esad putin1 1

Putin’in üç hedefi…

AKP hükümetinin, başından itibaren büyük yanlışlıkla süren Suriye dış politikasındaki tek doğru taktiği, Rusya’nın uzattığı eli tutarak Astana Süreci’ne başlamasıydı.

Ancak o süreç de Erdoğan’ın Esad karşıtlığını sürdürmesi nedeniyle sorunlu yürüyordu.

Şimdi o “tek doğru taktik” de ciddi risk altında…

AKP hükümetinin Barış Pınarı Harekâtı’nı Şam’a rağmen başlatması ve “Şam’la diyalog” çağrılarına kulak tıkayarak sürdürmesi, Astana İttifakı’nda ciddi sıkıntıya dönüşüyor.

Aktif çekimser!

İran, net bir şekilde Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna askeri harekâtına karşı çıkıyor. Moskova ise Erdoğan’ın Trump’la “kısmi uzlaşısına” dayalı Barış Pınarı Harekâtı konusunda kendi çıkarları nedeniyle “aktif çekimser.

Moskova, Türkiye’nin askeri harekâtı ile Trump’ın Suriye’den askerlerini çekme kararını uygulayabilmesi arasında olumlu bir doğru orantı görüyor.

Kremlin için Suriye’deki tüm sorunların en başında geleni ABD’nin Suriye’deki varlığıdır. Bu sorunu ortadan kaldıracak her gelişme, Moskova için değerli.

Kremlin, ABD çekildikten sonra nasılsa işlerin daha kolay çözüleceğini öngörüyor. Bu hedefin gerçekleşmesi için de potansiyel riskleri baskılayarak Türkiye’nin askeri harekâtını şu denge üzerinde tutmaya çalışıyor: Şam’la diyaloğa zorlamak ve Trump’la kapsamlı bir işbirliğine dönüşmesini engellemek.

Moskova’nın mesajları …

Kremlin ilk günden itibaren harekâta desteklerinin “her durumda Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması koşuluna bağlı olduğunu” belirtti. Zira Moskova, Ankara’nın sahadaki kimi uygulamalarının Astana Süreci’nde dile getirilen “Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasal birliğini savunma” sözüyle çeliştiğini dikkatle not ediyor.

Aynı nedenle, Kremlin dışında, Rus parlamentosunun üst kanadı Federasyon Konseyi ile alt kanadı Duma’dan da Ankara’ya uyarılar geliyor:

Örneğin Federasyon Konseyi’nin Dışişleri Komitesi Başkanı Konstantin Kosaçev,Türkiye’nin Suriye’ye başlattığı harekâtın bölgedeki durumu olumsuz etkileyeceğini” savunuyor.Örneğin Duma’nın Savunma Komitesi Başkanı Vladimir Şamanov, Moskova’nın “Kürt nüfusun çıkarlarını dikkate alacak” şekilde görüşme masası kurması gerektiğini savunuyor.

Putin’den iki çıkış…

Putin, şimdi tüm bu çok parametreli denklemleri çözmek üzere taktik bir hamle başlatmış durumda. Putin bu amaçla harekâtın 3. ve 4. gününde ikisi birbiriyle ilintili iki mesaj verdi.

Putin’in öncelikle verdiği mesaj, ABD’nin Türkiye’nin kucağına bıraktığı IŞİD sorunuyla ilgiliydi: “Türkiye’nin Suriye’deki harekâtı neticesinde esir alınmış olan IŞİD militanları kaçabilir, Ankara’nın bu durumu kontrolü altına alıp alamayacağı konusunda emin değilim.”

Putin’in ikinci mesajı ise TSK’nin Suriye’deki varlığının hukuki durumuna ilişkindi: “Suriye topraklarında yasalara aykırı olarak bulunanlar bu bölgeyi terk etmeli ve bu tüm ülkeler için geçerli. Eğer Suriye’nin gelecekteki meşru yönetimi, ülkede Rus silahlı kuvvetlerinin bulunmasına gerek duymadığını açıklarsa, bu durum Rusya için de geçerli olacak.

Peki, Ankara’yı sıkıntıya sokacak bu açıklamalar ne anlama geliyor?

Moskova çok açık bir şekilde Şam’la işbirliğine dayalı sürdürülmeyen askeri harekâtın hem sahada hem uluslararası hukuk alanında karşılaşacağı büyük zorluklara dikkat çekerek, Ankara’ya “Şam’la işbirliği”nin artık zorunlu olduğunu belirtiyor!

Kremlin’in amacı…

Moskova, ABD’yi dışarıda tutacak bir süreci tesis edebilmek için üç yol belirlemiş durumda:

1. Ankara’yı Şam’la diyaloğa zorlayarak, Erdoğan-Trump uzlaşmasını ortadan kaldırmak.

2. Şam ile PYD arasında diyalog başlatarak, harekât nedeniyle sorunlu hale gelen ABD-PYD ilişkisini asgari seviyeye indirmek; ABD’nin Kürt kartını elinden almak.

3. Bu iki konuda ay sonuna kadar önemli bir gelişme sağlayarak Anayasa Komitesi toplantısını kararlaştırılan takvimde başlatabilmek.

Kremlin, bu üç hedefi gerçekleştirmek üzere diplomatik girişimler başlatmış durumda.

Kısacası sadece Ankara’dan değil, Moskova’dan, hatta Tahran’dan ve Bağdat’tan görünen ihtiyaç da aynı: Ankara’nın Şam’la işbirliğine “artık” girmesi!

Çünkü tüm sorunların en sağlıklı çözümü buradan başlıyor!

Mehmet Ali GÜLLER - 14 Ekim 2019

Yazarlar