donetsk1 1

Direnişin odağı Donetsk!

Donbass, Kiev’in neo-faşist ortaklı rejimine karşı anti-faşist ve anti-emperyalist damar.

Yurtsever küçük burjuva devrimiyle Rusya jeopolitiğinin önünü açan diyar...

donetsk1

Baltıkların yüzü Batı’ya dönük küçük ülkesi Letonya’nın radikal milliyetçi hareketinden milletvekili Aleksandrs Kirsteins, kısa süre önce Rusya Federasyonu’nun parçalanması çağrısı yaptı. İddiası, Avrupa’da ancak bu şekilde barışçı bir hayatın garanti edilebileceği...

Doğrusu neoliberal sisteme entegre etmek üzere Sovyetler Birliği’nin küllerinden devşirilen bu mini mini etnikçi damarların işi kolay değil. Zira karşılarında ‘halkların kardeşliğine’ dayalı sistemin ürünü olan insanları, ‘Rusyalılık’ yahut ‘Novorossiya’ (Yeni Rusya) ara başlığı da açarak emperyal gelenekle bağlamış Moskova var. Son yıllarda ise bunun ana damarında Ukrayna’dan kopan Donbass yer alıyor.

Temmuzun yarısını, Ukrayna’nın batısında ve Donbass’ın bir kısmında hüküm süren neo-faşist soslu yönetimin tosladığı duvar olan Donetsk ve Lugansk Halk Cumhuriyetleri’nde geçirdim. Biraz 20 senedir izlemeye çalıştığım Ukrayna’dan kalanları anlamak, biraz Rusya’nın NATO tarafından çevrelendiği kendi coğrafyasının nabzını tutmak için... 2014’te Kiev’deki Meydan ‘demokrasi devrimi’ başlığı altında çok yazılıp çizildi. Donbass’taki Anti-Meydan’ı ise bölgedeki ‘fahri büyükelçimiz’ Evrensel gazetesi yazarı Okay Deprem dışında anlatan çıkmadı.

LENİN’İN SÖZLERİ…

Sovyetler Birliği’nin kurucusu Vladimir İlliç Lenin’in bu diyara dair özlü bir sözü var. Donbass’ın kalbi Donetsk şehrinin göbeğinde, eski Sovyet Evi’nin karşısındaki meydanın diğer ucundaki devasa heykelinin hemen ötesinde yazıyor. Vaktiyle şöyle demiş:

“Donetsk sıradan bir şehir değildir. Donetsk olmasa sosyalizmin inşası hayalden ibaret kalır.”

Sovyet mirasına sahip çıkan Donetsk ve Lugansk Halk Cumhuriyetleri’nin (DNR ve LNR) bugünkü hali düşünüldüğünde biraz trajik elbette. Sadece Sovyet Ukraynası değil, bizatihi Sovyetler Birliği sanayisinin ana damarı olmuş, her yerinden kaliteli kömür fışkıran, metalürji ve sanayi merkezinde artık sosyalizm yok. Oysa örneğin Sovyetler’in şehircilik ve mühendislik dehasının ürünü olarak adeta orman içinde yarattığı 1960’lara kadar anılan ismiyle ‘Stalino’, yani Donetsk’i dolaşırken, sosyalizm nostaljisine kapılmamak elde değil. Dört yanda Sovyet liderlerinin anıtları, onların isimlerini taşıyan semtler, sokak ve cadde isimleri var. Lenin’in yahut KGB’nin öncülü Çeka’nın kurucusu Leh asıllı Bolşevik lider Felix Djerzinski’den kömür ve metalurji proleterlerine uzanan anıtlarla... Merkezdeki Krupskaya Kütüphanesi gurur kaynağı. İnsanlar Leninski, Varoşilovski, Kalininski, Budyanovski, Proletarski, Kievski, Kirovski, Petrovski diye sıralanan ilçelerde yaşıyorlar. Tarihi miraslarıyla gururlu görünüyorlar.

Ortada tarihi miras ve semboller çok, ancak sosyalist sistem yok. Ukrayna’nın bağımsızlığı ve küresel kapitalizmle flörtü döneminde oligarkların eline düşmüş bir coğrafya burası. Hissiyatı ‘sosyal adalet’ fikri eşliğinde küçük girişimcilik belirliyor.

SEMBOL ÇOK AMA...

Yine de Batı destekli 2004 ‘renkli devrimine’ katılmamış, 2014’te Kiev’de parlamento darbesine evrilen ABD destekli Meydan’a karşı diklenmiş. Darbenin devirdiği Donbass’ın ‘evladı’ metalürji merkezi Yenekievalı Viktor Yanukoviç beklentileri boşa çıkartmış. Rinat Ahmetov gibi kömür ve metalürji oligarkının desteğini yitirmesi sonunun gelmesine kafi olan Yanukoviç değil Donbass’ın seçimi. Meydan’ın karşısına Anti-Meydan ile dikilen emekçilerin desteklediği Anti-faşist ve anti-emperyalist karakterde yurtsever küçük burjuva devrimi.

donetsk2

ANTİ-MEYDAN…

Batılılar fazla yazıp çizmeyince bizim memlekette de fazla bilinmiyor. 2013 Kasım’ından başlayarak 2014 boyunca Kiev’de Meydan kurulduğunda, Donetsk ve Lugansk’ta Anti-Meydan gösterileri yaşanmıştı. O günleri yaşamışlar çoluk çocuk ahalinin orak-çekiçli bayrakları kapıp caddelere dökülmesini, Halk Konseyi’nin bağımsızlık deklarasyonu ilan etmesini ‘İkinci Ekim Devrimi gibiydi’ diyerek anmakta.

Bugün dört sene sonra Kiev’de ‘Avrupalı demokrasi’ olacağım diye yola çıkanlar, çikolata kralı Petro Paraşenko’nun ırkçı neo-faşistlerle ittifak eşliğinde oligarkların yönetiminde. İkinci Dünya Savaşı’nda Nazilere eşlik etmiş Stepan Bandera ve Roman Şukheviç’in mirası yasallaşırken, Sovyet mirasının sembolleri yıkılıyor. Rusça konuşmak yasak. Yani Donbass’ın neredeyse yüzde 100’ünün konuştuğu dil... Banderistlerin Sağ Sektör, Azov Taburu gibi Nazilerin Wolfsangel sembolünü logosu kılmış Ukrayna parlamentosunda ırkların karışmasının yasaklanmasını talep edebilen neo-faşist çeteleri Ukrayna ordusunun yanı sıra Donetsk ve Lugansk sınırlarında kol gezmekte. AB ve Rusya’nın devreye girmesiyle yapılan ve Donetsk ile Lugansk’a özerklik sunan iki Minsk anlaşması da uygulanmıyor.

Donbass’ın Anti-Meydan’ının doğurduğu küçük burjuva devrimi ise 11 Mayıs 2014’te Donetsk ve Lugansk’taki referandumlarda tesis edilen halk cumhuriyetleriyle ‘devletleşmiş’ durumda...

Burası idari birim olarak oblast ‘vilayet’ ama Sovyet deneyimi kendi yerelliğini geliştirmiş. Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ağır çatışmaların ardından parlamentolarını 2 Kasım 2014’teki seçimle oluşturmuş. Siyasi partiler yok, koalisyon var.

Donetsk nüfusu bugün yaklaşık 700-800 bin. DNR’in nüfusu ise takriben 2.5 milyon civarında. DNR parlamentosunda (Halk Konseyi-Sovyeti) iki toplumsal hareket temsil ediliyor. DNR Başkanı Aleksandr Zakharçenko ile Halk Konseyi Başkanı Denis Puşilin’in Donetsk Cumhuriyeti ile Yuriy Sivokonenko’nun Özgür Donbes hareketi. Yaklaşık nüfusu 250 ile 300 bin arası olan savaş öncesi 450-500 bin nüfuslu Lugansk’ta ise Lugansk Ekonomik Birliği ve Lugansklılara Barış toplumsal hareketler. Sendikalar genişçe temsil ediliyor. Buna son dönemde halk milisleri ordulaşırken Oplot isimli hareket de eklenmiş. Ukrayna Komünist Partisi’nden kopma KP’liler de var. Genel Sekreterliğini 2014’te Bağımsızlık Bildirisi’ni de yazmış Boris Alekseyeviç Litvinov yapıyor.

Sınıfsal karakter itibarıyla oligarklara karşı küçük burjuvazinin yönetimi. Zakharçenko gıda işindeymiş, Puşilin küçük mali sermaye, Novorossiya hareketinin lideri Gubarev bir reklam ajansının ortağı. KP-DNR MK üyesi ve Ulaştırma Sendikası lideri Anatoliy Khmelevoy da etkili bir isim.

PRİZRAK İLE  MOTOROLA SPARTA…

Onlara göre bu direniş Meydan’daki emperyalist işbirlikçiler ve neo-faşistlere karşı. Sosyalizmin eksikliği anımsatılınca “Venezüela’da da yok. Suriye’de de yok. Ama onlar direniyorlar” diyorlar. Sağcısı solcusu Donbass’ta nasyonalistlere karşı birleşmiş. Bunu 1990-1991’de Moskova’da komünistler ile monarşistlerin ülkeyi çökerten Boris Yeltsin’e karşı birlik olmasıyla kıyaslıyorlar. Bu gelenek Halk Milisleri’nin komünist Prizrak (Hayalet) Taburu ile emperyal üniformalı Motorola Sparta taburunu buluşturuyor. Ünlü Vostov (Doğu) Taburu ile suikassta öldürülen Gigi’nin (Mikail Tolstıh) Somali taburları da var.

donetsk3

Putin’in yeni sandık hamlesi !

Ukrayna’da 2014 arifesinde yüzde 13-14’lük oy oranı olan Komünist Partisi’nden (KPU) kopan Donetsk KP’sinin Genel Sekreteri Boris Alekseyeviç Litvinov. 7 Nisan 2014’te bağımsızlık deklarasyonunu kaleme alan isim. Bir süre DNR Halk Sovyeti başkanlığını yürütmüş. 63 yaşında. Orkestra solistliği de var, maden teknisyenliği de. Komsomoldan yetişme. 1991’de Moskova Üniversitesi İşletme’den mezun olmuş. 17 sene Irkutsk oblastındaki (vilayet) fabrikanın Ukrayna’daki temsilciliğini yürütmüş. 2014 öncesi bir fabrikada temsilcilik yapmış. Kendisiyle Donbass’taki durumu konuştuk.

 Güncel siyasi durumu nasıl okuyorsunuz? Özellike Rusya lideri Putin’in Trump ile Helsinki zirvesinde Donbass’ta 2014’ten sonra ikinci referandum düzenlenmesi önerisini?

Bunu söylemişse benim için şaşırtıcı olmaz. Ama nasıl bir referans yaptı? Putin büyük olasılıkla Trump’a “Minsk anlaşmaları artık geçerli değil, yeni düzenleme için, işi meşruiyet temelinde yapmak için Ukrayna ve Donbass halkına soralım” demiş olabilir.

 2014 bağımsızlık ilanını Batı tanımadı. Yenisi neyi değiştirir?

2014’te geçici hükümette yer alan sekiz kişiden birisi bendim. O zamanki Ukrayna anayasasında bu konuda referandum hakkının saklı olduğuna dair madde vardı. Ama yolu yordamı düzenlenmiyordu. Halk Sovyeti’nde toplanıp bağımsızlık ilanını halk oyuna sunma kararı alınca hukuki formül bulduk. 11 Mayıs referandumu düzenlendi. Donetsk’te yüzde 80’i bulan katılım ve yüzde 90’ı bulan onay çıktı. BBC, DW, El Cezire ve 400 yabancı gözlemci izledi. Bu silah gücüyle değil özgür bir referandumdu. Batı meşru saymadı. Madem öyle onların da mutabık kalacakları referandum yapılabilir. Son tahlilde bunu yapacak Donbass ve Kiev. Böylece savaşın bitmesi sağlanabilir.

 Niye ayrılık oldu?

Ukrayna’daki olayların hedefi Donbass’tı. Burası tarihi açıdan üretim ve ağır sanayi merkezi, emekçi kollektivizmi karakteri. Tabii ki Sovyetler sonrası çok sayıda işletme kapatıldı. Ama vasıflı işçi ve teknisyenler kaldılar. Onlarda ağır basan sosyal adalet duygusuydu. Sosyalizmi kastetmiyorum. Ama Kiev’deki nasyonalist, faşizan ideoloji, Donbass’takinin tam zıttıydı. Kaçınılmaz olarak karşı karşıya geldiler. İki sene önce Paraşenko savaşın temel hedefinin Donbass’taki sosyalist bilinci yok etmek olduğunu açıkça söylemişti. Savaşın başka amacı yoktu.

Donbasslılar 2014’te devrilen Yanukoviç’i mi destekledi?

Yanukoviç 1990’larda her yerde ortaya çıkan mafyatik adamların temsilcisiydi. Tabii ki politik kapasitesi vardı. Ama oligarkları zenginleştirmek için kullandı. 2010 sonrası yine başkan seçildiğinde Rusya-Avrupa ilişkilerini dengeli idare etmek, halkın refahı için imkanları vardı. Halk onu destekledi. Çünkü halk 2004’te Batı destekli kalkışmaya karşı durmuştu. 2014’te Meydan’daki kaosu sonlandırmak için elinde tüm yetkiler vardı. Kullanamadı, yapamadı. Çünkü malını mülkünü ve kendi çıkarını düşünüyordu.

Donbass’ta şu an tesis edilen yönetimi nasıl anlamalı?

Genel olarak küçük burjuva yönetimi ama yurtsever sol karakterde. Şöyle bir çelişki var. Kime sorsanız, hele de eski kuşaklara sosyalizm taraftarıdır. Ama her sıradan vatandaş kendi işini kurma güdüsüyle hareket eder. Bu ikilemden ötürü sosyalizmin doğru ve kollektif iktidar yönlendirmesini sağlayamıyoruz. Bunun için partiler gerekiyor. Şu anda bu yok. Parti olmayınca küçük burjuva eğilimler baskın çıkıyor.

Moskova’nın rolü, beklentiniz?

Rusya’nın halkın temel iradesini tanımasıdır. Ukrayna’nın da öyle. Halkın bir kısmının bugün DNR’in Rusya Federasyonu’nun parçası olmasını istemesi sebebi meseleyi başka güce havale etmek isteği. Yüzde 10-15’lik kesim de artık bıktık Ukrayna’ya dönülsün diyor. Ama bu saatten sonra mümkün değil. Kiev’in istediği çerçevede olmaz.

Türkiye’ye nasıl bakıyorsunuz?

Türkiye’yi yönetenler düne kadar Suriye’de Rusya ve Kürtlere karşıydı. İslamcıları destekliyorlardı. Sonra Türkiye pozisyon değiştirdi. Rusya ekonomik ve siyasi açıdan İran, Suriye ve Türkiye ile hareket etmeli. Ve komşu coğrafyalarda rejim değişiklikleri ajandaları var.

Novorossiya fikri !

DNR ve LNR Temmuz 2017’de Malorossiya’nın (Küçük Rusya) kuruluşunu ilan etti. Ancak bu bir süreç, Malorossiya Rusya ile ilişkileri geliştirmeyi hedefliyor. Bölgede bir de Pavel Gubarev’in kurduğu Novorossiya (Yeni Rusya) hareketi var. Bu ‘Rusluk’ ötesi bir fikir. Doğu Slavları kadar Tatarlar, Kırımlılar ve Bulgarları kapsıyor. Novorossiya’yı arzulayan var, Donbass’ın yerel karakterini vurgulayan var, pragmatist yaklaşan var. Federal deneyimlerinin Ukrayna’ya esin kaynağı olacağını söyleyen de.

Arzu, güçlü lider !

Donbass savaşlar ve sistem değişimleri coğrafyası. Yapıştırıcı unsur ‘güçlü liderlik’. O vakit akıllara Stalin de düşüyor, Putin de... Putin devlet gücünü temsil eden liderler silsilesinin devamı. Rusya ordusunun Suriye’deki macerasını da Moskova’nın Venezüela, Kuzey Kore gibi coğrafyalardaki diplomatik ve askeri duruşunu da yakından izliyorlar. Çoğunun algısı benzer. Putin Rusya ordusunu göndermiş olsaydı, Kiev’in işi hemen biterdi. Tıpkı Gürcistan’da 2008’deki gibi... Ama Putin’in ‘küresel bir savaş istemediği için müdahale etmediğini’ söylüyorlar. Donbass KP’si ise Putin’e ‘mesafeli’. Kırım’ın 2014 referandumuyla gelen Rusya’ya dönüşünü Batı’ya kabul ettirip yaptırımlardan kurtulursa daha az destek vereceği görüşündeler. 

Ceyda KARAN - 23 Ağustos 2018 – Cumhuriyet

**********************************************************

Ensede savaşla yaşam!

Donetsk'in dış mahalleleri cephe hattı. Sakinleri dört yıldır savaşın gölgesinde.

donetsk4

Ukrayna’nın başkenti Kiev’de Evro Meydan adı verilen ‘renkli devrim’in ülkenin güneydoğusundaki Donbass’ta tetiklediği Anti-Meydan hareketiyle Donetsk ve Lugansk Halk Cumhuriyetleri (DNR-LNR) kurulmasının üzerinden dört sene geçti. Rusya ile Almanya ve Fransa’nın dahil olduğu Minsk süreci ve iki anlaşmaya rağmen çözüm yok. DNR başkenti Donetsk şehrinin banliyölerinin ötesi ‘ savaş alanı’. Kimi cepheler ‘Gri hat’ diye anılan ateşkes hattından merkeze 15-20 km uzakta. Kömür madenleri etrafında kümelenmiş dış mahalleler her an tetikte.

Ukrayna ordusunun rastgele ateşinde siviller ölmeye devam ediyor. Kiev, ölü sayısı için 2014’ten bugüne 10 bin diyor. Donetsk ve Lugansk yetkilileri ise 30-40 bin arası arasında. Donbasslılar asıl sivil ölümlerin kendi bölgelerinde olduğunu belirtiyorlar. Cephe hattına gittiğimde merkezden de hissedilen saldırıları daha yakından işittim.

2014’te Lugansk daha fazla savunmasız kalmış, Ukrayna ordusunun kıskacına alınmış. Son bir senedir durum daha iyi. Donetsk ise Rusya ile geniş sınırlarının da sayesinde daha korunaklı. Ancak 2014-2015 savaşının anılarını unutmuyorlar.

PUŞKİN BULVARI’NDA HUZUR…

Donetsk’in merkezindeki geniş Puşkin Bulvarı ağaçlıklı yürüyüş yolu ve parkıyla gündüzleri huzur merkezi. 15 km ötesinin savaş olduğuna inanası gelmiyor. Akşamüzerleri her daim bakımlı kadın ve erkeklerin aktığı bu bulvar, hafta sonları daha hareketli. Ama güvenlik nedeniyle akşam sokağa çıkma yasağı başlıyor. Donetsk’te daha yeni 23.00 olan yasak 01.00’a alınmış. Buna rağmen kafe, bar ve restoranlar 21.30’da hesabı bırakıveriyor. 22.00’de inlerle cinler top oynuyor. Burası yasalara uyulan diyar. Tabii dört senedir akşam eve tıkılan gençlerin şikâyetleri eksik olmuyor.

Yekaterina (Rusça kısaltmasıyla Katya) Yurievna 20 yaşında. Alina Sergeyevna 19. Anti-Meydan’da 15-16 yaşlarında çocuktular. Puşkin Bulvarı’nda konuşuyoruz. Katya Donetsk Tıp Üniversitesi’nde dişçilik okuyor. Alina pediatri. Dişçilik beş, pediyatri eğitimi altı sene. Çatışmaları sorduğumda Katya, “İnanılmaz derecede etkiliyor bizi. Her şey radikal biçimde değişti” diyor. 2014’te Ukrayna ordusu saldırıya geçtiğinde Kievski ilçesindeki evlerinde sığınaklara tıkılmışlar. “Kimi zaman günlerce çıkamadığımız oldu” diyor Katya.

Katya’nın babası mobilyacı, annesi muhasebeci, Alina’nın annesi pazarcı, babası işçi. Kendilerini Ukrayna’ya ait hissedip hissetmediklerini sorunca, Katya, “Tabii ki Rusya’ya daha yakınız” diyor. 2014 referandumu onları da heyecanlandırmış. Katya, “Rusya bizi kabul edecekti. Her şeyin lehimize olacağını düşünmüştük. Fakat bu beklenti çıkmadı” diye ekliyor. Kimi arkadaşları halk milislerine de katılmış.

donetsk5

UKRAYNA TRENİ KAÇTI’

Dimitri 26 yaşında. Bir markette çalışıyor. Aslında internet işindeymiş. Babası Kharkov’da yani sınırın Ukrayna tarafında, epeydir irtibatı yok. Ukrayna tarafında çok akrabası var. Annesi Donetsk’te temizlik işinde çalışıyor. “Tarafsız bakmaya çalışıyorum ama sonuçta buraya aitim” diyor. Ukrayna ile kalmeye deur “O tren kaçtı” görüşünde. Ekonomik açıdan gelişmiş olan Rusya ile fırsatların artacağı görüşünde. Avrupa’yı sorunca, “Onlar da gelişmiş ve medeniler. Ama Rusya bize daha yakın” diyor. O dönem teknik bir işte çalışmasaymış halk milislerine katılabileceğini söylüyor.

Gri Hat’a yakın yerler daha tehlikeli. Donetsk’in batısındaki Staromikhailovka ve Abakumova gibi... Ulaşmak yarım saat sürüyor. Ama Staromihailovka’ya barikat kurmuş Halk Ordusu milisleri izin vermiyor. Bisikletlerle gidip gelen yerel halka ses etmiyorlar. 2.5 kilometre gerideki Bakumova’daki halkla konuşabiliyorum.

Marina Viktoryevna 38 yaşında. Dükkânı var. Ukrayna ordusunun akşamları ateş açtığını anlatırken, “Sivil hedefleri vuruyorlar. Biz kendimizi korumaya çalışıyoruz” diyor. Rusya’nın desteğinden hoşnut. İleride Rusya Federasyonu’na katılmayı dışlamıyor.

donetsk6

‘PARA DA VERSELER OLMAZ’

Anastasya Andreyevna 36 yaşında. Annesi ve üç çocuğuyla Stromihailovka’da oturuyor. Her gün Abakumova’da işlettiği bakkala gelip gidiyor. Staromihailovka’da 2 bin insanın yaşadığını söylüyor. Savaştan iki sene önce ev almışlar. Ukrayna’ya dönüş için “Para da verseler kabul etmem” diyor. Diğer yandan Rusya’nın da arabuluculuğuyla sorunların masada çözülmesini istiyor.

Lillia (Lilya) 30 yaşında. Kirovski ilçesinde yaşıyor. “Önemli olan çatışmanın durması. Bizi sürekli hedef alıyorlar” derken ekliyor: “Kesinlikle Rusya Federasyonu’na katılmak isterim. Ufacık bir devlet olarak ortada kalamayız.” Ama ekonomik gidişattan memnun değil. “Maaşlar düşük, ürün fiyatları yüksek. İşsizlik var” diyor.

Tatyana Alekseyevna 60 yaşında. Staromihailovka’da yaşıyor. Emekli pedagog. “ savaş var, ne diyebilirim ki! Ukrayna ordusu vuruyor, buradakiler çoğu zaman yanıt vermiyor” diyor. DNR’de hayatın her şeye rağmen normal olduğunu belirtirken ekliyor: “Sonuçta Amerika’da yaşamıyoruz.”

Svetlana Pavlovna, Abakumova’da yaşıyor, manavlık yapıyor. Üç çocuğu var. Eski evi Staromihailovka’daymış. 2014’te Ukrayna vurunca kullanılamayacak hale gelmiş. “Ne düşünebilirim ki, saldırıyorlar, bombalıyorlar. İnsanlar ölmesin” diyor. DNR’den hoşnutsuz değil. Yeni referandumu ve Rusya’a katılımı destekliyor. Yanımızda beliren 27 yaşındaki Azeri genç Mehdi de Azeri Türkçesiyle onu onaylıyor.

‘BİZ KENDİMİZİ SAVUNDUK’

Donetsk’in kuzey sınırındaki Kievski ilçesinde binaların dış cephelerinde çatışma izleri duruyor. Burası 2014’te Ukrayna ’nınbombaladığı Donetsk Havaalanı yolu (Kievski Prospekt-Caddesi). Her yanı çalılıklar bürümüş, asfalt çökmüş. Az ötesi Kuybışevski ilçesinin Oktyabrski Mahallesi. 150 mm’lik top mermilerinin düştüğü İverski Kadın Manastırı Ocak 2015’te’teki çatışmanın izleriyle dolu. Hemen dibindeki mezarlık büyük zarar görmüş. Ziyaretçiler eksik değil.

Bunlardan biri olan 39 yaşındaki Konstantin Valeriyeviç, Oktyabrski’de yaşıyor. Havaalanının bombardımana tutulduğunu anlatıyor. Oturduğu 9 katlı apartman 17 kez isabet almış. Kablo fabrikasında çalışıyor. Rusya’nın inşaat ve yardım malzemesi sağladığını anlatıyor. “Bir şekilde barışılacak, eninde sonunda diyalogla çözülecek” diyor.

Hemen ötede Vesyoloye (Mutlu) bölgesi. Bahçe çitleri mermilerden delik deşik olmuş evler. Az ötesi Spartak köyü. Nikolay Borisoviç 54 yaşında. Spartak’ta yaşıyor. Aslen Kursklu (Rusya). 1988’de Sovyetler yıkılmadan önce gelmiş. Şoför. Biz sohbet ederken otomatik silah ve top sesleri çok yakından işitilince irkiliyoruz. Ukrayna’ya dönüşü mümkün görmüyor. Rusya’nın destek verdiğini belirtse de “Ama biz kendi kendimizi savunduk” diye ekliyor.

Svetlana Nikolayevna 50 yaşında. Kızı Marina ve şeker hastalığı yüzünden engelli olan eşiyle yaşıyor, Spartak’ta temizlik işlerinde çalışıyor. 2014 yazında evin bodrumundan çıkmadıkları günler olmuş. Ukrayna ordusu için “Daha önce akıllarını yitirdiler diye düşünüyorduk ama artık ben epeydir para için yaptıkları görüşündeyim” diyor. Ukrayna tarafında kalan iki çocuğu ve torunlarını dört senedir görmemiş. “Yani ücretler düşük ama şartlarımız diğer taraftan iyi diye düşünüyorum” görüşünde. “Tabii ki Rusya olmasaydı ne yapardık. Her yere yardım ulaştırmaya çalıştılar” diye ekliyor.

Hem orman hem kent!

Donetsk kaliteli kokkömürü (ve de T-Kömürü ile antrasit tipi kömür) ile metalürji merkezi. Havası mis gibi. Sırrı, topu topu 150 senelik bu step şehrinde yaratılan yeşil mucizede. Salt Donetsk değil. Komşu il Makeevka, Şakhtyorsk, Khartsızsk, gibi yakın endüstriyel-proleter bölge ve şehirler de öyle...

Donetsk 1869’da kuruluyor. İlk ismi Yuzovka. İsmini bölgede ilk maden ocakları ve ilk metalürji fabrikasını işleten John Hughes isimli İngilizden alıyor. Sovyetler bu stepte mucize yaratmışlar. Bugün 1961’e kadar ismi Stalino (1929’a kadar Stalin:) olan şehir adeta ‘orman içinde şehir’. O dönem emekçiler şehir çeperinde dağıtılan ücretsiz arazilerde mütevazı Daça’larını inşa etmişler. Peyzajın bir parçası bir anda fışkırır gibi çıkan tepeler, yani kömür madenleri. Yemyeşil! Proleter semtleri adeta orman alanı. Hâlâ sanat ve çocuk yaratıcılık okulları var.

Ağaçsız yer yok!

Şehir merkezindeki çarlık döneminden kalma tek katlı taş yapılar dolu eski kent bölgesi dahil ağaç olmayan tek sokak bulmak zor. Eski fotoğlarının sergilendiği Puşkin Bulvarı’ndaki panolara bakınca insan ‘nereden nereye’ diyor. 

Her yerde geniş bulvarlar, ‘Anavatan Savaşı (1941-44)’ kahramanlarına adanmış anıtlar var. Ayrı ayrı drama ve komedi tiyatrosu, opera ve bale tiyatrosu, kukla tiyatrosu, planetaryum, sirk ve delfinaryum, 2 milyon kitabın bulunduğu Nadyejda Krupskaya Kütüphanesi, Puşkin Bulvarı, İliç Caddesi, Şevçenko Caddesi, İkinci Dünya Savaşı’nın yıkımı üzerine inşa edilmiş çok katlı ‘Stalinka’ denilen taştan apartmanlar, Ekim Devrimi yıllarında Donbass

Bolşeviklerin lideri olan kahraman Artyom anıtı, Stalin döneminden kalma zarif alışveriş mozaikleriyle süslü sabit pazar, 2014 çatışmasında tüm ekibi Batı’ya kaçan meşhur Şakhtar Donetsk takımının Donetsk Arena’sı, onun kadar cilalı görünmese de İşçi Stadyumu, Anayurt Savaşı Savunması Müzesi, Yerel Tarih Müzesi, Resim galerisi eksik değil.

Sovyet döneminde yeraltı kaynakları biriktirilerek oluşmuş Şerbakova Parkı’nın baktığı devasa gölet, Kalmius Nehri’ne alternatif su kaynağı. Parkta bedava konserlerin düzenlendiği alan, göle nazır dans pisti var. Şehirde çöküş yıllarının (2000’lerin başı) çirkin yüksek binaları nahoş bir tat bırakıyor. Yine bir dönemin görkemli sanayi tesislerinin çoğunun hali içler acısı. Caddelerde DNR lideri Zakharçenko’nun metalürji işçileri yahut tıp çalışanlarına yönelik kutlama mesajlarının yer aldığı dev panolar var. “Emek için teşekkürler. Metalürji günü kutlu olsun”, “Rusya gücümüz, DNR tercihimiz’ yazılı...

Eğlence, medya...

Kafelerde Batılı müzik kliplerinin yayımlandığı ekranlar eksik değil. İngilizce bilene rastlamak zor. Birinci ve ikinci cumhuriyet kanalları, milislerin Oplot kanalının yanı sıra Novorossiya ve Birlik Kanalı olmak üzere beş televizyon yayını var. Rus kanalları ayrı. Yasaklı site yok ama Ukrayna tüm TV kanallarının yayınları kesilmiş. Neden olarak 2016 Aralık’ında kuzeyde Mayorsk sınır kapısındaki şiddetin çarpıtılması gösteriliyor. Ukrayna ordusu askerlerinin korkutmak için açtığı ateş yüzünden ölenler DNR milislerine mal edilmiş. Ukrayna Mahkemesi’nin daha sonra kendi askerlerini suçlamasını haberleştirmemişler.

Ceyda KARAN - 24 Ağustos 2018 - Cumhuriyet

**********************************************************

Banderistlere karşı antifaşist halk milisleri…

Donbasslı milisler gönüllü çıktıkları yolda orduya dönüşmüş.

donetsk7

Ukrayna ve Donbass, Rusya Federasyonu için bir anlamda Suriye’nin kilidi. Eğer 2014 Kiev darbesi olmasaydı ve geri tepmeseydi Rusya’nın Eylül 2015’teki Suriye’ye müdahilliği bu denli kolay olmazdı. Rusya’nın artık ideolojik karşıtlığı yokken, bu gelişme Batı sınırında çemberi daraltan NATO karşısındaki jeostratejik başarısını getirdi. Donbass sorunu henüz çözülmemiş olsa da ‘direniş damarı’ Moskova’ya toparlanıp hamle yapma imkânı sundu. Karadeniz’den Akdeniz’e uzanan alan açıldı.

NATO dört senedir Rusya’nın Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini söylüyor. Moskova reddediyor. Donbass’takiler de öyle. Rusya’dan askeri ve gönüllü yardımını zaten teslim ediyorlar. Ancak doğrudan müdahale olmadığını belirterek. Ben şahsen Rus ordusunun izine rastlamadım. Ama zaten Donbass’ta Rusya ‘her yerde’...

Donbass’ta direnişinin kilit unsuru olan ve bugün DNR ve LNR halk ordularına evrilmiş Halk Milisleriyle görüşme fırsatı buldum.

GORLOVKA HATTI…

DNR Halk Ordusu milisleriyle görüşmek için seçtiğimiz yer Gorlovka. Donetsk’in kuzeydoğusunda. Oblastın önemli bir sanayi kenti. Sovyetler döneminden beri önemli maden, metalürji ve kimya işletmelerinin olduğu yer. Otobüs duraklarında CCCP yazıları duruyor. Milislerle Gorlovka’daki sınır hattındaki Zeitsovo’da buluşuyoruz.

Yemyeşil bir köy. Savaş öncesi 2.500 (3.500) kişi yaşıyormuş. Şimdi 1500 kadar. Yarısında hayat devam ediyor, diğer yarısı cephe hattı. Donbass’ta kimi yerlerde 1-2 km genişliği bulan gri hatlar var ama burada 150 metreye kadar iniyor... Ancak üzerimize 18 kiloyu bulan çelik yelekleri, kafamıza miğferleri geçirerek gitmemize izin veriyorlar. Çünkü keskin nişancı ateşi var.

Milisleri köyün bir evinden çevirdikleri karargâhta buluyoruz. Bahçeye en az 2 metrelik siperler kazılmış. Camlar kum torbalarıyla kapatılmış. Bizi 7-10 milis karşılıyor. Kapının girişinde bir bilgisayar duruyor. Önce titrek bir elektrik ışığı, kesilince mum ışığında söyleşiyoruz.

‘YURTSEVERLİK’

Lesnik 24 yaşında. Bu kod ismi. Ormancı anlamına geliyor. Donbass’ın Ukrayna tarafında kalan Konstantinovka’dan. Orduya 2013’te katılmış, Dnepropetrovsk’taki istihkâm birliğinde görevliyken Meydan patlayınca sivil kıyafetlerle Donbass’a geçmiş. “Ben farklı yetiştirildim. Sovyetler, Rusça, Donbass yurtseverliğine bağlı yetiştirildim” diyor. Ukrayna’da “Rusya gelip sizi öldürecek propagandası yaptılar” derken, Donbass’a sadece gönüllülerin geldiğini vurguluyor. “Başta kimse para da almadı, sonra organize olunca başladı” diye ekliyor. Rusya’dan çok fazla beklentisi yok, destekten de memnun ama “Biz kendi işimizi görmeliyiz” diyor.

Kod ismi ‘Khirurg’. ‘Cerrah’ anlamına geliyor. 47 yaşında. Gorlovkalı. Savaştan önce altı sene morgda çalışmış. Savaşta yaralıların tedavisinde görev almış. Meydan başlayınca şu anda 23 yaşında olan oğlu ile gönüllü olmuş. 2014 sonunda Gorlovka’da Ukrayna ordusunun ateşinde 17 yaşındaki gelini 36 kişi ile birlikte ölmüş. Çok yaralanmış, Rusya’da tedavi amaçlı bulunmuş. Rus paralı askerlerinden söz edildiğini belirtince, “Şu şartlarda kalkıp Rusya’dan hangi manyak gelir” diyor. “2014’te Gönüllüler vardı ama her yerden. Ordu 2015’te oluştu. Maaşlı askerlik o zaman başladı” diye ekliyor. Maaşlar şu anda 15 bin ruble. Donbass koşullarında fena değil.

Kimileri başlangıçta Rusya ordusunun gelmesini beklemiş. Cerrah, “Biz beklemedik. Çünkü kendimizi kurtaracak olan biziz” diyor. Ona göre Batı dünyası Sovyet coğrafyasında faşizmin tohumlarını canlandırdı. Diyor ki, “Dedelerimiz maalesef onları savaşta yendi ama sonra yumuşak davrandılar. Kökünü kurutmadılar.”

Rusya’ya katılmaktan yana değil. “Özgür Donetsk’in birleşmesi ve Büyük Donbass’ı istiyorum. Novorossiya’da adil, sosyal, halkçı bir yönetim kurmalıyız. O zaman Ukrayna’nın kalanındaki kardeşlerimizi ikna edebiliriz” diyor.

Peki, Sovyet günlerini özlüyor mu? “Biz o dönemde her anlamda çok müreffeh ve iyi bir ülkede yaşıyorduk” yanıtını veriyor.

donetsk8

BANDERİSTE GEÇİT YOK !

Maxim 38 yaşında. Gorlovkalı, bir kızı var. En baştan beri gönüllülerle. “Uçaklar tepemizde alçaktan uçtuğundan beri” diyor. “Rusya bizi destekledi. Ancak ilerlememize izin verilmedi. Bunun sebebi uluslararası koşullar” görüşünde. Ukrayna ile olma konusunda, “Yıktıkları heykelleri tekrar dikseler, değiştirdikleri isimleri iade etseler, evleri tamir etseler düşünürüz” vurgusu yapıyor.

Stephan Bandera İkinci Dünya Savaşı’nda Nazilerle hareket eden Ukrayna Kurtuluş Ordusu isimli işbirlikçi faşist yapının lideri. Kiev hükümeti son yıllarda ülkenin batısına onun heykellerini dikiyor. Onun izindeki Sağ Sektör, Azov gibi tugaylar siyaset cephesinde de temsil ediliyor. Bu durum ise Halk Milisleri için kabul edilebilir değil.

Aleksey 43 yaşında. Gorlovkalı... Oğlu Donetsk’te kimya okuyor. Eşi ve ailesi Gorlovka’da. Savaştan önce belediyede çalışıyormuş. 2015’te halk milislerine katılmış. “Anayurt savaşında hayatlarını veren atalarımı unutturmaya çalışanlara karşı durmak, yerlerini Banderistlerin almasını önlemek için” diyor. “Kendileri AB kurup sınırları kaldırıyor, aynı para birimine geçiyorlar. Ukrayna ile Rusya’yı ayırmaya çalışıyorlar. Bunun mümkünü yok” vurgusu eşliğinde Rusya’ya katılabileceklerini söylüyor.

YİTİRİLEN İKİ EVLAT…

Saşa 42 yaşında. Kramatorsk’lu. Fabrika işçisi. Eşi hattın Ukrayna tarafında kalmış. Savaşta 10 ve 17 yaşlarında iki kızını yitirmiş. Birisi referandum günlerinde Ukrayna ordusunun top atışında, diğeri 2017’de bir sarhoş asker tarafından öldürülmüş. Mücadelenin faşizmle ilgili olduğunu söylerken, “Kimsenin kafasında savaşmak yoktu. Onlar buraya saldırdılar” diye ekliyor.

32 yaşındaki Mişa (Mikhail), St. Petersburglu. Askeri tıp okumuş. Bir inşaat şirketinde müdür olarak çalışırken Meydan sonrası dayanışma duygusuyla gönüllülere katılmış. Odessa’da 2 Mayıs’ta Sendika Binası’nın kundaklandığı katliamın psikolojik kırılma eşiği olduğunu söylüyor.

Kadın milisler de var. Hatta namlı keskin nişancıları. Maalesef onları görmek fırsatı olmuyor.

ANTİ-MEYDAN’DAN DİRENİŞE...

2014’te Kiev’i Meydan dalgası sardığında işlerin ters gittiğini düşünenlerin toplanma yeri Sloviansk (Slavyansk) oluyor. Bunlardan birisi de Ukrayna İçişleri’ne bağlı polis birliğinde yer alan polis akademisi mezunu Daniil Bezsonov. Bugün DNR ordusunun 34 yaşındaki sözcüsü. “Amerikalıların gelip İçişleri’nde saçtığı paraları görünce karar verdim” diyor.

“Kiev’de sivil darbe sonrası ilk yaptıkları Rusçayı yasaklamak, Nazi sembollerini yasaklayan yasayı kaldırmak oldu. Meydan’da Sağ Sektör gibi Banderistler boy gösterirken Donbass’ta Anti-Meydan çadırları kuruldu. Şubat, mart ve nisanda paramiliterleri Anti-Meydan’ın üzerine sürdüler. Hersov (Kherson) ve Nikoloyev’de (Nikolayev) molotof kokteylleriyle çadırlara saldırdılar. Mart başında Sağ Sektör Harkov’daki (Kharkov) Anti-Meydan çadırını taradı.”

Bu olaylar 2014 mart başı gönüllülerden savunma komitelerinin oluşmasını tetikliyor. Yani bugün artık Donetsk ve Lugansk halk ordularının çekirdeği olan Halk Milisleri’ni. Nisan başında (mayısın ilk yarısında olacak. 2 Mayıs Odessa’dan sonra…) milislere günlük katılım 1000’i buluyor. Paramiliterleri püskürtüp gönderdiklerini anlatan Bezsonov, “O dönemde Rusya birlik gönderseydi üç günde nasyonalistlerin işini bitirirdi. Ama buna yeltenmedi. Elbette yardım ettiler” diyor. Ukrayna ordusu 30 Mart’ta harekete geçtiğinde karşılarında Ukrayna’nın pek çok yerinden ve Rusya’dan koşup gelmiş gönüllüleri bulmuşlar. Psikolojik kırılma 2 Mayıs’ta Odesa’daki (Odessa – tek ‘s’lisi Ukraynaca. :) Sendika merkezinde paramiliterlerin canlı canlı 46 insanı yaktıkları katliam (Bu resmi sayı, fiili sayı 100’den fazla). Bu diyarın ‘Madımak’ı yani...

Daniil, Novorossiya’cı. Rusya, Ukrayna ve Belarus Rusça konuşan ahalisi onun için aynı. Kendi deyişiyle “Rusya Kiev’den başlıyor”. ‘Güçlü liderlik, emperyal kimlik’ vurgusu yaparken, Sovyet mirasına da ‘emperyallik’ atfediyor. Lenin de Stalin de onun için bu mirasın parçaları. Oysa Kiev’deki nasyonalistlerin tarihe saygıları olmadığını, Nazilere karşı canlarını vermiş dedelerinin mirasını yok ettiklerini söylüyor. Bu coğrafya için ‘Anayurt Savaşı’ çok mühim. “Kiev bu mirası yok ediyor” derken, dev kargo uçakları Antonov’ların üretimini yapan tesislerin kapatılmasını da sayıyor.

donetsk9

Rusya istese Donbass’a girerdi !

DNR ordusunun genelkurmay başkanı yardımıcısı olan Eduard Basurin. 51 yaşında. Donbass devrimi öncesi, önce kimya sanayii için üretim yapan küçük ölçekli fabrikası varmış. Fakat Sovyet Askeri Akademisi mezunu. Urallar’da ve Donetsk’te görev yapmış. Sosyalist değil ama Sovyet geçmişini önemsiyor. Yakasında Stalin rozeti eksik değil ama “İdeolojik bağlılık değil saygıdan” diyor. “Ülkeyi iki kez kurtardı” derken hem Troçkistleri hem de Nazileri kastediyor.

Ukrayna ordusunun saldırıları artırdığı haberleri var. Askeri durum nedir?

Rusya Başkanı Putin, Ukrayna lideri Paraşenko’yu uyarmıştı. 1 Temmuz’dan itibaren Minsk temas grubunun geçici ateşkes rejimine geçildi. Yer yer saldırıyorlar ama biz yanıt vermiyoruz.

Ukrayna ordusunun Donbass sınırındaki Bandarist paramiliterlerle sıkıntıları olduğu haberleri geliyor. Doğru mu?

Evet sorunlar olduğu doğru. Kiev’dekilerin onları sınırdan çekmeye çalıştığı bilgimiz var.

ABD’nin çatışmadaki rolü nedir sizce?

Trump’ın pozisyonu biraz vitrinde. ABD’nin Ukrayna’da eskiden beri ekonomik ilişkileri vardı. Şimdi ciddi askeri çıkarlar eklendi. Öte yandan bu yeni değil. 2012’de Yanukoviç ABD ordusu ile Kırım’da ortak tatbikat düzenlemişti. Tabii artık ABD doğrudan oyuncu. Silah lobilerinin temsilcisi Trump Kiev’den kazanıyor. ABD Donbass çelişkisini kaşıyor. Bu geniş bir bölgeyi ilgilendiriyor. Almanya’yı da Türkiye’yi de... Son tahlilde durum 1945 tipi Yalta ile düzeltilebilir. Ama ABD savaşı düşük yoğunlukla sürdürmeyi seçer.

 Putin’in Helsinki zirvesinde Trump’a yaptığı referandum teklifini nasıl buluyorsunuz?

Ben referandum olmayacağını düşünüyorum. Bunun iki nedeni var. Hem hukuksal hem politik. Hukuki olarak Ukrayna anayasasında buna kapı aralayan madde var ama tüm Ukrayna’ya sormaya dönük olursa geçerli. Siyasi boyutunda ise dünyada 130’dan fazla ülkede azınlıklar var. Ortaya bir emsal çıkacaktır. Zaten Minsk anlaşmalarında özerklik bulunuyor.

Almanya’nın başını çektiği AB’nin rolü?

Öngörmek çok zor. Almanya eskiden beri tüm Avrupa’ya hükmetmek ister. Rusya ile savaşmama iradesi çıkaracak tarihi tecrübeleri var. Ama bugün Rusya’yı etkilemeye çalışırken Ukrayna’yı kullanıyorlar. Ben de oyuncuyum diyorlar. ABD ile ekonomik olarak ayrı düşüyor ve Rusya ile bir çıkış arıyorlar. Ukrayna’nın zengin toprakları ve su kaynaklarında etkili olmak da istiyorlar.

 NATO sonbaharda yine devasa bir tatbikat düzenleyecek. Durumu naslı etkiler?

NATO açısından Ukrayna ile Gürcistan önemli. Tatbikata Ukrayna’nın katılımı belli değil. Davet edilmezse Kiev’i umursamıyorlar demektir.

Peki, Rusya’nın rolü? Novorossiya fikri?

Rusya krizin başından beri hep yardım etti ama doğrudan müdahil olmadı. Burada ‘Novorossiya’ dediğimiz emperyal geçmişe de dayalı daha sol ve yurtsever bir siyasi duruş var. Bu ‘monarşik’ diye anılan mesele de çarlıkla başlayan Sovyetler’le devam eden emperyal bir mesele. Bu da bir çeşit imparatorluktu. Mesele hangi yönde olduğudur.

Batı’da tema Rusya’nın Donbass’ı işgale kalkıştığı. Gürcistan’la 2008 savaşına atıfla...

Rusya buraya girmedi. Güney Osetya/Abhazya’da Gürcüler Rusya barış gücü askerlerini öldürdüğü için harekete geçmişti. Burada böyle bir şey olmadı. Rusya isteseydi çoktan girerdi.

Türkiye, Kiev’in müttefiki. Ankara’nın duruşunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye hep Ukrayna’yı etkileme çabasındaydı. Türkiye Karadeniz’i etki alanı görüyor. Erdoğan pragmatik, güçlü bir lider gibi duruyor. Son tahlilde Türkiye’de yüzde 50’den fazla desteği var. Türkiye kendini jeostratejik açıdan enerji merkezi kılmaya çalışıyor, pazarlık yapıyor. Ukrayna ile askeri ilişkileri Rusya’nın hoşuna gitmese de..

Ceyda KARAN - 25 Ağustos 2018 – Cumhuriyet 

**********************************************************

Donbass’ın diğer yüzü...

Lugansk Halk Cumhuriyeti, 2014’teki saldırıda Donetsk’ten daha savunmasız kalmış. Kiev’in suikastlarının hâlâ hedefinde. Güçlü sendikal yapısı olan LNR, daha ‘Sovyetik’

donetsk10

Donbass turunda Lugansk Halk Cumhuriyeti’ne (LNR) daha az vakit ayırabildim. Donetsk’in yanında 300 binlik nüfusuyla daha küçük olan Lugansk’ta yaz ayları ve tatil itibarıyla da yetkililerle bir türlü yolum kesişemedi.

Eski ismi ‘Voroşilovgrad’ olan kent, bölgenin ‘büyük ağabeyi’ olan Donetks’ten daha az yeşil. Dışbükey bir çanak misali, dış mahalleleri daha az katlı yine yeşillikler içinde binalardan oluşuyor. Lugansk Donetsk’e göre daha ‘Sovyetik’ ve ‘asık yüzlü’ bir şehir görünümünde desek yeridir. Yine daha güvenlikçi yapıda.

Lugansk 2014’te en zor ceplerden birisi olmuş, dört koldan Ukrayna ordusu ateşi altında kalmış. Kuşatma yüzünden kentin nüfusu çekip gitmek zorunda kalmışlar. Sonra peyderpey geri dönmüşler. Özetle Lugansk, Donetsk gibi Rusya ile daha geniş olan sınırın avantajlarından faydalanamamış. Burada savaş, çöküş ve parçalanma tehlikesi yaşayan coğrafyalardaki hissiyat hâkim. DNR’nin aksine sokağa çıkma yasağı dört seneden sonra gevşetilmemiş. Hâlâ akşamları 23.00’te başlıyor. Gençler biraz söylenseler de uyuyorlar. Amerikan dekorasyonu esinli kafeler sokağa çıkma yasağına kadar gençlerle dolup taşıyor. Lugansk’ın üniversiteler şehri olması da genç nüfusta etkili. Göçlere rağmen...

BİTMEYEN SUİKASTLAR…

Özetle, Lugansk 2014’te Ukrayna ordusu tarafından kıskaca alınmış, bombalanmış, büyük ölçüde insansızlaşmış. Ta ki askeri üstünlüğün ele geçirilmesi ve Ukrayna’ya değilse eğer Rusya ve kırsal bölgelere kaçmış olan nüfusun geri dönüşüne kadar.

Kentte güvenlik Donetsk’ten daha sıkı. Ama bu LNR milislerinin, elde silah dururken silahlarını öylece bir kenara koyup bir dükkâna girmelerini de engellemiyor. Güvenliğin sıkı tutulmasında Ukrayna istihbaratının sabotajları etkili. En sonra Şubat 2017’de namlı komutan Oleg Anaşçenko öldürülmüş. Katili yakalanmış, suçunu itiraf da etmiş. Savaş koşullarında herkes ölüm cezasını hak ettiğini düşünüyor ama Lugansk’ta ölüm cezası yok. Pek çok komutan öldürülmesine rağmen... Lugansklılar yasalar konusunda titizler. ‘Yasa yapıyorsak uygulamalıyız’ mantığı işliyor.

DARBE İDDİALARI…

2017 kasım sonunda Moskova’nın desteklediği LNR Başkanı İgor Platnitsky’nin İçişleri Bakanı İgor Kornet ile anlaşmazlığı sonucu ‘sağlık gerekçesiyle’ gelen istifasını kimileri ‘darbe’ diye nitelendiriyor ve FSB üzerinden Rusya ile bağlantılandırıyor. Ancak zayıf bir liderlik sergilemesi ve DNR liderliği ile uyumsuzluğunun istifa sonrası halk cumhuriyetleri arasında uyumu artırdığını dile getiren de var.

Platnitsky’nin istifası sonrası tek bir protesto gösterisi düzenlenmemiş olması gelinen noktada halk desteğini yitirmesine işaret sayılıyor. Ardından Devlet Güvenlik Bakanı Leonid Paseçnik başkan seçiliyor. Ukrayna ile savaş koşullarında DNR yönetimi ile daha uyumlu bir liderlik sergilendiği düşünülüyor. Geçen temmuzda ilan edilen Malorossiya (Küçük Rusya) bunun sembolü.

SENDİKALARIN GÜCÜ…

LNR’nin 50 koltuklu parlamentosu da Donetsk’teki gibi koalisyona dayanıyor. Lugansk Ekonomik Birliği ve Lugansklılara Barış olmak üzere iki toplumsal hareket temsil ediliyor. Parti disiplini yok.

Bölgede sendikal örgütlenme Donetsk’ten de güçlü. 200 binden fazla üyesi olan Sendikalar Federasyonu da iki harekette de temsilciler barındırıyor. Konsey’in 50 üyesinden 5’i Federasyon’dan. Üçü Lugansk Ekonomik Birlik’te, ikisi Lugansk’a (Lugankslılara) Barış Hareketi’nde...

Sendikalar Federasyonu’nun başkanı Alek (Oleg) Konstantin (Konstantinoviç) Akimov etkili bir isim. Federasyonu LNR’nin (-in) savaş koşullarında toparlanmasında etkili olmuş. Federasyonda Eğitim ve Bilim (çalışanları) sendikası, Sağlık çalışanları sendikası, Memurlar sendikası, Endüstriyel tarım işçileri sendikası, Kültür emekçileri sendikası, Maden işçileri sendikası, Metalürji işçileri sendikası, Makine işçileri sendikası, Ticaret (esnaf birliği) sendikası, Ulaştırma çalışanları sendikası, Konut ve altyapı çalışanları sendikası, Demiryolu işçileri sendikası bulunuyor.

Emekçilerin haklarını ve yaşam koşullarını savunmakla kalmayıp bunları belirleyen mekanizmada yer alıyorlar. Federasyonun onayı olmadan çalışma koşullarına dair yasa çıkmıyor. Savaşla göç eden nüfus ve insansızlaşma tersine çevrilmiş. Ancak ekonomik zorluklar çok.

İSKANDİNAV MODELİ…

Taras Şevçenko Üniversitesi, Vladimir Dal Üniversitesi (2. büyük ve temel yüksek öğretim kurumu), Lugansk Tarım Üniversitesi, Tıp Fakültesi (Devlet Tıp Üniversitesi) dâhil üniversiteler ve tüm eğitim kurumları Eğitim ve Bilim (Çalışanları) Sendikası’nın şemsiyesi altında. 45 (45 bin!:) ) üyeli üyeleri var. Sendika başkanı 43 yaşındaki Oleg Koval tam bir Putinist (Portresinden hareketle ise, Lugansk’ta hemen her makamın odasında VVP’nin portresi asılıdır. :) ). Ukrayna içinde bir formülü dışlaması bile “Biz kültürel olarak Rusya’ya yakınız. Turuncu siyah bizim için Anayurt savaşının en önemli sembolüdür. Ukrayna’da bunu bulundurmak mahkûmiyet sebebi olabilir. Bu başta olmak üzere Sovyet mirasıyla alakalı. Ukrayna tüm mirası reddediyor” diyor.

LNRyi “Sosyal adalete dayalı halk cumhuriyeti. Sosyalist değil ama sosyal haklar çok önemli. Kişisel teşebbüse izin veren dolayısıyla kapitalist temelde yükselen bir yapısı var” diye anlatıyor. Sovyet döneminde sistemin işlemez olduğunu söylerken, açıkça İskandinav modeline öykündüklerini ekliyor. Ama merkezi planlamayı dışlamayan bir sosyal demokrasi arayışından söz ediyor. Hem Sovyet mirasını hem de çarlığın emperyal mirasını sahiplendiklerinin altını çiziyor.

ÇÖKÜŞE KARŞI AİLE…

Geleneksel değerler burada daha öne çıkıyor. Etrafta ‘Cumhuriyetin temeli kuvvetli aile’ yazılı panolar var. Çünkü Ukraynalı (Ukrayna’nın) çöküş döneminde (90’lar ve kısmen 2000’ler diye belirtmekte fayda olabilir...) aileler parçalanmış.

Lugansk ekonomik olarak Donetsk’ten geride. Ekonomik kalkınma, sivil sektörleri geliştirme, fabrikaları yeniden açma ve yatırıma ihtiyaçları var. Fakat çok sayıda üniversitenin bulunduğu bölge sosyo-ekonomik yapı olarak güçlü. Yakında bir ekonomi forumu toplanacak. Rusya Federasyonu’na katılım arzusu daha güçlü görünüyor. Ancak bunun için önce belli bir kalkınma düzeyine gelmek gerektiğini söyleyenler eksik değil.

donetsk11

DNR ve LNR ‘fahri elçimiz’

Okay Deprem için Türkiye’nin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetlerindeki ‘fahri büyükelçisi’ desek yeridir. Yıllardır Rusya Federasyonu ve Ukrayna’da yaşayan Deprem, genç yaşına rağmen bölgeyi avucunun içi gibi biliyor. Salt siyasi bilgi değil, tarihini, coğrafyasını, insanlarını yakından tanıyor. Donbass’ı Okay olmadan tanıyıp anlamaya çalışmak doğrusu zor olurdu. Bu yüzden kendisine teşekkürlerimi de sunarak okuyuculara ‘Orada birisi var!’ demek istiyorum. Türkiye’de ayrıca kendisini Evrensel gazetesindeki yazıları ve meslektaşım Cenk Başlamış ile birlikte yazdıkları ‘Putin: Rusya’yı Ayağa Kaldıran Lider’ adlı kitaptan da tanıyorsunuz.

donetsk12

ULUSLARARASI TUGAY’IN ŞEFİ…

Uluslararası Tugay’ın lideri Akhra Avidzba. DNR kahramanı nişanı alan ‘yabancılardan’. Yabancı değil aslında, Abhazyalı. Eşi Donetsk’li. Henüz 32 yaşında. Soçi’deki Rusya Halkların Kardeşliği Üniversitesi’nde sosyal bilimler ve ekonomi eğitimi almış. Uluslararası Tugay’ın öncülü olan ‘Pyatnaşka’ diye anılan 15’lerin üyesi. Ukrayna ordusu Donbass’a yüklendiğinde bir araya gelen direnişçilerden. Savaşta 2014’te Yelenovka’da, 2015’te Debaltsevo’da iki kez yaralanmış. Şarapnel parçaları her yerine saplanmış. Sol kulağında duyma kaybı var. Çatışmalarda pek çok yoldaşını yitirmiş.

‘Uluslararası Tugay’ı kurmanıza ne yol açtı?

Sovyetler Birliği coğrafyasında her şey birbirini etkiler. Meydan olayı hemen akıllara 2004’teki turuncu kalkışmayı getirdi. Olaylar değişiyor ama senaristleri aynı. Harekete geçmeme üç temel sebep etkili oldu. Birincisi Meydan durdurulamazsa benim evime gelecek olması. İkincisi 1992-93 savaşında Ukrayna’daki faşistlerin Abhazya’da Gürcistan’la aynı safta savaşmış olmaları. Bunu unutmuyoruz. Aralarında bugün Paraşenko’nun korumalığını yapan faşist Argo Birliği de vardı. Üçüncüsü de Rusya Abhazya’nın bağımsızlığına katkı yaptı, Abhazya’yı tanıyan tek ülke de Rusya.

2014’te nasıl organize oldunuz?

Önce internet üzerinden örgütlendik. Gidişattan memnun olmayan 15 kişi buluştuk. Lugansk’ta o dönemde Ukrayna kuşatmasındaydı, biz de daha iyi örgütlenebileceğimiz Donetsk’e geçtik.

Başka kimler vardı?

İsviçreli, Amerikalı, Fransız, İtalyanlar katıldılar. Rusya’nın her yerinden gönüllüler oldu. Şu anda çoğu gitti, Fransızlar var. Onlar ülkelerine dönüşte soruşturmaya uğramıyorlar ama diğerleri öyle değil. Artık o kadar sıcak çatışma da yok. Ama hâlâ sıcak bölgelerde varız.

Tugay’ın başını çeken ilk 15 kişinin kökenleri neydi?

Sovyet halklarından herkes. Ruslar, Başkurdlar veya Abhazlar, Tatarlar, Belaruslular, Kırımlılar.

Harekete geçiren Sovyetlerle ilgili bir motivasyon mu?

Hayır. Yerel düzeyde kendini hakkını aramak, Rusyalı kültürünü savunmak. Başta Pyatnaşka vardı. Şakhtyorsk muharebesinden Donetsk’e döndükten sonra dünyanın her yerinden insanlar akmaya başladı. Ve Uluslararası Tugay oluştu.

Peki, Uluslararası Tugay’ın ideolojik motif ne?

Antiemperyalizm, anti-Amerikanizm. Kabul edin etmeyin dünyada iki güç var. Birinden birini seçmek gerekiyor. Biz okyanus ötesinde değiliz, bu taraftayız. Bizim tercihimiz tabii ki yan yana yaşadıklarımız.

Amerikalılar da eski Sovyet coğrafyasındaki etnik halkları desteklediklerini düşünüyor...

Dünyada birileri doların peşinde, satın alınabilir olabilir. Örneğin IŞİD’ciler. Başka devletlerin çıkarları için çatışanlar. Birileri de değerleri için savaşır. Bizde anayurt mefhumu vardır, aile değerleri, size yakın olanlar.

Donbass çatışması askeri olarak nereye varır?

Şu anda savunma pozisyonundayız. Saldırıya geçebilecek durumda olsak da Rusya onayı olmadan yapamayız. Uluslararası konjonktür var.

Donbass’ın geleceği ne olabilir?

Ukrayna’nın parçalanması devam eder. Sonra halk cumhuriyetleri tekrardan birleşir, federatif yapısını tesis eder. Rusya’ya katılım olabilir. Biz Rusça konuşan, ortak geçmişe sahip bir coğrafyayız. ABD’den bakıldığında ben Rusyalıyım. Ama Rusya’dan bakıldığında Abhazım. Bizi bir araya getiren değerler var. Yurtseverlik bunların başında.

Türkiye ve Erdoğan hakkında ne düşünüyorsunuz?

Erdoğan Gürcü kökenli. İslamı kullanıyor gibi görünüyor. Ben onu çok radikal görmüyorum. Türkiye’de kapalı İslam yok. Kendi oy tabanına oynuyor. Abhazyalı olarak benim için bir şey ifade etmiyor. Üstelik Gürcistan üzerinden oynuyor. Ama güçlü bir lider, Türk olsam destekleyebilirdim. ( Bitti )

Ceyda KARAN - 26 Ağustos 2018 – Cumhuriyet

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son Yazılar

Mostly cloudy

17°C

Istanbul