osman gazi oktay

Öğretmen Olmak!

TBMM’de ‘’Torba Yasa’’ görüşmeleri sırasında, 98. Madde’ye eklenen aday öğretmenin asil olması,

‘’Yazılı ve sözlü sınav’’ dan, ‘’Yazılı ve/veya sözlü sınav’’ şeklinde değiştirildi.

1 Mart 2014’te tüm partilerin, hem yazılı, hem sözlü sınav konusunda ortaklaşarak çıkardığı karar, üzerinden 4 ay geçmeden tekrar değiştirilmiştir.

CHP, MHP ve HDP milletvekillerinin, maddenin geri çekilmesine ilişkin verdikleri önergeler, AKP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

AKP’nin kendi aldığı kararların yıl içinde birkaç kez değişimine alışkın olanlar, bunda yadırganacak bir şey olmadığını düşünebilir.

Milli Eğitim konusunda; çıkartılıp, sonra tekrar iptal edilen pek çok yasa ve yönetmelik var.

Eğitimin bugün içinde bulunduğu durumun sorumlusu, eğitim konusundan bihaber, işin uygulayıcısı eğitimciler ve örgütlerinden fikir almayı gereksiz görüp, onu yaz-boz tahtasına çevirenlerdir.

Eğitim-öğretim sizinle var olmadı, sizinle de yok olmayacak. Yüzlerce yıllık eğitim tarihimizden ders çıkartılacak o kadar çok konu var ki; siz öğrenmek isteyin yeter.

Önceki yıllarda yeterli öğretmen yetiştirilmediği için, öğretmen okullarını ve eğitim enstitülerini yapılan sınavla kazanıp, bitiren adaylar hiçbir sınava gerek duyulmaksızın aday öğretmen olarak atanıyordu.

En geç 2 yıl içinde rehber öğretmeni ve idarecisinin olumlu görüşleriyle, asil öğretmen oluyordu. Öğretmen olamayan yok gibiydi.

Üniversite, akademi, yüksek okul ve enstitüler, 1974 öncesi liseyi bitireni öğrenci olarak kaydederken; 1974’ten itibaren Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı ile öğrenci almaya başladı.

Milliyetçi Cephe hükümetleri döneminde; Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olan eğitim enstitülerine, bu sınav dışında sözlü sınav da uygulanarak öğrenci alındı.

O dönemi yaşayanlar, sözlü sınavın ne anlama geldiğini iyi bilirler.

ÖSYS’den düşük puan alıp, mülakattan aldığı yüksek notla ortalaması yükseltilen sözde ‘’Milliyetçi Gençlik’’, okullara kayıt edildi. Sınavdan yüksek puan, mülakattan düşük puan alan gençlerimiz mağdur edildi.

O gün, Milliyetçi Cephe Hükümeti de bugünkü gerekçeleri ileri sürerek sözlü sınav istemişti.

1980 sonrası, enstitülerde siyasi istismar yapılıyor gerekçesiyle, eğitim fakültelerine çevrilerek, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinden çıkartılıp, üniversitelere bağlandı.

Daha sonra görev alan hükümetler, ülkenin içinde bulunduğu durumu ileri sürerek ihtiyaç duyulan öğretmen atamasını yapmadığından; aday olarak atanacak öğretmenler sınavla alınmaya başlandı.

Öğretmen yetiştiren kurumlardan mezun olan öğrenciler, aday öğretmen olarak atanabilmek için okul sonrası 1 yıl KPSS için hazırlanmaya başladılar.

İhtiyaç duyulan öğretmen ataması yapılamadığı için; ataması yapılmayan öğretmen sayısı 350 binlere dayandı.

Hükümet bu soruna çözüm bulma yerine; sadece yandaşlara öğretmenlik yolunu açacak bir uygulamanın önünü açıyor.

Sözlü sınavda adayın; kavrama, özetleme, ifade yeteneği, muhakeme gücü, iletişim becerileri, özgüven, ikna yeteneği, bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı, topluluk önünde temsil yeteneği ve eğitmenlik nitelikleri ölçülür, değerlendirilir.

Bu nitelikleri tespit için günler yetmez. Her yıl alınan 10 binlerce aday öğretmenin, asil olmasına karar verecek yetkin kişileri, Anadolu’nun her köşesinde bulmak sizce mümkün müdür?

Sözlü sınavlarda haksızlık yapıldığını yargıya taşıdığınızda; kanıtlanması olası değildir. Bu yolda ısrar edilmesinin sebebi; sadece yandaş olanların asil öğretmen olması olabilir mi?

Asil öğretmen olmak için girilen sınava, hiç disiplin cezası almama ve performans değerlendirilmesinden başarılı olma şartları yetmiyor. İkinci bir elemeyle, kaçak varsa temizlenmek isteniyor olsa gerek!

Yapılan düzenleme ile, istenilen yerde sadece sözlü sınav veya yazılı sınav, belli yerlerde hem yazılı hem sözlü sınav yapma yetkisi, bakanlığa verilmiş oldu.

Adaletsiz uygulamaların doğurduğu sonuçları görmek, erdemdir. Ülke tarihi, istenirse bu konuda size rehberlik edecektir.

Herkes bir gün adalete ihtiyaç duyar.                                                             
                                                                                                                                           
Ulusal Eğitim Derneği İzmir Şubesi Başkanı
Osman Gazi OKTAY - 11 Ağustos 2014 - İzmir

Yazarlar