ethem gonenc

Havzaların stratejik anlamı ve önemi!

Kuşkusuz doğanın devletleri “akarsu, göl, kıyı havzaları” iken,

imparatorlukları “deniz havzaları”dır. Gelecek öngörüm; devletlerin veya devletlerin bir araya gelerek oluşturacağı birliklerin, insanlığın büyük acılar yaşamasına neden olsa da havzalara göre yeniden şekilleneceğidir

Havza nedir?

Su, havzalar içinde var olur. Havzalara düşen yağışlar toprakta akışa geçerek havzalardaki akarsuları, gölleri, körfezleri, haliçleri, lagünleri, tüm sulak alanları ve denizleri besler. Bu yağışın, toprağın derinliklerine sızan kısımları yeraltı sularını oluşturur ve bunlar da sonunda yine havzalardaki yüzeysel su kaynaklarına boşalır. Dünyanın neresinde olursak olalım, mutlaka bir havzadayız demektir.

Küresel ölçekte yerküremizin kendisi en büyük havzadır. Bu havzanın su kaynağı okyanuslar ve denizler; havzaları da kıtalardır. Örneğin, Karadeniz Havzası hem Avrupa hem de Asya kıtalarının bir kısmını; Akdeniz Havzası ise Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarının bir kısmını içine alır.

Deniz havzaları içinde, bu denizlere boşalan akarsuların havzaları yer alır. Akarsu havzaları; Fırat, Dicle, Kura veya Tuna nehirleri havzalarında olduğu gibi, bazen birden çok ülkenin topraklarını barındırır. Bunlara genel olarak “sınır aşan sular” denmektedir ve bu sular siyasi olarak çok çeşitli sorunlara gebedir. Yurdumuzun da akarsularımıza ve göllerimize göre belirlenmiş 26 havzası bulunmaktadır (www.dsi.gov.tr). İlerleyen haftalarda bu havzaların özellikleri ve sorunları tek tek irdelenecektir.

Neden havzalara yerleştik?

İnsanoğlu var oluşundan bu yana yerleşimleri için tarım, ticaret, sanayi, ulaşım gibi etkinliklerinde sudan yararlanmak üzere, genellikle su kaynakları kıyılarını tercih etmiştir. Buralarda oluşturdukları kültürleri yansıtan kırsal ve kentsel dokuların geri planında, doğal sistemin kullanımına göre şekillenmiş ticari bir potansiyel bulunmaktadır. Günümüzde binlerce yıllık geçmişe sahip Avrupa ülkelerinin nüfusunun büyük kısmının, 50 kilometrelik bir kıyı bandına yerleşik olması asla bir rastlantı değildir.

Yapılan yüzlerce araştırma, dünyanın ilk besi üretim merkezinin Fırat-Dicle Havzası (Mezopotamya) olduğunu (arkadan Missisipi, Nijer, Nil, Amur, Amazon ve Yeni Gine Havzaları gelmektedir) ve burada yetiştirilen ürünlerin diğer kıtalara yayıldığını, ayrıca insanların da iklim değişikliği veya yeni kaynaklara ulaşma gibi nedenlerle bu havzalardan diğer havzalara göç ettiğini kanıtlamıştır.

Havzalar, doğanın devletleri midir?

Hiç şüphe yok ki doğanın devletleri/federal devletleri “akarsu, göl, kıyı havzaları” iken, imparatorlukları “büyük deniz havzaları”dır. Günümüzde insan tarafından oluşturulan sosyœkonomik sistemin (SES) bir ürünü olan ülke sınırları, doğal sistemin oluşturduğu havza sınırlarına uygun olmadığı için, aynı havzada konuşlanmış ülkeler arasında su ve doğal kaynakların paylaşımı nedeniyle çeşitli çatışmaların çıkması kaçınılmazdır. Halen süregelen Ortadoğu’daki, Kuzey Afrika’daki ve Türkiye’deki çatışmalar bunun tipik örnekleridir. Gerek ABD, gerekse AB bu çatışmalardan yararlanarak, tüm Akdeniz Havzası’nı ve kaynaklarını kontrol etmeye çalışmaktadır. BOP’un özü de budur. Geçmiş yüzyıllarda da büyük havzalar ölçeğinde imparatorluklar (Roma ve Osmanlı gibi Akdeniz Havzası imparatorlukları) kurulmuştur.

Havzalarımız için ne yapmalıyız?

İlkesel olarak stratejik öneme sahip su kaynaklarımızın yönetiminin, bu kaynakları içinde barındıran “havzalarımızın sürdürülebilir yönetimi” ile bütünselleştirilmesinin gerekli ve zorunlu olduğunu içselleştirmeliyiz. Bunun için her şeyden önce uluslararası su politikalarını dikkatle izleyerek, kısa, orta ve uzun vadeli su stratejilerimizi ve sürdürülebilir havza yönetim stratejilerimizi, havzanın tüm paydaşlarıyla birlikte belirlemeliyiz. Bu stratejilere uygun olarak, havzalarımızın ekosistemini gelecek kuşaklarımıza sağlıklı bir şekilde devretmek üzere, tüm havzalarımız için iklim değişikliklerinin etkisini de göz önüne alan yönetim planlamaları yapmalı ve havzalarımızın arazi kullanımlarına buna göre karar vermeliyiz. İlerleyen haftalarda bunları nasıl yapacağımızı anlatacağım.

Ethem GÖNENÇ - 07 Mart 2014 - Aydınlık

Son Yazılar

Mostly cloudy

9°C

Istanbul