sefa yurukel3

Kaos ve İç Savaş !

Bir uyarı : Alacağı Kararla; Kaos ve İç Savaşın Tetiğine Basacak Olan,  Tayyip ve Tayyibanlarla Birlikte: Polis, MİT, Jandarma ve  YSK Olmasın!

Yüce Türk Milleti ve Devleti,

Bu sabaha karşı aldığım bir telefonla uyandım. Telefon eden kişi, iyi tanıdığım, geçmişte AKP’ye birinci sıradan destek vermiş ama şimdi ise tam karşı cephede yer alan bir kişi.  

Bilgiyi veren bu kişinin en yakın dostu da, AKP üst yönetiminde yer almış ve Tayyip Erdoğan ile beraber çalışmış birisidir.

Bana verdiği bilgide, Tayyip Erdoğan ve Tayyibanların, gerekirse kaos çıkartmak için hazırlandıklarını, Tayyip’in gözünün döndüğünü, bunun için de, kendisine bağlı olduğu aşikar olan; organize suç örgütü lideri Sedat Peker, Dinci Cemaatler ve adamlarını, AKP tarafından eğitilen ve silahlandırılan  Tayyibanları, kendine bağlı SADAT adlı paramiliter örgüt ve adamlarını, devletin makul gücünü de kötüye kullanarak,  iç savaş bile çıkarmayı göze aldığını, özellikle istanbul’la ilgili konuda,  YSK başkanı da dahil, tüm YSK üyelerini ve üyelerin çocuklarına kadar varacak şekilde, ailelerini de açıkça  tehdit ettiğini belirtti.

Ayrıca aynı kişi, bir çok AKP linin ve bazı yakın iş adamlarının, Tayyip’in keyfi ve şahsi çıkarcı ve hırslı tavrından ve Türkiye’yi tehlikeye atmasından çok rahatsız olduklarını ve bazılarının yurtdışı hazırlıklarını bile düşündüğünü belirtti.

Bu haberin,  AKP üst düzeyinden süzülerek bana bu iyi tanıdığım kişi vasıtası tarafından iletilmesi, AKP’de bir çok kişinin, Tayyip’in tavrını benimsemediğini ama korktukları için bir şey söyleyemediklerini ve olası bir durumda Tayyip’i de terk edeceklerini göstermektedir.

Bugün, CHP ve İYİ Parti Genel Başkanlarının yaptığı toplantıdan sonraki  basın toplantısında,  verdikleri mesajlar çok açıktır. Tayyip’e kazanılmış İstanbul verilmeyecektir.

Taviz verilmeyecektir. YSK’nın  İstanbul seçimi konusundaki tavrının, Türkiye’de demokrasinin, adaletin ve Tayyip’in kaderinin de belirleneceği konusu,açıkça basın toplantısından çıkan sonuç olarak karşımızda durmaktadır.

Görüldüğü gibi, Tayyip’in İstanbul konusunda verdiği demeçler ve devlet gücünü de kötüye kullanarak estirdiği Tayyiban terör rejimi, tüm varlığını ortaya koyarak kaybettiği seçimleri gaspetmek için mesai yapmaktadır.

Burada işaret edilmesi ve uyarılması gereken kesim ise esas olarak, bugüne kadar Tayyip’in lehine seçimlerde, yönetmede ve fiili icraatta, Anayasaya aykırı olarak aldığı kararlarla YSK, Tayyip’in kumpaslarında ve teröründe yer alan; Jandarma, Polis ve MİT teşkilatıdır. Ve AKP’ye şu ya da bu nedenden oy vermiş seçmenlerdir. AKP li iş , medya ve akademi çevreleridir.

Bunlar, adımlarını bundan sonra atarken iyi düşünmelidir. Alacakları tavır ve uygulamalarda, bundan sonra seçtikleri saf, hem Türkiye’yi hem de kendilerini kanunsuzlukları yaparak tehlikeye atmamaları olmalıdır.

Tayyip’le doğmayan TC ve Türk Milleti elbette Tayyip ile de ölmeyecektir.

Tayyip’e bugüne kadar destek olan ve onun rant, hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet ve kayırma ekonomisinden ve siyasetinden nemalanan  bu kesim, artık kiminle yola devam edeceğine karar vermelidir.

Benden sonrası tufan anlayışındaki Tayyip’in, iç savaş,kaos, tehdit ve Tayyiban terörü atma çığlıklarına,  ortak olmayı bırakmalıdırlar.

Özellikle devlet kurumları olan; YSK, Jandarma, TSK, Polis ve MİT  Teşkilatı , Tayyip’in vereceği kanunsuz emri uygulamamalıdırlar. TC ve Türk Milletinin yanında yer almalıdırlar.

Tayyip’le kaderlerini birleştirmemeli ve bugüne kadar ki , Tayyip’in gerginleştirme, bölme ve seçmen konsolide etme stratejisine hizmet etmeyi bırakmalıdırlar.

Yoksa, Türkiye’nin her hangi bir şekilde Tayyip’in ve Tayyibanın çıkaracağı bir iç savaşta, muhtemel; 5 milyon ölünün , 40 milyon iç göçün, 25 milyon Avrupa’ya ve komşu ülkelere mülteci akınının, yüz binlerce kayıp ve yaralının, Akdeniz’de ve Karadeniz’de, Fırat ve Dicle’de vs naylon botlarda boğulmaların,  binlerce kadının ve  kızların ırzına geçilmesinin ve pazarda satışının- fahişe yapılmasının , ekonominin tamamen bitişinin, açlığın, salgın hastalıkların, ABD ve NATO işgalinin, Türkiye ‘nin devletçiklere ayrılmasının ve bunun gibi sonuçların olmasına ve mahvına ortak olmuş olurlar.

En sonunda  herşey bittiğinde ise, Tayyip’in ve Tayyibanın işlediği suçlarla suçlanırlar. Sonları da Tayyip’in ve Tayyibanların sonu nasıl olursa  öyle olur.

Mesela bu kesimde, şimdi yer alanlar,  kendilerine şunu sormalılar; olayların kesin bitiminde, yargılandıktan sonra,  bir küçücük hücrede,  onursuzca ölene kadar pineklemek istiyorlar mı ?

Bu kesime  kesin çağrım, Tayyip’e uymayın, Tayyip’i ve Tayyibanları terk edin.

Türkiye’nin ve geleceğinizi Tayyip ile eşleştirmeyin. Türkiye’ye ve kendinize daha fazla zarar vermeyi bırakın.

Türkiye’nin  ve kendinizin - ailenizin demokratik, adaletli ve laik bir Türkiye içinde geleceğini düşünün.

Türk Milletinin, adaletin, demokrasinin, parlementer rejimin, laikliğin ve sosyal devletin, hukukun üstünlüğünün yanında yer alın.

Vebal almayın! Ah almayın! Türkiye'yi sevin!

Uyaran..

Sefa Yürükel

Sosyal Antropolog ve Etnograf

Soykırımlar ve Terörizm Araştırmacısı

Son Yazılar