silivri onu mahseri kalabalik1 225

Silivri'yi boşalt, kumpasçıları yargıla yolsuzluğun peşini bırakma!

Yolsuzluk öylesine açık ki nasıl örteceklerini onlar bile bilemiyor.

Ayakkabı kutusunda para saklama, evde para sayma makinesi ve kasalar. Ne bahane uydursalar tutmuyor, yeni bahaneler gerekiyor.

Yalan yalan doğuruyor.

Yüzsüzlük yolsuzların doğasında olduğu için doğumlar art arda geliyor.

Örtme operasyonunun ilk hamlesi; "Kumpas kuruldu" açıklaması. Her şeyi cemaate yıkarak, bir yandan intikam alırken diğer yandan kendilerine yapılanın da benzer bir kumpas olduğu tezini benimsetmek.

Yardımcı kuvvetler!

"Ah şu Cemaat yok mu, her şey onun başının altından çıkıyor. Şimdi de hükümete saldırıyor" demek, dedirtmek.

Yardıma gereksinim var tabii.

TSK koşar adım yetişti.

Gönüllü ya da emirle.

Kamu görevi ne de olsa.

"Personelin hukukunu korumak için yaptı" diyen varsa, "Günaydın" derim.

Hem diyene, hem Gnkur. Bşk.lığına.

Kumpası biri söyleyince mi anladılar?

Yüzlerce başvuru, gösteri, çığlık, yazı, mektup, kitap, savunma hiç görülüp duyulmadı mı?

Gene de amaç suçsuz insanların yararına olacak her girişim desteklenmelidir.

Onun için destekliyorum.

Baro girişimi yerinde

TBB Başkanı Feyzioğlu'nun girişimi ve önerileri yerindedir.

Adalet yerini bulsun, elbette, kim karşı çıkar. Tam tersine, tek suçsuz insan tutuklu kalmayana kadar herkes çaba göstermeli.

Ayrıca Feyzioğlu'nun yolsuzluk konusundaki duyarlılığını vurgulaması da son derece olumludur.

İki olay karıştırılmadan yürünmelidir.

Sloganımı yineliyorum: Silivri'yi boşalt, kumpasçıları sorgula!

Unutmadan ekliyorum; yolsuzluğun peşini bırakma!

Damdaki kedi!

Kendi kuyruklarına basılınca nasıl da viyaklıyorlar.

Sanki ilk defa sabah evler basılıyor, basına bilgi sızdırılıyor, masumiyet karinesi çiğneniyor.

Savcılar, polisler operasyon yapılacaklara önceden haber veriyordu sanki.

İktidarın haberi oluyordu; çünkü birlikte planlanıp uygulanıyordu.

Bu kez durum farklı, hedef iktidardakiler, onun için haber veremediler.

Kim öldürdü?

"Bağımsız yargı ölmüş" dedi, Meclis Başkanı Çiçek.

Bir "günaydın" da ona.

2010 referandumunu kim yaptı?

HSYK'yı, AYM'yi, ağır ceza mahkemelerini kim oluşturdu?

Üzerine gelince yargıya, savcılara saldıran kim?

Katil kim?

Aynaya bakmaz mısınız hiç?

Rezillikler!

Nereye el atsalar, başımızı nereye çevirsek rezillik.

İçte, dışta.

TIR olayına bakın. Devletin kurumları birbirine karşı getiriliyor. Yargı kararı çiğneniyor. Aşiret düzeni işliyor.

"İnsani yardım" deniyor, araçta MİT ne arıyor?

"Türkmenlere yardım" deniyor, kolluk güçleri neden önceden bilgilendirilmiyor?

Olmuyor.

Artık dikiş tutmuyor.

Yalan dolanla açıkların üstüne perde örtülmüyor.

Dökülüyorlar, gidiyorlar...

Naci BEŞTEPE - 08 Ocak 2014 - Aydınlık

Son Yazılar