erdal atabek

İktidarınız var ama itibarınız yok...

İktidar güçtür, gücünüz olabilir. Yetkiniz vardır, paranız vardır, hükmünüz geçer.

Ama itibar başka bir şeydir. İtibar, saygınlığınızdır. İtibar, adaletinizdir. İtibar, insanlığınızdır.

Eğer bu erdemleriniz yoksa, adaletiniz yoksa, insanlığınız yoksa, itibarınız da yoktur.

Yerel seçimlerin en önemli sonucu bence bu oldu: İktidar kaybetti, itibar kazandı.

Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, alamadıkları oylar için “Demek ki kendimizi iyi anlatamamışız” dedi.

Oysa tam tersi oldu. Kendinizi çok iyi anlattığınız için kaybettiniz. O suçlayıcı dilinizle, o tehdit eden sözlerinizle, o kendi dışınızdaki herkesi “terörist” ilan eden tutumunuzla kendinizi çok iyi anlattınız.

Adaleti yok sayan tahakkümcü tavrınızla, o herkesi küçümseyen kibirinizle, ezici tehditlerinizle herkesi irkilten bir tehlike oldunuz.

Kentin billboardlarında gülümseyen yüzünüzle ilan ettiğiniz aşk, biraz tuhaf, biraz gülünç bir çelişki oldu.

Kandırmaya yönelik içtenliksiz bir reklam figürü.

Ve kaybettiniz.

Siz kaybettiniz AKP Genel Başkanı.

Gene iktidardasınız. Partiniz hâlâ yüzde kırkın üstünde oy alıyor.

Ama itibarınızı kaybettiniz. Bunu biliyorsunuz.

Siz “metal yorgunluğu” demiştiniz, ben “haram yolsuzluğu” demiştim.

Artık birbirinize bile güvenemiyorsunuz. Çünkü birbirinizi iyi tanıyorsunuz. Klikler, gruplar, menfaat çatışmaları, yetki kapışmaları, günahkâr rekabetler. Hepsi var.

İtibarınız yok, biliyor musunuz?

Ülkemiz adına en acı olanı da bu.

İtibarınız yok, çünkü adaletiniz yok. Nice masum insan hapishanelerde yatıyor. Bakmıyorsunuz bile.

Binlerce suçsuz insanı işten attınız. Parasız pulsuz, hiçbir çareleri olmadan yaşamaya çalışıyorlar. Görmüyorsunuz bile.

Neden itibarınız yok, biliyor musunuz?

Bakın size tarihten bir örnek vereceğim.

Giordano Bruno örneği...

1600 yılında İtalya’da engizisyon mahkemesi kararıyla Giordano Bruno adında bir düşünür diri diri yakılarak öldürüldü.

Mahkeme, “sözlerinden vazgeçerek af dilerse affedileceğini” ona söylediği zaman reddetti ve yakılmayı göze aldı.

2000 yılında Giordano Bruno adına “Hoşgörü ve İfade Özgürlüğü” 400 yıl sonra kutlandı.

Söylediği sözlerin namusuna sahip çıkmanın erdemidir bu. Bedeli yükselen alevlerle diri diri yakılmak olsa bile. Tarihte böyle örnekler vardır.

Bakın biz Recep Tayyip Erdoğan’ın Devlet Bahçeli için söylediklerini de biliyoruz.

Devlet Bahçeli’nin Recep Tayyip Erdoğan için söylediklerini de.

Ya Süleyman Soylu’nun Erdoğan için söyledikleri. Bugünün İçişleri Bakanı Süleyman Soylu aynı kişidir.

Numan Kurtulmuş’un Recep Tayyip Erdoğan için söyledikleri? Bugün onunla yan yana çalışmaktadır.

Siz dün söylediklerinizi unutmuş oldunuz, ödülünüzü de aldınız.

Siz de Devlet Bahçeli, söylediklerinizi unuttunuz, Erdoğan ile yan yana, el ele çalışıyorsunuz.

Onun için biz, Recep Tayyip Erdoğan demiyoruz.

Onun için biz, Devlet Bahçeli demiyoruz.

Numan Kurtulmuş demiyoruz.

Süleyman Soylu demiyoruz.

Giordano Bruno diyoruz.

İtibar işte böyle bir şeydir.

Kazanılması zor, kaybedilmesi kolay bir şeydir itibar.

*** *** ***

Ülkemiz itibarını yeniden kazanıyor.

Dürüst, adaletli, karakterli insanlar yeniden oylarımızı alıyor.

Ekrem İmamoğlu, yeni bir genç lider olarak yükseliyor.

Tunç Soyer, insandan yana, emekten yana bir yıldız gibi parlıyor.

Mansur Yavaş, olgun bir büyük kent yöneticisi güvenini veriyor.

Ülkemin insanı sevinmeyi unutmuş, sevinmeye korkuyor.

Yeniden Atatürk Cumhuriyetinin güneşi parlıyor.

İktidar gelip geçer ama itibar öldükten sonra bile kalır...

Erdal ATABEK – 08 Nisan 2019

Son Yazılar