tayyip aglarken225

Erdoğan’ın sancısı!

Pazartesi akşamı…

Varlığını tahayyül edemeye­ceğim bir sancıyla apar topar hastaneye gittik.

Tetkikler yapıldı; ağrı dindiril­meye çalışıldı.

Sonuç, yola çıkmış bir böb­rek taşı!

Bayağı da büyük 7 küsur mm'lik.

Vücudun bu taştan kurtulması şart. Yoksa…

Kriz giderek büyüyerek çok daha sancılı bir hale dönüşecek ve daha da önemlisi sistemde kalıcı hasar bırakacak.

İtibariyle…

Hekimlerle birlikte bir operas­yonla, sistemi yıkıma uğratan bu beladan kurtulmaya karar verdik.

Sancı artınca operas­yon planlanandan çok önce­ye çekildi. Yani…

Hayatıma baskın ameliyat girdi!

Hazırlıkları yapıldı…

Ameliyat odasına alındım. Sonrasını hatırlamıyorum…

Ameliyat sonrasında kendimi hastane odasında buldum…

Narkozun etkisinden çıkıp ayılmaya başlarken kulaklarım­da tanıdık bir ses vardı.

Gözlerimi açtım; televizyon­da Cumhurbaşkanı Erdo­ğan konuşuyordu. Odadaki herkes bana değil, ona bakıyor­du. Herhalde çok önemli bir açıklama yapıyordu.

Bu narkoz nasıl etki yara­tıyor ise, bir anda Erdoğan ile halim arasında paralellik kurdum.

Şöyle düşündüm:

– Sistemde büyük sancı var.

– Siyasi ekonomik ağrılar artık dayanılmaz hale geldi.

– Erdoğan bundan kurtulmak istiyor.

Narkozun etkisinden çıkmaya başladım…

Erdoğan tv ekranından seçimi neden 1 yıl 5 ay önceye çektiklerine dair kendisinin bile inanmayacağı gerekçeler sıralıyordu.

Odada bulunanlar Erdoğan'ın konuşması üzerine yorum yapmaya başladı.

Birden…

Erdoğan'ın konuşmasını dinlerken sözleri değil; yüzü ve ses tonu dikkatimi çekti:

Erdoğan yorgun- bitmiş-tü­kenmiş haldeydi. İki-üç gün öncesinin “Eyyy” diye başlayan konuşmasından eser yoktu.

Kim bilir narkozun etkisiyle dedim ki içimden:

– “Erdoğan artık bu ağır yükten kurtulmak istiyor!”

– “Erdoğan artık bırakmak istiyor!”

– “Erdoğan artık bırakın gideyim istiyor!”

Siz diyebilirsiniz ki, “kazan­mak için baskın seçim yapıyor.”

İlk bakışta öyle gözüküyor; an­cak Erdoğan'a bakmanızı de­ğil, Erdoğan'ı görmenizi tavsiye edeceğim. Kuşkusuz… Bunu kendisine bile ifade etmiyor ve hiç etmeyecek.

Ama…

Erdoğan bilinç düzeyinde farkında olmasa da, o ekran­daki görüntüsüyle bizlere bağırıyor:

“Yoruldum… Yapamıyorum.”

Sahiden…

Erdoğan'ın ruh hali görülmü­yor mu?

Yoksa…

Kasım 2019 seçimine daha uzun zaman varken neden bas­kın seçime gidiyor?

Erken seçim ekonomik sorunları ortadan kaldırmaz/görünmez yapmaz ki; aksine büyütür.

Bakınız, 1 yıl 5 ay önceye alınmış baskın seçimden bahse­diyoruz.

Erdoğan televizyon ekranın­dan bağırıyor:

– “Kurtarın bu yükten beni!”

– “Kalmam sistemde kalıcı hasarlar meydana getirecek!”

Erdoğan “görün artık” diyor…

Daha ne desin?

Seçimi 1 yıl 5 ay önceye alma sının asıl sebebi işte sadece bu:

Artık kurtulmak istiyor.

Bir cumhurbaşkanı/ 15 yıldır ülkenin tek adamı, yapamadı­ğını başka türlü nasıl ifade etsin?

Çoğu kişi için hayal kırık­lığı yaratan bir durum.Yapama­dılar, yönetemediler. Ve şimdi kurtulmak istiyorlar! Hepsi bu.

Sonuçta:

Operasyonla ben taştan-san­cıdan kurtuldum.

Umarım 24 Haziran'da Türkiye de kurtulur.

Yoksa…

O taş, sistemde tarifi zor büyük sancılar meydana getirecek.

Soner YALÇIN - 20 Nisan 2018 - Sözcü

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Yazarlar

Mostly cloudy

18°C

Istanbul