higgs_bozonu9_225

"CERN’in Higgs parçacığını buluşu çok büyük bir problemi açığa çıkartmış oldu!"

Artık “bu bir keşiftir!”

CERN’in hafta başında Higgs parçacığını bulduğunu duyurmasıyla bir kez daha bu önemli keşif kamuoyunda tartışma yarattı. Çok sayıda yanlış iddianın ve hurafenin de ortaya atılmasına neden olan tartışmanın aslını, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nden Prof. Durmuş Ali Demir’e sorduk.

Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’nin (CERN) 4 Temmuz’da yaptığı basın toplantısında, uzun zamandır üzerinde tartışmalar bulunan Higgs parçacığını bulduğunu açıklamasıyla bir kez daha kamuoyunun konuya olan ilgisi arttı. Bu önemli keşif gazetelerin sayfalarında boy gösterirken, aslı olmayan, yanlış ya da çarpıtılmış çok sayıda iddia da gündeme geldi.

************************************************************************

durmus_ali_demir_izmir_yuksek_teknoloji_enstitusu

Muhabirimiz Mehmet Ali Olpak, konunun aslını İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Fizik Bölümü’nden Prof. Dr. Durmuş Ali Demir’e sordu.

Mehmet Ali OLPAK >>> CERN Higgs benzeri bir parçacık görüldüğünü açıkladı. Daha önce de bir takım sinyaller görüldüğünü ancak bunların bir keşif için yeterli olmadığını söylemişlerdi. Bunu bir miktar açıklayabilir misiniz? Deneysel hassasiyet haricinde bir keşif yapıldığını açıklayan elde ne var?

Durmuş Ali DEMİR >>>  Dün açıklanan, öncelikle, bir buluş. Bu bir gösterge filan değil, kesinlikle bir buluş. Bunun da bilimde bir kriteri var. Bilimde bir şeyin keşif olup olmadığına dair kesin bir kriterimiz var, o da şu: Bu sinyalin var olan modelden kaynaklı bir istatistiksel dalgalanma olma olasılığı üç buçuk milyonda bir.

Bir eksi 1/3500000 ihtimalle bu şey yeni bir sinyal. Yani bu yeni bir parçacık… Bu parçacığın özelliği, iki fotona ve dört müona bozunuyor. Bu kadar. Yani yeni bir parçacık bulundu buna isteyen istediği ismi koyabilir, bunun özelliklerinin tespit edilmesi gerekiyor. Ama bilebildiğimiz kadarıyla bu parçacık kuantum etkileri çerçevesinde ana kanal olarak iki foton ve dört müona bozunuyor.

Mehmet Ali OLPAK >>> Bu özellikler anladığımız kadarıyla standart modeldeki Higgs mekanizmasına uyuyor.

Durmuş Ali DEMİR >>>  Uyuyor.

Mehmet Ali OLPAK >>> Peki, bunun dışına çıkabileceğini ima eden bulgular var mı? Yoksa tam olarak Standart Model (SM) Higgs’i bulundu diyebilir miyiz?

Durmuş Ali DEMİR >>> Hayır diyemeyiz. Şöyle söyleyeyim: 2012’de alınan verinin yalnızca üçte birini analiz ettiler. Üçte ikisine henüz el sürülmedi. Bu üçte ikilik veri dâhil edildiğinde, Higgs modelinin gerektirdiği tüm bozunma kanalları dâhil edildiğinde karşımıza çıkacak resim daha belirleyici olacak.

Şu an bulunan şey: Bir yeni parçacık var, bir eksi 1/3500000 ihtimalle… Başlıca bozunma kanalı iki foton ve dört müon. Başka bozunma kanalları var mı bunlara tek tek bakılması gerekir. Bütün bu kanallar tek tek tespit edildiğinde, gözlemlenen bu parçacığın değişik son durumlara dallanmaları tek tek ölçüldüğünde çıkan sonuç SM ile uyumlu olursa, bu SM’deki Higgs bozonu olacak.

Değilse, tabii ki yeni bir fizik modelini öngördük diyeceğiz. Bu nedenle o konuda şu an emin değiliz. Ancak şu var, bu kadar düşük veri düzeyinde bile, SM’deki etkileşme sabitleri yerine konulduğunda, deneyle arasındaki fark çok çok az. Bu demektir ki, büyük olasılıkla SM Higgs’i çıkacak karşımıza. Yeni bir Higgs çıkma ihtimali var mı? Elbette var ama büyük olasılıkla SM Higgs’i çıkacak karşımıza.

Mehmet Ali OLPAK >>> ATLAS ve CMS deneylerinde de Higgs parçacığı gözlemleri yapılabildi. Bu iki deneydeki işlenmiş verilerin statüsü aynı mıdır? Aynı hassasiyette midir? Bunun bir önemi olmayabilir, ancak bunlar farklı deneyler, bu nedenle bu soruyu soruyoruz.

Durmuş Ali DEMİR >>> Bundan birkaç yıl önce, bir problem yaşandı. Yine CMS ve ATLAS bir ölçüm yapmışlardı. Ölçülen şeyle ilgili veri çok azdı. Bir sonuç çıkarmak imkânsızdı. Bu nedenle, CMS bir analiz yaptı ama yayınlamadı. Aynı, hatta daha az veri ile ATLAS bir yayın yaptı ve “biz bir şey bulduk” dediler. Çünkü farklı yöntemler kullanmışlardı.

Daha sonra CERN bir karar aldı. Bütün deneylerde bir ve yalnız bir yöntemin kullanılması kararlaştırıldı. Başka bir yöntem kullanmak yasaklandı. Bütün sonuçlar tek bir yöntem üzerinden analiz edilecek. Bu nedenle emin olabilirsiniz ki her iki deneydeki yöntem de aynı. Her iki deney de kör deney, yani birbirlerinden habersizler.

Üstelik analizi yapanların gerçek verinin ne olduğundan haberleri yok. Bu nedenle zaten kimse dışarı sızdıramadı sonuçları. Sahte verilerle çalıştırdılar, sonradan son anda gerçek verilerle analiz yapıldı. Bunun için sonuçtan eminler. Sonuç son derece sağlam… Tarihimizde yapılmış en karmaşık, en yüksek hassasiyetli deneylerden birisi olduğunu söyleyebilirim.

Farklılık belli oranda tabii ki var. CMS’in bulduğu sonuç 4,9 sigma, diğeri tam 5,0 sigma deniyor. Bu çok küçük bir fark… Önemli olan şu ki, ikisi de keşif sınırını yakaladılar. Artık “bu bir keşiftir” dediler.

Mehmet Ali OLPAK >>> Bu durumda süreç bir süre daha devam edecek anlaşılan. Anladığımız kadarıyla yine CERN’de yapılacak çok fazla iş olacak. CERN’in geleceği daha da açılmış gibi görünüyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Durmuş Ali DEMİR >>> “Higgs’i belki bulduk, ancak ona eşlik edecek hiçbir parçacık yok. Yani aslında biz çok büyük bir problemi ortaya çıkarmış olduk!”

Aslında şu an çok büyük bir sıkıntı içindeyiz. Veriler artacak, daha çok analiz yapılacak, hassasiyet artacak vesaire, ancak mevcut verilerin düzeyinde bile Higgs adayı olan bu parçacık dışında hiçbir parçacık görülemedi. Bu çok büyük bir sıkıntı. Nedeni de şu: Hassasiyet artsın ya da artmasın, biz eğer bu enerji ölçeğini doğru anlamışsak Higgs’e ilaveten bir takım yeni parçacıkların ortada bulunması gerekiyor. Bunun nedeni bizim zevkimiz değil, Higgs parçacığının kendisidir.

Higgs parçacığının çok temel bir problemi var. O da şu: Higgs alanını klasik resimde düşünürseniz çok iyi anlıyorsunuz. Bu alanın özellikleri şunlardır, bu özellikleri şöyle anlayabiliyoruz diyebiliyorsunuz. Örneğin kuarklar nasıl kütle kazandı? Çok iyi anlıyorsunuz, klasik alan teorisi kavramları çerçevesinde, bir sorun yok. Ancak açık ki 10-18 m mertebesinde mesafelerde doğanın kuantum mekaniği çerçevesinde işlemesi gerekiyor. Dolayısıyla bu alanın uyduğu kanunlar kuantum kanunları olmalı.

Ancak kuantum etkileri işin içine dâhil edildiğinde Higgs çıldırıyor! Higgs yerinde duramıyor, bulunması gereken ölçekten 1016 kat daha büyük bir ölçeğe sıçrıyor. Newton sabiti düzeyine düşüyor. Bu problemi alt edebilmek için ihtiyaç duyduğumuz şey şu: Yeni parçacıklar, etkileşimler, özellikler olmalı bu civarda…

Öyle ki, Higgs’i kuantum etkilerine karşı kararlı hale getirsin. İşte şu anda bizim yaşadığımız en büyük sıkıntılardan birisi bu. Higgs’i belki bulduk, ancak ona eşlik edecek hiçbir parçacık yok. Yani aslında biz çok büyük bir problemi ortaya çıkarmış olduk!

Mehmet Ali OLPAK >>> Yani yine büyük bir keşfe, bir problemin çözülmesi değil daha büyük bir problemin ortaya çıkması eşlik ediyor?

Durmuş Ali DEMİR >>> Aynen öyle. Şu anda teorik fizikçiler için ve deneysel fizikçiler için ayrı ayrı iki ilginç görüntü oluştu. Teorik fizikçiler oturup düşünmeliler, bu parçacık nasıl oldu da kendi kendini kararlı hale getirdi? Nasıl oluyor da burada bulunabiliyor? Bundan sorumlu olan nedir? Deneyciler de çok daha yüksek hassasiyetle çalışıp, örneğin SUSY (süper simetri) gibi daha başka çerçevelerde de yeni parçacıklar görmeyi ummalılar.

Mehmet Ali OLPAK >>> Peki, LHC’nin şu anki durumunda bu konuya dair bir umut var mı?

Durmuş Ali DEMİR >>> Hayır, şu anda hiçbir sinyal yok bakılan kanallarda. Ancak tabii ki verilerin üçte ikisi henüz analiz edilmedi. Analiz edildiği zaman bakılmaya devam edilecek. Bir kanalda eksiklik, fazlalık, herhangi bir değişiklik varsa, SM’ye göre, orada kendini gösterecektir. Bildiğimiz parçacıklar ile ilgili çarpışmalara baktığımız için, bundaki bir değişiklik bize yeni bir şey olup olmadığını söyleyebilir.

Tamamıyla yeni parçacıklar gözlemek istiyorsak, ona yönelik çalışmamız gerekir, onu da şu anda CERN’de yapıyorlar. Öngörülen yeni parçacıklar acaba var mı? Şu ana kadar hiçbir yeni sinyale rastlanmadı. Belki de beklenenin dışında bir şey çıkacak. Şu an bilmiyoruz.

“Şu anda, deprem konusunda başımıza geldiği gibi, herkes değişik bir şey söylüyor ve olayın aslı çoktan kayboldu. Yalan bile değil, korkunç bir şey. Yeni bir farmakoloji gibi akla hayale gelmeyecek, bilgisizlikten veya bilmediği konuda bile konuşmaktan kendini alamayan insanların, bilim insanı olmanın ne demek olduğunu anlayamamış kişilerin ortaya çıkarttıkları bir şey bu. soL gibi ciddi yayınlar doğru haberler yapmaya devam etsinler, bize yetecek. Halk sonunda doğru bilginin nereden gelebileceğini algılayacaktır.”

*** *** ***
Mehmet Ali OLPAK >>> Son olarak teknik detayların da dışında bir şey sormak istiyorum. Malumunuz, şu an ülke basınında da uluslararası basında da bu konuya büyük ilgi var. Yanlış anlamalar ve bundan kaynaklı yanlış aktarımlar da çok fazla. Bu yanlışlar bilim ve teknoloji konusunda haberler, değerlendirmeler yazan insanlara kadar ulaşmış durumda.

Fizikçiler herhangi bir kavramın neden yanlış anlaşılabileceğini kendi yaptıkları iş üzerinden anlayabiliyorlar; örneğin “teorik altyapısı bilinmiyor, o nedenle yanlış anlaşılıyor” diyebiliyorlar. Sizce bunun ötesinde başka sıkıntılar var mı? Ya da gazetecilerin daha doğru anlayabilmesi için ne yapmak gerekir?


Durmuş Ali DEMİR >>> Bu bahsettiğiniz kirlenmeden ben de şikayetçiyim. Önceki gün Hürriyet gazetesine bir demeç verilmiş. Emekli hocalarımızdan birisi vermiş bu demeci. “Higgs ile yeni bir farmakoloji bile çıkacak” demiş. Bunu nasıl anlatsam? Öncelikle bilim insanlarımız kendi yaptıkları işe saygı duymalılar. Bilim insanlarımız yaptıkları işe saygı duyup ciddi çalışırlarsa topluma büyük katkıda bulunurlar.

Bir emekli profesör böyle yanlış bilgi verirse toplum yanlış bilgilenir. Gazeteci de yanlış bilgilenir. Herkes her şeyi yanlış anlamaya başlar. Bu nedenle bu olayların çok yalın bir şekilde anlatılması, yansıtılması lâzım. Kurumları otorite haline getirmeyi düşünmem ama örneğin TÜBA gibi, TÜBİTAK gibi bir kurum ya da belli bir üniversite, örneğin ODTÜ için denilmeli ki, “bu kurumun bir bürosu var, bu büro bu konuda yetkin, kendini kanıtlamış, ilgilenen kimse onunla bağlantı kuracak, doğru bilgiyi alacak, biz de doğru bilgiyi onlardan alacağız.” Böyle olsa belki çok daha doğru olacak.

Higgs’ten yeni bir farmakoloji filan doğmayacak, her şey olduğu gibi işlemeye devam edecek. O zaten yerinde duruyordu, biz de gittik bulduk. Peki, bir işe yarar mı? Bilmiyorum, belki iki yüzyıl sonra yarayacak.

Belki bu parçacığı kullanarak bir takım prosesler geliştirecekler, ama bu farmakoloji olmayacak, bunu söyleyebilirim. Bilim insanlarımız, bilim insanı olmalı. Feynman’ın dediği gibi, dürüstlük çok önemli, neyin nerede başlayıp nerede bittiğini söylememiz lâzım. Problem şununla da ilgili: Her profesör bilim insanı değildir. Ve bu ülkede çok profesör var.

Mehmet Ali OLPAK >>> Bu gerçekten çok açıklayıcı oldu, çünkü belki herkesin aklından geçiyor ama insanlar söylemeye cesaret edemiyorlar.

Durmuş Ali DEMİR >>> Durum gerçekten bu. Çok az bilim insanı var ülkemizde. Ve topluma yazık ediyorlar, toplumu yanlış bilgilendiriyorlar. Bu nedenle toplumumuz saçma sapan şeylerin peşinden gidiyor. Toplumu bilgilendirmek de bizim görevimiz olacak bir de. Ağzımızı açınca biz aydınız, ilerideyiz, bilimsel çalışma yapıyoruz diyoruz.

Gerçekten öyleysek bunun gereğini yapalım. Toplumu doğru bilgilendirelim. İnsanları, basını doğru bilgilendirelim. Yalan yanlış bilgiler insanlığa, bilime hakarettir. Kepler’den beri oluşturulan birikime, Newton’un emeklerine, hepsine hakaret bu. Böyle yapan insanların hangi arada profesör yapıldığı da muamma. Ne yazık ki halen de bu durum devam ediyor.

Söyleşi : Mehmet Ali OLPAK - 07 Temmuz 2012 - HabersoL
http://haber.sol.org.tr/

**************************************************************************
Prof. Dr. Durmuş Ali DEMİR, halen İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Fizik Bölümü’nde görevli olan Prof. Dr. Durmuş Ali Demir, Türkiye’de teorik fizik alanında çalışan en önde gelen bilim insanlarından birisi. Prof. Dr. Demir’in araştırmaları özellikle süpersimetrik standart model, ekstra boyutlar ve genel görelilik üzerine yoğunlaşıyor.

Son Yazılar

Mostly clear

22°C

Istanbul