F Tipi Örgütün, Emniyet Operasyonu

Abdullah Gül’ün onayladığı Emniyet Müdürleri Kararnamesi’yle Emniyet Genel Müdür Yardımcıları Emin Arslan, Mustafa Gülcü ve Celal Uzunkaya görevlerinden alındı. Üç Genel Müdür Yardımcısının ortak özelliği Emniyet içindeki F tipi yapılanmanın hedefi olması. Emniyet’teki tertiplerin, F tipi yapılanmanın Emniyet’i kendileri için dikensiz gül bahçesine çevirme çabasından kaynaklandığı belirtiliyor.

F tipi yapılanmanın, Emniyet’te başlattığı operasyonun son adımı Emniyet Müdürleri Kararnamesi oldu. Gül’ün onayladığı kararnameyle Emniyet Genel Müdür Yardımcıları Emin Arslan, Mustafa Gülcü ve Celal Uzunkaya emniyet genel müdürlüğü emrine alındı. Yeni genel müdür yardımcıları ise şöyle: 1. Hukuk Müşaviri Osman Karakuş, Yabancılar Hudut İltica Dairesi Başkanı Mustafa İlhan, Amasya Emniyet Müdürü Mustafa Doğan Kılınç ve Kocaeli Emniyet Müdürü Osman Çapalı atandı. Karakuş, Emniyet’teki Fethullahçı örgütlenme listelerinde adı baş sıralarda geçenlerden.

Emin Arslan, bir uyuşturucu operasyonuna adı karıştığı ileri sürülerek tutuklanmışti. Gülcü ve Uzunkaya ise, dolandırıcılık yaptığı ifade edilen İrfan Erbarıştıran adlı bir kişiyle görüştükleri gerekçesiyle şüpheli sıfatıyla İzmir’de Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Fatih Genç’e ifade vermişler, ardından serbest bırakılmışlardı. Daha önce İçişleri Bakanlığı müfettişlerine de ifade veren Uzunkaya ve Gülcü, Erbarıştıran’ın ‘muhbir’ olduğunu belirtmişlerdi. Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Emin Arslan da, Habib Kanat isimli bir çete lideriyle görüştüğü gerekçesiyle tutuklanmış ancak Arslan, Kanat’ın 2001′den bu yana Emniyet’in muhbiri olduğunu kaydetmişti.

Emniyet’te üst düzeyde yapılan operasyonun F tipi yapılanma tarafından örgütlendiği belirtiliyor. Emniyet kaynakları, F tipi yapılanmanın Emniyet’i dikensiz gül bahçesine çevirmeye çalıştıklarını ifade ediyorlar. Emniyet içindeki F tipi örgütlenmenin sözcülerinden Önder Aytaç da, Taraf’ta yazdığı yazılarda ve medyaya verdiği demeçlerde Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Gülcü’yü hedef göstermişti.

13 Ocak 2010 - İlk Kurşun
http://www.ilk-kursun.com/
Add a comment

abdtskyaniyedusman

ABD TSK’ya Niye Düşman Oldu

''Beş Genelkurmay Başkanı Niçin Ergenekon  İle Suçlanıyor?

TÜRK ORDUSUNA KİMLER DÜŞMAN? KİMLER ABD'NİN HİZMETİNDE?

1991'den günümüze siyasi ve askeri alanda yaşanan gelişmelerin açığa çıkmamış yönlerini aşağıda ibretle okuyacak, ülkemiz üzerinde oynanan oyunları öğreneceksiniz.

Lütfen bu yazıyı yakınlarınızla paylasın ve onların bilgilenmelerini sağlayın.

Özellikle genç kuşakların bilgi sahibi olmaları çok önemli.

Bu yazıyı okuyunca bu ülkeye neden daha fazla sahip çıkmamız gerektiğini anlıyoruz.

Add a comment

Devamını oku...

ARINÇ’a Değil Ama Kime Suikast !

Vaşington Merkezli Dünya İmparatorluğu ve Direnen Ulusal Devlet, Ulusal Ordu

ABD, 1990’dan sonra  Sovyetler Birliği’nin kapitalizme geri dönüş sürecinin tamamlanması ve dağılmasıyla, güç dengesinin lehine dönmesiyle birlikte dünya imparatorluğu planıyla harekete geçti. Kurulan bağımsız devletleri yeniden sömürgeleştirmek, başka deyişle milli devletleri parçalamak ve ortadan kaldırmak, özetle Vashington merkezli bir dünya imparatorluğu kurmak, küreselleşme sürecindeki hedefidir. Çekoslovakya ve Yugoslavya’nın parçalanması, Afganistan ve Irak’ın işgali, bu sürecin tipik eylemleridir. ABD’nin siyasal, ekonomik ve toplumsal yöntemlerinin hepsi, en sonunda askeri yöntem için en uygun koşulları yaratma amacı taşımaktadır. Silahla kurulan milli devletler ancak silahla yıkılabilirdi.

“Our Boys”ların sopasıyla dayatılan liberalleşmeyle dünya sermayesiyle bütünleştirilen ve talan edilen ulusal pazar, emperyalist güdümlü iktidarların başbakanlık koltuğuna oturtulması, milletin etnik ve mezhepsel temelde ayrıştırılması süreci , tarikat, cemaat ağına itilen yurttaşlar,  Türkiye’nin siyasal, ekonomik ve toplumsal yönden bir çöküş sürecine sokulduğu tablosunun açık resmidir. Geriye, silahla kurulan milli devleti silahla yıkmak kalıyordu. Ancak, Amerikan emperyal güçlerin önünde büyük engel vardı . Türk Silahlı Kuvvetleri!
Emperyalizmle cebelleşen ezilen dünya ülkelerinin tunç yasasıydı “Ulusal Devlet direnir Ulusal Ordu Direnir”. O zaman direnen ulusal devlet ve ulusal ordu yok edilmeliydi.

Amerika, 24 Temmuz 2002’de Nevada Çölü’nde tarihin en büyük işgal tatbikatını gerçekleştirmişdi. Tatbikat Türkiye'nin tüm dünya tarafından tanındığı Lozan Antlaşması'nın 79 yıldönümünde(Amerika’nın imzalamadığı antlaşma)  yani 24 Temmuz'da başlamıştı. Davetli ülkeler arasında Türkiye yoktu ve tatbikat sonunda işgal edilen ülke Türkiye idi.(1) Bu işgal tatbikatı, elbette normal karşılanacak bir durum değil 1990’dan beri tehdidin ve  2002 yılından beri işgalin ayak sesleri!

TSK’ya karşı yürütülen “asimetrik psikolojik savaş” ,  ergenekon tertibi ve kozmik oda baskınları, silahlı işgalin zeminini döşeyen adımların adımları. Ne de olsa Kuzey Irak’dan Türkiye üzerinden çıkarılmak istenen 146000 amerikan asker kuvveti 2011’e yetiştirilmeliydi!

Neden Hedefde Özel Kuvvetler Komutanlığı Var!

90’lı yıllarda I. Körfez Savaşıyla birlikte  Kuzey Irak’a yerleşen ABD, kukla devlet girişimiyle Türkiye’nin sınırlarını tehdit etmeye başladı. TSK, cephesini ABD’ye çevirdi. 
ABD güdümünde olan Özel Harp Dairesi, ABD'den gelen bir tehdide karşı durmak için kullanılamazdı. Bu açmazdan kurtulmak için 1991 yılında Özel Harp Dairesi'nin Özel Kuvvetler Komutanlığı (ÖKK)'na dönüştürülmesi aslında bir millileştirmeydi. ABD bu kuruluştan dışlanıyor ve kuruluş, hedefini komünizme karşı mücadele yerine Kuzey Irak'tan yöneltilen tehdide karşı mücadele olarak belirliyordu.   İşte  90’lı yıllardan 2000’lere uzanan süreçde TSK ve ABD arasındaki ceryan eden olaylarla ABD'nin Foreign Affairs, Foreign Reports, Mediterranean Quarterly ve Joint Forces Quarterly gibi yarı resmi organları. 'Türk komutanları hizadan çıktı', 'Türk Ordusu ABD-Türkiye ilişkilerini bozuyor' gibi görüşlere yer vermesine sebep oldu.(2) TSK ve ABD arasındaki ceryan eden olaylar şunlardı:

Çekiç Güç’e karşı direnen Jandarma Genel Komutanı Org. Eşref Bitlis’in Amerikan gladyosu tarafından şehit edilmesi, Kuzey Irak’a “Çelik Harekatı” ile ABD’nin egemenlik alanına müdahale,  28 Şubat harekatıyla Fethullah hocaya indirilen darbe, YAŞ kararları ile irtica bağlantılı 160 subayın ordudan atılması, dönemin Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun “28 Şubat’ı Bin Yıllık  Mücadele Azmiyle Sürdürme” kararlılığı  ve  mesajı alan ABD’nin   “BİN YILIN MEYDAN OKUMASI” adlı Türkiye’yi işgal tatbikatı, Kuzey Irak'ta Özel Kuvvetler mensubu 10 subayımızın başına çuval geçirilmesi olayı, Türk Ordusu’na karşı ergenekon tezgahı, “asimetrik psikolojik savaş” ve son olarak kozmik oda baskını.
Hatırlayalım! Yıl 2008 Haziran ayı.  Amerikancı kalemşörlerin gazetesi Taraf’ın “ Genelkurmay’ın yeni kontrgerilla planı” manşetiyle, haçlı irticanın kağıt parçası Yenişafak’ın “Yeni gayrinizami harp iddiası kafa karıştırdı” başlığı ile Türk Ordusu’na karşı psikolojik savaş yürütmelerinin sebebi neydi?
Genelkurmay, gayrinizami harp tanımına “Düşmanın fiziki, ekonomik, psikolojik, siyasi vb. işgallerine maruz kalmış bir bölgede işgali ortaya çıkarmak, engellemek ve karşı tedbirleri uygulamak” ibarelerini eklemiş ve Türkiye genelinde 14 yerde bulunan Seferberlik Bölge Başkanlıklarının sayısının 2010'a kadar kademeli olarak 24'e çıkarılacağını açıklamıştı.  (3) Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt imzalı bir kartında, önceden belirlenmiş sivil şahıslara okutulduğu ve bu kartta , "Vatanımızın bütünlüğüne ve milletimizin varlığına karşı vuku bulacak bir düşman tecavüzü halinde, silahlı kuvvetlerimizle birlikte yürütülecek harekatta gizli mücadele usulleri ile barıştan itibaren bazı çalışmalar ve gizli hazırlıklar yapılmaktadır." ibaresinin yer alması emperyalist merkezleri rahatsız etmiş, Fethullahçı Gladyo’nun psikolojik savaş merkezini harekete geçirmişti. ABD’nin bölgesel çıkarlarına çomak sokan , olası bir işgale karşı hazırlık içine girmiş Türk Ordusu’nun psikolojik savaşlara, tertiplere ve baskınlara mahruz kalmaması beklenebilinir miydi?
Soruyorum size!  ABD’nin son kozmik oda baskınıyla, TSK’nın topyekün savunma planının engellenmesi, Irak’ın kuzeyine yönelik planların ele geçirilmesi ve engellenmesi, komuta kademesi içinde güvensizlik yaratma, bölme ve teslim alma, ergenekon tertibine karşı ordunun öz savunmasını kırma, ordunun itibarını sarsma amacı aslında Arınç’a değil Türkiye’ye suikast değilde nedir!


(1) http://ulusalkanal.com.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=12303&Itemid=4
(2) http://genclikcephesi.blogspot.com/2009/07/5-genelkurmay-baskan-nicin-ergenekonla.html
(3)  http://ulusalkanal.com.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=12303&Itemid=99999999

Tarık TEKGÖZLİ - 08.01.2010 - Gençlik Cephesi
http://genclikcephesi.blogspot.com/
Add a comment

Son Yazılar