sefa yurukel3

Şimdi Söz Milletindir!

YSK Eliyle Faşist Bir Darbe Yapıldı!

Demokrasi Düşmanı ve Hukuksuz Tayyip (AKP) ve Bahçeli (MHP), YSK Eli’yle Türkiye’deki Seçimlere, Tehditlerle Faşizan Bir Darbe Yaptı. Şimdi Söz Milletindir!

T.C. siyasi ve seçim tarihinde 6 Mayıs 2019 seçimlerinde yapılan  darbe, seçimler tarihinde bir ilk değildir. 16 Nisan 2017 Anayasa Referandumu, 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanı ve Genel Seçimlerdeki  ve ondan önceki, 17 yıldır da Türkiye’de yapılan tüm seçimler de yapılanların devamıdır. Bu hukuksuzluk, T.C. devlet ve milletinin Tayyip ve MHP’nin tehditle esir aldığı YSK eliyle,  seçmenin ve demokrasi kurallarının kenara itilmesidir.

Bu mevcut durumda, sandık sonuçlarının değiştirilmesi,  İtalyan ve İspanyol faşist ve Alman Nazi rejimlerinin kuruluş dönemlerindeki seçimleri andırmaktadır. Bu durum 21. Yüzyılda Türkiye‘ye yakışmamaktadır.

Burada sorun,  siyasal islamcı (İslamcı-faşist) ve darbeci bir rejim ve sistem sorunudur. Burada biz seçimle geldik ama seçimle gitmeyeceğiz denmektedir. Bunun temsilcisi ise, Tayyip-Bahçeli ikilisinin bugün temsil ettiği misyon ve pratiktir.

Bu hukuksuzluğu  halk,  6 Mayıs 2017 tarihinde Tayyip-Bahçeli- YSK seçim darbesine karşı, aynı akşam İstanbul’da değişik protesto eylemleri ile karşılamıştır. Vicdanlar ve düşünenler bu duruma karşı, artık sokakta yürüyerek, pencerede, balkonda ve kapıda  tencere tava çalarak, arabalardan korna çalarak darbeye karşı net olarak  ses vermeye başlamıştır. Seçmen aşağılanmayı ve darbeyi red etmektedir. Cin şişeden çıkmıştır. Halk alana inmiştir. Bu nettir. Bu durumu halk 23 Hazirana kadar da devam ettirmelidir. Artık değişkenliğe göre, yeni ve her türlü durumlara karşı da yaratıcı ve uyarıcı mücadeleci eylemler de koordineli olarak geliştirilmelidir.  Burada, halkın vicdan muhasebesini ve mücadele istemini  muhalif partiler iyi değerlendirmelidir. Çünkü bu eylemler, meşrudur ve AKP-MHP faşizmine ve darbeye karşı demokratiktir. Halk kararını vermiştir. Bu yeni durum mutlaka seçimlere girecek siyasi partiler tarafından ivedilikle iyi değerlendirilmelidir. Unutulmanalıdır ki, darbeye karşı halkın  tepkisi bu anlamda,  sadece iktidara değil, herkesede bir uyarıdır.

Şimdi İstanbul’da seçime darbe yapılarak seçim iptal edilmiş, seçilen İstanbul Belediye Başkanı İmamoğlu’nun mazbatası iptal edilmiştir. Bu net olarak hukuksuz ve kanunsuzdur.

İstanbul’daki Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin, 23 Haziran 2019’ da tekrarlanacağı kararı, YSK’nın AKP ve MHP talimatı ile darbe kararı olarak muhaliflerce dünden itibarende ilan edilmiştir.

Peki bu darbeye karşı ne yapılması gerekmektedir? Şimdi seçmen ve siyasi partiler tercih ve sorumluluk dönemindedir. Çünkü alınacak sorumluluk ve yapılması gerekenler, Türkiye ‘nin geleceği ile doğrudan ilgilidir.

Seçim darbesinden sonra, siyasi partiler ve seçimleri kazanan ve tekrar aday olacak olan Ekrem İmamoğlu, seçimlere darbe yapıldığını ve YSK’nın Tayyip-Bahçeli ikilisinin emrinde karar aldığını belirtmişler ve 24 Haziran ve 16 Nisan seçimlerinin de doğal olarak ve  hukuken emsal teşkil edilmesini de belirterek,  alınan hukuksuz kararın bu anlamda gayri meşruluğunu ilan etmişlerdir.  Ve mücadele ile, demokrasiyi tekrar Türkiye’ye yerleştireceklerini ilan etmişlerdir. Yapılacak seçimlere bir önceki seçimde aday olan, parti ve adaylardan bazıları, darbe ile mazbatası elinden alınan ve muhtemel aday Ekrem İmamoğlu lehine seçimlere girmeyeceklerini belirtmişlerdir.

Mevcut siyasi durum, önümüzdeki dönemde Türkiye siyasi hayatının, demokrasi cephesi ve darbeci cephe olarak şekilleneceğini, siyasi mücadelenin sonucunda, siyasi partiler ve seçmenler nezdinde de hangi rejim ve sistemde yaşamın süreceğini de gösterecektir.

Önümüzde İstanbul’daki ve “ileride yapılacak olan seçimlerede” bu darbeci - hukuksuz YSK yapısıyla girilmesi belliki sakıncalıdır. Buna bir alternatif yaratılması veya YSK’nın terbiye edilmesi gerekmektedir. Bunu da siyasi ve demokratik eylemler esas olarak belirleyecektir.

Burada yapılacak olan, seçmenlerin sadece İstanbul’da değil, tüm Türkiye’de tepkilerini, koordineli olarak ve  iyi bir önderlikle protesto eylemlerini yapmasıdır. Artık, bu mücadelede siyasi partiler, iş adamları, aydınlar, medya, sivil toplum örgütleri ve meslek örgütleri vb gibiler bu protestolara mutlaka katılmalıdır. Gün tepkiyi açıktan ve seri olarak gösterme ve demokratik seferberlik zamanıdır.

Bunun yanında, AKP-MHP darbecileri hariç, siyasi partilerin sağlam bir ittifak yapıp, tek ve  ortak aday çıkararak ve seçmeni azami bilgi ve eylemle seferber ederek, siyasi partiler ve demokratik ittifakı ile paralel bir mücadele kararı almaları gerekmektedir.

Burada seçime katılma, darbeci AKP-MHP-YSK’nın önümüzdeki dönemde seçimlere ve halka karşı tekrar darbe ve her türlü kötülük yapmasına karşı da, caydırıcı, hukuki  ve demokrasiye uyum sağlayıcı bir “ demokrasi ittifakına” ihtiyaç vardır. Demokrasi ittifakı olarak adlandırılabilecek bu ittifak,  mücadelede zaten var ve hazır olan sokağı da sinerjik olarak harekete geçirerek ve kontrol ederek, demokratik seçmen ve siyasi partiler ittifakı şeklinde seçimlere gidilmesi, en doğru yöntem olacaktır.

Mücadele, kısa, orta, uzun vadeli olarak, seçmenle et-kemik sıcaklığında hareket edilip, seçmen ve demokratik siyasi partiler, mücadele sırasında mücadele yöntemlerini de  güncelleştirerek hareket etmelidir. Türkiye için zafere giden yolun aşılması ve AKP-MHP Faşizminin ve rejiminin , yaptıkları ve  yapacakları her türlü kirli ve kanunsuz hareketleri de göz önünde bulundurarak ve tedbirli olarak hareket edilip, bu darbeci faşist ittifakın  yenilmesinin sağlanması  gerekmektedir.

Çünkü bu sadece İstanbul seçimi değil,  Türkiye ve rejim seçimidir. Bu böyle ele alınırsa siyaset, mücadele de ona göre şekillenecek ve başarı da ona göre hedefe oturacaktır.

Sefa YÜRÜKEL – 07 Mayıs 2019

(Sosyal Antropolog ve Etnograf - Soykırımlar ve Terörizm Araştırmacısı)

Son Yazılar