erdal atabek

Uygar sevgi - ilkel öfkeyi yenerken...

İstanbul seçiminin elbette çok bileşeni var.

Ekonomik sıkıntılar, artan işsizlik, açık ayrımcılık vb. pek çok bileşeni var.

Ama dikkate değer bir psikolojik niteliği var ki göz ardı edilemez.

AKP’nin kuruluşundan Tek Adam iktidarına kadar uzanan 17 yılda “halkın hizmetkârlığı”ndan “buyurgan despotluğa” geçildi.

Mütevazı aile evinden Saraylara yükselen bir debdebe yaşandı.

Halka uzanan el, yukarıdan sallanan öfkeli parmağa dönüştü.

Eşitlikçi dil, paylayan-azarlayanaşağılayan sese yükseldi.

Öfkeli reis”e bunları hiçbir yakını söyleyemezdi.

Bunları söyleyen muhalifler ise “düşman”dı.

Bu “ilkel öfke” giderek her yetkiyi kendisinde topladığı için de ağır cezaları göze almadan hiç kimse bir şey söyleyemez oldu.

Bu toplumsal birikim zaman zaman patladı, ama örgütlü bir mücadeleye dönüşemedi.

İşte, İstanbul yerel seçiminde iktidar bir yanlış yaptı. Belediye başkanı seçimini kabul etmedi.

Her türlü baskıyı, her türlü yasadışı işleri göze alarak YSK eliyle bu seçimi yenileme kararı aldırdı.

İşte bu seçimde “uygar sevgi”, Ekrem İmamoğlu olarak karşılarına çıktı.

Uygar sevgi” ile “ilkel öfke” çatıştı.

İlkel öfke” yenilmekle kalmadı, nakavt oldu. Ringin ortasına serildi. Hakemin 10 sayısını bırakın, 80’e kadar saymasına karşın yerden kalkamadı.

Anlayamadınız değil mi?

Hâlâ anlayamıyorsunuz. “İlkel öfke”nin yenildiğini hâlâ anlayamıyorsunuz. Öfkenizi sürdürüyorsunuz.

Ekrem İmamoğlu’nun başkanlığına hangi engelleri koyacağınızı düşünüp duruyorsunuz.

Yapacağınız her şey daha da aleyhinize olacak.

İlkelsiniz ve ilkel kalmakta direniyorsunuz.

Uygar sevgi kazanıyor…

Görüyorsunuz, “uygar sevgi” kazanıyor.

Genç bir adam. Güler yüzlü. Hep olumlu şeyler söylüyor.

Yerlere çöp atmayın” diyor. “Kucaklaşın, birbirinizi sevin” diyor.

İstanbul’u uygar bir kent yapmaya kararlı. “İstanbul Gönüllüsü” olun diyor. Gönüllülük istiyor.

16 milyon insanın hepsi için paylaşalım” diyor.

Çıkarcı, fırsatçı açıkgözlüğün yerine “ortak paylaşımcı” bir toplumu tanımlıyor.

Gizlilik, karanlık, yolsuzluk yerine “şeffaf, denetlenen, hesap veren yönetim” getiriyor.

Yukarıdan öfkeyle sallanan parmak yerine, “toplumu kucaklayan kollarını açıyor”.

Alışık değilsiniz değil mi, buyurgan iktidar çetesi?

Siz de alışık değilsiniz inanç sömürüsünün köleleri?

Ama alışacaksınız bu uygarlık çağrısına.

Ve eminim çok seveceksiniz.

İnsanca eşitliği çok seveceksiniz.

İnsanca paylaşmayı çok seveceksiniz.

Sadaka yerine emeğinizin karşılığını almayı çok seveceksiniz.

Hırsızlara katlanmak yerine dürüst insanlarla olmayı çok seveceksiniz.

Bu toplum, uzun yıllar sonrasında ilk kez, sevgiyle buluşmak nedir görecek.

Bu ülke, uzun yıllar sonrasında “bir lideri sevmek neymiş”i yaşayacak.

Bu ülke tarihinde ilk kez bir önderi en heyecanlı sevgiyle sevmişti: Mustafa Kemal Atatürk.

Hâlâ, hiç kimse bu sevgiye erişemez.

Bu ülke Bülent Ecevit’i de çok sevmiştir.

Kabul edilen, saygı duyulan liderler olmuştur ama sevilen lider başka bir şeydir.

Bu toplum evrensel uygarlık yolunu Atatürk’le tanımış, onun yolunda bu erdemi yaşamıştır.

Cumhuriyet sevgisi, Atatürk’ün eşsiz yapıtıdır.

Bülent Ecevit, “demokrasi sevgisi”ni tanıttı, yaşattı.

İsmet İnönü, istikrarı, barışı, ihtiyatı tanıttı.

Şimdi Ekrem İmamoğlu, “uygar sevgi” ile gönülleri fethetti.

En karşıt yörelerde, oy vermeyeceğini anladığı yerlerde bile, “sizin oyunuzu değil, sevginizi istiyorum” dedi.

Bu sözlerdeki büyüyü “ilkel öfkeliler” anlayamaz.

Uygar sevgi”, “ilkel öfkeyi” yendi.

Hep yenecek. Hep yenecek. Hep yenecek...

Erdal ATABEK – 01 Temmuz 2019

Son Yazılar