osman gazi oktay

Türban Özgürlük Olamaz!

Bakanlar kurulu kararıyla türban okullara sokuldu.

Sanırım, türbansız okula gidilemeyecek bir sürecin hedeflendiğini söylersek, haksızlık yapmış olmayız.

12 Eylül öncesi ilk ve ortaokullara sokulmamıştı ama, yüksek okullarda özellikle eğitim enstitülerinde kapıda bekleyen türbanlı öğrenciler, başı açık olanlara ’’Kahpe mi olacaksınız?’’ diyerek müdahale ederlerdi.

Yaşananlardan ders çıkartmayanlar ve balık hafızalılar, bu gerçeği unutmuş olabilirler. Böyleleri için, tarih tekerrürden ibarettir.

İktidarı ve muhalefeti, Türkiye’nin ve halkın başka sorunu yokmuşçasına, elbirliği ile türbanı üniversitelerimize soktu.

Anayasa Mahkemesi, AKP’nin kapatma davasına bakarken, AKP’nin böyle bir çalışması olmadığı savunması yapanlar, üzerinden fazla süre geçmeden; inanışı gereği giyinen genç kızlarımızın öğrenim hakkını ellerinden almanın, insan hakkını ihlal anlamına geldiğini iddia ederek, mazlumu oynadılar.

Önceleri sadece üniversite öğrencileri için bu talepleri dillendirenler, ardından kamu işyerlerinde, son olarak ilkokullarda türban uygulaması başlattılar.

Bugün yönetmelikteki’’Başlar açık’’ kısmını kaldıranların, yarın ‘’Başlar kapalı’’ cümlesini ekleyeceklerinden kimsenin kuşkusu olmasın.

Sözde sendika yaptığı basın açıklamasında, ‘’Karma Eğitim Kaldırılsın’’ talebinde bulundu. Borazanlığını yapan gazete de kızlı-erkekli eğitim-öğretim verilen okullarda, tacizin tetiklendiğini(!) manşet yaptı.

Önce liselerde evliliğe izin veren yönetmelik düzenlemesi, ardından emzirme odaları, özel okullarda ibadethane zorunluluğu ile başlayıp, resmi okullara da mescit sokan yönetmelikler, eğitim öğretimde neyin amaçlandığının göstergesidir.

Okullarda dini eğitim verilmezse; toplumda yozlaşma, çürüme ve uyuşturucu kullanımın artacağını iddia eden devlet büyükleri(!), tüm okulları, zorunlu ve seçmeli din dersleriyle imam hatibe dönüştürüldükten sonra, çocuk gelin ve işçilerin sayısının, çocuklara taciz, cinsel saldırı, fuhuş, kadına şiddet, kumar ve hırsızlık  oranlarının arttığını, başında bulundukları kurumların verilerinden bilmezler mi?

10 yaşındaki çocuğun saçından tahrik olan sapkın zihniyet, çözümü kadını eve kapatmakta bulacaktır.

Kadını cinsel meta gören, 8-9 yaşındaki çocukla evlenmeyi normal karşılayan, kendi malı gibi gördüğü için; dövmeyi, bıçaklamayı hatta öldürmeyi hak sayan, çocuğun saçından tahrik olduğu için tecavüzü olağan karşılayan sapkın anlayış, hiçbir zaman özgürlük savunucusu olamaz.

Kadına türban, özgürlük değildir. Önce kafasını kapatma, sonra eve kapatma hedeflenmiştir.

Onlara göre kadın; çocuk doğuran ve yetiştiren, ev işleri yapan ve erkeğin cinsel ihtiyaçlarını gideren, birey kabul edilmeyen, istenildiğinde ‘’Boş ol’’ diyerek baştan savulan, hiçbir hakkı olmayan zavallıdır. İş ve sosyal hayatta yeri yoktur. Demokrasi ve özgürlüğün yakınından dahi geçmezler.
                                                                                                                                    
Ulusal Eğit im Derneği İzmir Şubesi Başkanı
Osman Gazi OKTAY - 03 Ekim 2014 - İzmir

Yazarlar