hakimiyeti_milliye_gazetesi225

Bir Hamle... Bir Ayaklanma!

Bursa’yı da tahliyeye mecbur kaldık…

Bu öyle bir olaydır ki... Bütün Türklerin başlarının üstünde bir dünya parçalansa bu kadar müthiş olamazdı!.. Sultan Osman’ın türbesi Yunan atlarının kişnemelerini duysun! Bu hiçbir zaman hatırımızdan geçmezdi.

Fakat bu bir gerçektir…

Acı, acıklı, yakıcı, yırtıcı, vahşi bir gerçek!..

Türk saflık ve soyluluğunun bütün iyi yanlarını asil ruhunda toplamış olan Sultan Osman, Türk kahramanlığının, Türk fedakârlığının, Türk asalet ve soyluluğunun timsali idi… Türkler her günahı işleyebilirler. Türkler her hataya düşebilirler, fakat bu korkunç günahı işleyemezlerdi… Ve sonuç olarak bunu da yaptık!.. Dün peygamberimizin kabrini, bugün de birinci Türk sultanının türbesini bıraktık; birine İngiliz girmişti, buna da Yunan girdi!

Ne olduk? Dün hilafet kapılarının dünyanın gözlerini kamaştırarak savunan Türklere bugün ne oldu? Evet, bize ne oldu ki, Bursa’yı olsun savunamadık?..

Bu her sözcüğü başka bir ok taşıyan sorular karşısında, nasıl bir yanıt verebileceğimizi bilmiyoruz. Yalnız görüyoruz ki, aramıza geçimsizlik girdi, kargaşa, arabozuculuk ve bölücülük sokuldu… Bir an için olsun, gerçeği görmekte kararsızlığa ve duraksamaya düştük. Düşmanlar da bu kararsızlık ve duraksama durumumuzdan yararlandılar. Küçük bir baş dönmesi, küçük bir göz yanılgısı…  Fakat düşmanlara verdiği fırsatın sonuçları bakımından, yarınlar için ne kadar büyük bir hata!.. Hata değil, cinayet… Cinayetlerin en kötüsü!..

Yalnız içimizde bir teselli vardır. Bu teselli “hata”nın anlaşılmış olmasıdır… Hata anlaşılıyor ve Türkler, malları ve mülkleriyle fedakârlığa karar veriyorlar!..

Bizi mahvetmek isteyen düşmanların içimize soktukları geçimsizlik, kargaşa ve bölücülük, bu yönde sonuçsuzluğa mahkûm olunca, ne büyük bir mutluluk olacaktır… Çünkü her şey hazır ve her şey vardır… Bir hareket bütün cehennemleri, cennet yapacaktır!

Bir düşünelim: Bütün dünya yüzünde herşey bizim yanımızdadır ve bizden yanadır… Maddi araçlar bakımından pek güçlü olan düşmanımız, içinde bulunulan süreçte manen o kadar çaresizlik içindedir ki, bu davayı pek az ve pek kısa bir süre içinde tümü ile tamamen kazanmamız için, sadece kazanmaya karar vermekten başka bir şey gerekli değildir. Manen ve siyaseten o kadar müsait bir durumdayız ki, eğer İstanbul’un ihaneti olmasaydı, bugün ülke rahat içinde bulunacaktı. Eğer İstanbul’un o feci ihaneti olmasaydı, bugün eski yaralarımızı sarmakla meşgul olacaktık ve düşmanlar bize hiçbir şey yapamayacaklardı.

Bizi mahvetmek isteyen düşmanlar, aramıza geçimsizlik, kargaşa ve bölücülük sokmak için İstanbul’daki hainlerin desteğini arkalarına alınca, her şey altüst oldu ve böylelikle Anadolu eski ve köhne İstanbul’un yeni ve müthiş bir ihanetine daha uğradı.

Bugün o İstanbul, Anzavur çeteleriyle ve Yunanla beraber ve omuz omuza tüfek atarak karşımıza çıkıyor. Cami yıkıyor, düşmana manen ve maddeten öncülük ediyor. İşte bu, düşmanların son silahları ve son kurşunlarıdır; işte onu da kullanıyorlar. Türk’ü öldürmek için dün yalnız İstanbul‘un hainlerini göndermişlerdi. Bugün ise, hem İstanbul hainlerini ve hem de Yunanlıları gönderiyorlar!

Fakat Cenabı Hakk’a çok şükürler olsun ki, düşmanın bu son kurşunu da Türk’ü öldüremeyecek! Son gelen haberlerden anlıyoruz ki, Türkler gerçeği anlamaya ve düşmana karşı yürümeye başlamışlardır.

Karşımızdaki düşman, pek kötü koşullar içerisindedir. Bir hamle, bir gayret, bir canlanış ve bir ayaklanma tıpkı bir şimşek hızı ile bütün davayı kazanacak, Maraş’lara, Antep’lere, Bursa ve İzmir’leri ilave edebilecektir.

Evet, bir hamle ve bir ayaklanma!..

Dünya koşulları bizden yana dönmektedir. Doğu ve Batı mazlumlar için çalışıyor. Talih ve Cenabı Hak istiyor ki, Türk artık kurtulsun ve sürekli bir kuruluşla kurtulsun!.. Doğudan dostlar, kardeşler göğüslerini yeni yeni inançlarla şişirerek imdadımıza koşuyorlar. Batı’da emperyalizmin kalesi her gün yeni bir siper daha terk ediyor. İstanbul’da hainler tiril tiril titreşiyorlar. Güney’de din kardeşlerimiz bizimle beraber silaha sarılmış bulunuyorlar. Bütün bu iyi ve olağanüstü uygun koşullar içinde kirli bir Yunan ordusuna karşı mı geleceğimizi kaybedeceğiz?

Hayır, imkânı yok; fakat, bir hamle ve bir ayaklanma!..  Bir an için bize bu gerekli!..

Hakimiyet-i Milliye Yazıları (14)

Mustafa Kemal ATATÜRK

**************************************************************
Günümüz Türkçesine Uyarlayan : Özge HAKSAL
http://www.dnm-ler.com/

ozge_haksal

Son Yazılar

Mostly cloudy

9°C

Istanbul