli değil mi?

Ne yazık muhalefet su­suyor; birbirini yemekle meşguller!

Hukuksuzluk artık kanıksan­dı ülkemizde…

Ön tekerlek-Arka tekerlek…

Sadece bilgisayarla strateji oyunu oynamadılar…

Konu, İçişleri Bakanlığı'ndan açıldı. Sizlere narkotik suçlarla mücadele konusunda bir me­caz/metafor anlatayım:

Narkotikçi polisler, uyuştu­rucuyla ilgili mücadeleyi “bisik­let”e benzetir!

Bisikletin ön tekerle­ği uyuşturucu tacirlerini temsil eder. Arka tekerleği ise onla­rın yöntemlerini ortaya çıkarıp engellemek; onları yargıya teslim etmekle yükümlü güven­lik birimlerini…

Bilirsiniz ki, arka tekerlek hep ön tekerliği takip eder. Ön te­kerleğin uyuşturucu yapımı, ulaşımı, satışı için gerçek­leştirdiği “buluşu/icadı”, arka tekerlek ona ulaşınca­ya kadar sürekli değişir…

Bisikletin yolculuğu böyle sürüp gider…

24 Haziran'da kim “ön teker­lek” idi; ve kim “arka tekerlek”?

24 Haziran'da -kimin planla­dığını bilmediğim (!)- bir strateji hayata geçirildi:

Daha sandıkların “dumanı tüterken”/ sonuçlar kesinleşme­den Türkiye neyi konuşma­ya başladı?

İçişleri Bakanı Süleyman Soy­lu valilere talimat gönderdi:

“Şehit cenazelerine CHP'li il başkanları alma­yın!”

Nereden çıktı bu?

Amaç, seçim gündemini değiştirmek miydi?

Ardından… Bursa/Büyükor­han ilçesindeki şehit cenaze­sinde CHP çelengi polislerin elinden alınıp parçalanmak istendi.

Bisiklet metaforunu aklı­nıza getirin:

Ön tekerliğin “buluşu” sürekli değişiyor!

Polisin, jandarmanın, bekçi­nin, korucunun seçim sonuç­larına nasıl müdahale ettiğini konuşamadan, İçişleri Baka­nı'nın gündeme bambaşka konu getirmesi tesadüf mü?

Ah! Asıl meseleyi/ “bisiklet metaforunu” kavrayama­yan “arka tekerlek” muhale­fet partisi hâlâ Bakan Soylu'ya laf yetiştirmeye çalışıyor!

Ben ise hep şunu düşünü­rüm:

Bisikleti kim kullanıyor?

Oyun kurucu kim?

Neyse, konuyu dağıtmayayım. Asıl konumuza döneyim…

secimden 4gun once aa secim sonucunu acikladi

Kafada yenilmek !

Biz gazeteciyiz.

Anadolu Ajansı'nın düne ka­dar seçimleri nasıl takip ettiğini biliyoruz…

Sonuçları asla sandık başında almadığını biliyoruz…

Dün tek kaynağı ilçe seçim kurulları idi. Sonuçlar ilçe seçim kurullarından muhabirler aracı­lığıyla alınır; ve önce il bazında, sonra ülke geneli olarak bir­leştirilirdi.

Sistem böyle işlerdi. Saatler sürerdi…

Yani…

24 Haziran'da yaşadığımız gibi Anadolu Ajansı sonuç­ları, Yüksek Seçim Kurulu sonuçları önünde gide­mezdi!

Şimdi ne değişti? Personel sayısında binlerce artış mı oldu? Hayır!

Aksine…

Anadolu Ajansı yıllardır seçim takip eden kimi gaze­tecilerine o gece izin verdi; çalıştırmadı!

Niye?

Amaçları, Anadolu Ajansı'nda o gece yaşananların öğrenilme­mesi mi?

AA yönetimi kimi tanıklıklar­dan mı çekindi? (Kimi okuyu­cular bu seçim öncesi Yüksek Seçim Kurulu'nda da büyük personel değişimi olduğunu belirtiyor.)

Bakın ısrar ediyorum; bir “sır” var!

Anadolu Ajansı ısrarla susu­yor! Neyi saklıyor?

Yoksa…

Mesele, sadece İçişleri Bakan­lığı (ya da AKP genel merke­zinden) veri almanın çok mu ötesinde?

Anadolu Ajansı elindeki yazlımla abonelerine/tv kanal­larına/ bize başka veri sonuçları mı sundu?

Acı ki, muhalefet de su­suyor!

Göz göre göre… Anadolu Ajansı algı operasyonu yapmış; İçişleri Bakanlığı sandığa mü­dahil olmuş; seçim yasası ihlal edilmiş ve kimse kılını kıpırdat­mıyor!

Seçimi kafalarında bitir­diler…

Kafada yenildiler…

Bu bile algı operasyonunun ne derece başarılı olduğunu gösteriyor.

Baksanıza…

Sandık sonuçlarına bile itiraz etmiyorlar.

Darmadağın oldular.

Hâlâ tecrübesizler…

Soner YALÇIN - 05 Temmuz 2018 - Sözcü

**************************************************

Polis WhatsApp Grubu !

Tarih: 3 Kasım 2002.
Türkiye genel seçime gitti.
Oy verme işlemi bitince ne yapıldı:
– Sandıklar açıldı; zarflar tek tek müşahitlere gösterilerek okunmaya başlandı.

– Oylar tutanağa elle yazıldı.
– Sayım bitti. Çuvallar mühürlendi.
– Çuvallar ilçe seçim kurullarına gitti.
– Tutanak sonuçları bilgisayara girildi.
Yani…
Buraya kadar olan süreç, 24 Haziran 2018 seçiminde de aynen yaşandı!
Hâlâ mühür var…
Hâlâ kalem var…
Hâlâ ıslak imza var…
Hâlâ müşahit var…
Bu süreçte terimler/terminoloji bile hiç değişmedi.
Değişen sadece seçim sonuçları hızı oldu!
Hangi teknoloji, sürecin neresine dahil oldu da bu kadar hızlı sonuç alınır oldu?

Ne yani, elektronik oya mı geçtik?
Görüyoruz; Yüksek Seçim Kurulu hızında pek değişiklik yok!
Hızını artıran sadece Anadolu Ajansı!
Ve biz seçimin kaderini/algısını değiştiren bu kurumun/AA'nın bu hıza nasıl ulaştığını bir türlü öğrenemiyoruz. Bir “sır” ısrarla saklanıyor…
Tekrarlıyorum:
 Anadolu Ajansı sandık verilerine Yüksek Seçim Kurulu'ndan önce nasıl ulaşıyor?

AA ile ilgili sandık görevlilerinden mail yağıyor:
Seçimin güvenliğinden sorumlu olması gereken polislere (ve Jandarma'ya) yasadışı-gizli görev verildiği ortaya çıkıyor!
Polis (ve jandarma) sandıklar kapanır kapanmaz tutanakları öğrenip, sonucu okul/seçim alanı sorumlusu güvenlik görevlisine bildiriyor.
Okul/sandık alanı sorumlusu polis/jandarma aldığı sonuçları nereye bildiriyor:
– İçişleri Bakanlığı'na mı?
– İçişleri Bakanlığı nereye gönderiyor bilgileri?
Anadolu Ajansı'nın yaptığı algı operasyonunun “ortakları” kimler?

Tanıklar var…

Ezbere yazmıyoruz…
Tanıklar var:
– “Ben bu seçimlerde Anamur 1151-1152-1153 ve 1154 No'lu sandıklarda gönüllü müşahit olarak bulundum. Polisler herkesten çok meraklı idi. Sonuçları herkesten önce yolladılar. Ben emekli astsubayım bu nedenle sordum; ‘sizin bu sonuçlarla ne ilginiz var' diye. ‘Abi, bir WhatsApp grubu oluşturmuşlar oraya yolluyoruz' dediler!”

Bir diğer tanık:
– “Bilgi teknolojileri ve yazılım alanıyla oldukça ilgiliyimdir. Seçim öncesinde il emniyet müdürlüklerine teknoloji bağlantılı iş yapan bir arkadaşım benim masa üstü bilgisayarlara yazılım yaptığımı bildiğinden ricada bulundu: Android destekli merkezden yönetilebilecek sandık takip programı istedi. Ben de ‘emniyetin seçim takibiyle ne alakası var, onların görevi seçim güvenliğini sağlamak değil mi' diye sordum. ‘Orasını karıştırma, sen paranı alacaksın nasıl olsa' dedi. Seçime çok kısa süre kalmış olmasından dolayı ve aklıma çok yatmaması vesilesi ile kabul etmedim. Bana eski programın kopyasını vermişti. Ancak yapmayacağım kesinleşince nereye kaldırdığımı bulamadım. İhtiyacınız olması durumunda bulmaya da çalışabilirim…”
Her bir polis…
Her bir jandarma…
Anadolu Ajansı'nın “muhabiri” mi yapıldı?
Sandık güvenliğinden sorumlu kamu görevlilerinin seçim sonuçlarını öğrenip, amirlerine-komutanlarına bildirmesi kanunsuzluk değil mi?
Bu hal hangi hukuk devletinde olur?

Yasa ne diyor?

Oy, demokrasinin kutsalıdır.
Bu sebeple yasa diyor ki:
– “Sandık alanında, kurul üyeleriyle bu kanunla kendilerine yetki verilmiş olanlardan ve seçmenlerden başka kimse bulunamaz…
– “Sandık alanında ancak, sandık kurulu başkanının gerektiğinde çağıracağı zabıta kuvvetleri bulunur…
– “Zabıta amir ve memurlarıyla resmi üniforma giymiş kimseler, ve silah taşıyanlar sandık alanına giremezler…”

Yasa bu kadar açık! Buna rağmen…
– Polis (ve jandarma), oy pusularının fotoğrafını çekip (ya da kağıda yazıp) bir yerenasıl gönderir?
Bu onların görevi değil…
Bakınız:
Sadece 264 bin 526 polis değil…
Sadece 195 bin 695 jandarma değil…
50 bin 793 korucu da seçim alanlarında görev yaptı…
İlk kez bu seçimlerde Polis Akademisi'nden mezun yeni polis adayları bile takviye edildi.
Görünen şu:
Bu güvenlik görevlileri sonuç tutanaklarıyla yakından ilgilendi! Bu emredildi çünkü! Peki, niye?
Evet soru basit: Yasa dışı olmasına rağmen polis-jandarma-korucu seçim sonucuyla neden alakalıydı; ve neden seçim sonucu tutanaklarını kayıt altına aldı?

Sormayalım mı?
AA Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Özkaya, Akşam gazetesinden Pınar Işık Ardor'a dedi ki:
– “Çalıştığımız birçok firma ve saha çalışanlarımız var. Bunlar, her bir seçim bölgesindeki okullarda kayıt altına alınan sonuçları pusulalar henüz ilçe seçim kurullarına ulaştırılmadan önce bize gönderiyor…”.

Peki…
– AA'nın çalıştığını iddia ettiği bu taşeron firmalar kim?
– Açıklayınız şu yaptığınız sözleşmeyi? AA adına çalışan görevliler kimler?
Sahi… Sandık başında-sandık alanında AA adına çalışan tek kişiyi neden kimseler görmedi?
Ve zaten bu yasal değil. O halde…
AA gerçekleri söylemi; algı operasyonunun ortakları kimler?

Soner YALÇIN - 04 Temmuz 2018 - Sözcü

**************************************************

Polise seçimde gizli görev !

Anadolu Ajansı'nın sandık sonuçlarını hemen öğrenip tv ekranlarına aktarmasını sadece ben mi merak ediyorum?
Cuma günü bu konudaki şüphelerimi yazdım.
– 180 bin 556 sandık ba­şında bir AA çalışanı bulun­ması olanaksız.
– 49 bin 196 sandık ala­nında bir AA çalışanı bulun­ması olanaksız.
– Mevcut gazeteci sayısıyla 957 ilçe seçim kurulunda bir AA çalışanının bulunması olanaksız.
Sorumu tekrarlıyorum:
Anadolu Ajansı sandık sonuçlarını nasıl alıyor?

Sordum:
– AA, bir özel şirketle sözleşme yaparak her sandık başına taşeron bir görevli mi koydu?
– Yoksa AA, AKP Genel Merkezi'nde kurulan So­nuç Alım Sistemi (SAS) üzerinden mi verileri alıp tv ekranlarına/abonelerine yansıttı?
Aradan dört gün geçti.
Ne Anadolu Ajansı'n­dan ne hükümetten ne de muhalefetten bir tek yanıt aldım. Bu konu önemsiz mi? Oysa…

Türkiye'de son seçimler, AA'nın verdiği veriler sonucu gece yarısı bitiyor. Erdoğan balkon konuşması yapıyor; ve muhalefet birbirini ye­meye başlıyor! Sandıklar unutuluyor…
Bir örnek vermeliyim:
17-25 Aralık 2013 ope­rasyonuyla AKP-FETÖ ilişkisi bitti.
O tarihe kadar seçim sonuçlarının yıldızı FE­TÖ'nün Cihan Haber Ajansı idi.
Bu durum 30 Mart 2014 yerel seçiminde kırıldı. Dö­nemin AA Genel Müdürü Kemal Öztürk, Erdoğan'a giderek Cihan Haber Ajansı'nın tekelini kırdı! Artık sandık sonuçlarına AA hakim ola­caktı…
Yani…
Bu işin ilk “ustası” FETÖ idi!
Sandık sonuçlarını ekrana ilk vermek önemliydi…

Kalın bir örtü !

– “AA'nın sandık sonuç­larına nasıl hızlıca hakim olduğu” sorusunu unutmuş değilim. Yanıtlayacağım…
Ama sandık sonuçla­rını “sorusuz kabul ediş” canımı yakıyor! Örne­ğin… Önceki seçimlerde…
Doğu illerindeki
sandık­ların saat 16.00'da kapan­ması sebebiyle açıklanan/ ekrana verilen ilk sonuçlarda hep AKP yüzde 60'lar ora­nında yüksek gösterildi.

24 Haziran 2018 seçimin­de Doğu-Batı illeri arasında saat farkı olmadı; seçim her yerde 17.00'de sona erdi.
Ama… Ekrana yine AKP oyları yüzde 60'lar olarak verildi! Hadi ön­ceki seçimlerde Doğu illeri sandıkları önce kapanıyordu, ya şimdi?
Bakınız:
Elinizdeki yazılımla –strate­jiniz gereği- rakamlarla iste­diğiniz gibi oynayabilirsiniz. İstediğiniz veriyi basarsınız tv kanallarına!

Yani, bir yazılım düşünün hedef oranları verirsiniz; (Erdoğan yüzde 52 olsun, İnce yüzde 30 çıksın vs.) ve bu hedef oranlarına ulaşacak sahte bir senaryo çizilebilirsi­niz! Hele YSK sizinle aynı kafada olursa!
Söz geldi; hep aklımdaki soru:

YSK tüm sandık so­nuçlarını neden halka açmıyor? Sandık verileri güya açık (ki bu seçimde o bile yok) ama tek tek bakabi­liyorsunuz!
180 bin sandığın verisini tek tek indirip Türkiye geneli oranlarını bağımsız olarak hesaplayamayacağınıza göre gerçek oranı bilmek imkan­sız!
Hep şeffaf gibi görünen bir kalın örtü var!
Bu nedenle öyle iddialar var ki:

Seçim sebebiyle Yüksek Seçim Kurulu binasının bir katı Anadolu Ajansı'na mı tahsis edildi?
Soru çok…
Yanıt hiç yok…

Kanuna aykırı !

Asıl konumuzu unutmadım:
Anadolu Ajansı sandık verile­rini kimden alıyor?
Okuyucu mailleri şöyle:
– “15 yıllık bir polis memuruyum. Kanuna aykırı olmasına rağmen seçimlerde, elimizde -geçerli oy, geçersiz oy, kim ne aldı, sonuç ne gibi boşluklu form doldurup merke­ze hemen bildirmemiz istendi. Bu artık görevimiz oldu…”
– “Polislere A4 kağıt dağıtıldı; sandık numaraları yazılı kağıt­ların üst tarafında cumhur­başkanı adayları alt tarafında partilerin olduğu bir tablo. Sandıktan çıkan sonucu görevli polis memuru o tabloya kaydet­ti. Bu polis memurları sonuçları, benim bina görevlisi olduğu­nu sandığım bir başka polis memuruna aktardı. Bence AA sonuçları o polislerden alıyor!”
– “Sandık başkanlığı görevin­de bulundum. Polisler saat 16.00'da gelip oy kulla­nanların sayısını sordu. Sayım bittiğinde sonuçları ilk alan polisler oldu. De­mem o ki sonuçları ilk alan İçişleri Bakanlığı oldu. Ajans da oradan almış olabilir…”
– “Görevli polisler tek tek sandıklardan sonucu alıp hemen bir yeri arayıp aktarı­yorlardı? Böylece hızlı bir bilgi akışı olabilir…”
– “İYİ Parti bina sorumlusu müşahit olarak görev yap­tım. Emniyet mensupları bir kağıda tüm sandık sonuçlarını yazdı…”
– “Sandık gözlemcisiydim. Seçimler bitince okulda gö­revli polis sandık başkanından seçim sonuçlarını istedi ve bir kağıda yazdı. Biz daha ıslak imzaları götüremeden polis­ler telefonla sonuçları vilayete bildirdi…”
Evet…
Polislerin seçim sonuçlarını bildirme gibi yasal görevleri yok!

Polislere yasadışı-gizli görevi kim verdi?
Anadolu Ajansı meselesinin altından bakalım daha neler çıkacak?

Soner YALÇIN - 03 Temmuz 2018 - Sözcü

**************************************************

Sandık sırrı !

Hâlâ Anadolu Ajansı (AA) verileri tartışılıyor…
Anadolu Ajansı'nın hile yaptığı iddiası dur-durak bilmiyor…
Herkesin kafasında şu soru var:
Anadolu Ajansı'nda kaç gazeteci çalışıyor ki, tüm sandık sonucunu hemen alıp ekrana yansıttı?
AA seçimden önce dedi ki:
“Sandıklar açıldıktan sonra, sonuçlarla ilgili ıslak imzalı tutanağı AA görevlisi alarak merkeze iletecek, AA da sonuçları kurdukları sistem üzerinden abonelerine duyu­racak!”

Hangi sandık bu? 24 Haziran seçiminde Türki­ye'de 180 bin 556 san­dık vardı. Anadolu Ajansı'nın her sandığa bir çalışanını görevlendirmesi olanaksız.
Keza:
49 bin 196 -okul gibi- sandık alanı var. AA'nın her sandık alanına/okula bir çalışanını görevlendirmesi de olanaksız.
O halde…
AA'nın açıklamasını nasıl değerlendirmek gerekiyor?

Akla ilçe seçim kurulu geli­yor:
Türkiye'de 957 ilçe seçim kurulu var; AA'nın burada da her birine bir çalışanını görevlendirmesi zor.
Acaba, Anadolu Ajansı sandık sonuçlarını il seçim kurulundan mı aldı? Ola­maz. Çünkü, sonuçlar il se­çim kuruluna daha gelmeden AA ekrana oyları yağdırdı!
Karışık bir konu vesse­lam…
Tekrar başa dönüp sormak zorundayız:

AA bu konuda neden ketum?
Diyebilirler ki:

“Sandıklarda; AA çalışanı değil, sözleşme imzaladığı­mız taşeronlar görev yaptı!”
Sayıları kaç bu taşeron görevlilerin?
– Hangi şirketin çalışanları bunlar?
Neye göre seçildiler; hangi partili bunlar?
Sandıklarda görevli arkadaş­larıma sordum; kimse böyle bir AA çalışanı filan görme­miş! Yoksa AKP müşahitleri mi AA çalışanı?
AA yönetimi, sandık sonuç­larına hızlıca nasıl ulaştığını ayrıntılı olarak açık­lamak zorunda değil mi?

Tek kaynak: AA

Bir değil… Üç değil…
Anadolu Ajansı son sekiz seçimde, sandık sonuçlarını hızlı biçimde abonelerine/ TV'lere duyurarak büyük yük altından başarıyla kalktı!
Fakat üzerinde hep şaibe oldu. Örneğin…
1)
Seçimden üç gün önce Meral Akşener, Erdoğan'a seslenerek, “Damadınız Anadolu Ajansı'na; ‘24 Haziran seçim akşamı saat 21.30 itibariyle bizi yüzde 52 olarak ilan edeceksin' dedi mi, demedi mi?” iddiasında bulundu. Berat Albayrak, Akşener'e 1 milyon liralık tazminat davası açtı. (Erdoğan'ın iki damadı var; niye biri üstüne alındı?)

2) Seçimden dört gün önce TV Net'teki programda ekrana, Anadolu Ajansı'nın 24 Haziran seçim sonuçlarının bulunduğu grafikler yansıtıldı. Grafikte sandıkların yüzde 100'ünün açıldığı ve Erdoğan'ın seçimleri yüzde 53 oy oranıyla kazandığı gösterildi. Anadolu Ajansı bunun test amaçlı olduğunu açıkladı…
AA açıklaması doğru olabilir. Ancak…
AA Genel Yayın Yönetmeni ve seçim gecesinden sorumlu Metin Mutanoğlu
, TV Net'in kurucu kadrosundan. Kanal 7, Yeni Şafak, El Cezire'de de çalıştı. Hayır, bir şey ima etmeye çalışmıyorum; sadece AA'nın bir sır sakladığını düşünüyorum!

Bakınız:
Yıllarca TV'lerde çalıştım…
Seçim gecelerinde kamera arkasında görev yaptım…
O yıllar sandık sonuçları bu kadar hızlı alınmazdı; sabahlara kadar beklerdik. Şimdi gece yarısına ulaşmadan 1-2 saatte kimin zafer kazandığını öğreniyoruz. Bunu sağlayan ise sadece Anadolu Ajansı. Çünkü… Artık seçim sonuçlarıyla ilgilenen başka ajans bırakmadılar! (Bu da ayrı konu!)
Evet, AA'nın seçim gecesi yaptığı büyük başarı! Ama ajans nedense bu başarıyı pek duyurmak, keyfini çıkarmak istemiyor! Suskun…
Türkiye'nin kaderini belirleyen seçim sonuçlarını başarıyla tüm TV'lere ve itibarıyla milyonlarca insana ulaştıracaksın, ama hep bir tevazu içinde sessiz kalacaksın! Şaşırtıcı…
Neyi saklıyorlar?

Kim kimden aldı?

Seçim gecesi CHP Genel Merkezi'nde bilindik manzara vardı:
“Sandıklara sahip çıkacağız”, “Adil Seçim Platformu kurduk” diyen CHP yönetimi, bir seçim sonucunu daha eline yüzüne bulaştırdı! AA verilerine muhtaç oldu. AA'nın verilere bakıp teslim bayrağı çektiler. CHP'nin hali şaşırtıcı değil…
5 yıl önce Emrehan Halıcı'nın başında olduğu CHP Bilgi ve İletişim Teknolojileri Merkezi oluşturuldu. Güya Türkiye'de oy kullanılacak her sandık için ikişer kişi görevlendirildi. Sonuç? Hep sıfır…
İddiaya göre, CHP seçim sistemi bu kez siber saldırıya uğradı!
Peki…
AKP seçim sonuçlarını nasıl takip etti? Genel merkezinde, Seçim Koordinasyon Merkezi tarafından kurulan Sonuç Alım Sistemi (SAS) üzerinden izledi.

Bu sistem, AKP Genel Merkezi'yle bu partinin sandık müşahitleri arasında doğrudan iletişim sağladı. Sandıklardan gelen her sonuç genel merkezdeki 120 kişi tarafından ekrana aktarıldı.
AKP sistemi tıkır tıkır çalıştı.
CHP sistemi siber saldırıya uğradı!
AA sisteminin ise nasıl çalıştığı sır.
İnsan sormadan edemiyor:
Anadolu Ajansı, sandık sonuçlarını AKP Genel Merkezi'ndeki SAS'tan mı aldı?

Soner YALÇIN – 29 Haziran 2018 - Sözcü

Yazarlar

Cloudy

11°C

Istanbul