ataturk225 

Kurtuluş Savaşı’ndan intikam alıyorlar!

Bir kez daha tüm ciddiyet ve inancımla tekrar etmek istiyorum ki,

emperyalist Haçlılar; İslam âlemi diye anılan dünyaya gelip Kâbe’nin yıkılması şartıyla Anıtkabir’i yıkmayı teklif etseler, gözünü kırpmadan “Evet!” diyebilecek ‘Müslüman’ yaftalı pek çok imansız alçak bulurlar.

Kurtuluş Savaşı’nı kirletme operasyonu, ABD ve İngiliz gizli servisleriyle eşgüdümlü çalışan Haçlı strateji merkezlerinin çizdiği rota ve belirlediği program çerçevesinde çok sinsi ve şeytanî bir süreç izlenerek yürütülmektedir.

Bu tahrip operasyonundan birkaç örnek vereceğiz. Sondan başlayarak geriye doğru gidersek, ilk örneğimiz Vahdettin’e övgü veya Vahdettin’i aklama kampanyasıdır. Patrikhane’nin ekümenikliği yoluyla Suriçi İstanbul’u Bizanslaştırmak isteyenlerin tezgâhladığı bu oyun, âlet olarak kullanacak bazı zavallılar elbette bulacaktı. Buldu.

Vahdettin’i bir biçimde aklamaya yönelik bir operasyon, tevilsiz ve tartışmasız, Kurtuluş Savaşı’nı ve Cumhuriyet’i bir biçimde kirletme operasyonudur.

Bir başka örnek, Ermeni Soykırımı hezeyanıdır.

‘Müttefikimiz, hem de stratejik müttefikimiz’ (!) ABD’de eyaletlerce kabul edilen tasarıya göre, Kurtuluş Savaşımız açık bir insanlık suçudur. Ve bu suçun baş sorumlusu da Mustafa Kemal Atatürk’tür. ABD’de yuvalanmış bazı alçaklar, Atatürk’e ‘Kasap Kemal’ diyecek kadar şerefsizleşebilmektedirler.

Önünde secdelere eğildikleri ABD işte böyle yapıyor. Bunu yapana ‘stratejik müttefik’ mi denir, yoksa ‘stratejik sömürgeci’ mi?

Bu soruyu kim soracak? Özel çerçevede aydın, genel çerçevede ise basın soracak.

Ne yazık ki, basının ‘ulusal’ denen holdingleşmiş kısmı, ‘stratejik sömürgeciliğin öncü kuvveti, mandacı, mütarekeci’ lakaplarıyla anılır bir duruma gelmiştir.

Bu basın, İslam’ın büyük vicdanı Mehmet Akif’in dediği gibi: “

Şimdi Allah’a söver, sonra biraz bol para ver,

Hiç utanmaz, protestanlara zangoçluk eder.”

Akif, büyük bir öngörüyle, Türkiye’de aydın denen birçok karanlık tipin mülkiyet ve şahsiyet belgesini önümüze koyuyordu.

BATI EMPERYALİZMİNİN KAHPELİĞİ!

ABD’de, Ermeni soykırım yalanıyla ilgili hazırlanan bir tasarıda Kurtuluş Savaşı’nın Doğu ve Güney cephelerindeki harekât soykırımla suçlanmıştır. Aynı tasarının 2. maddesinde ise ‘Yunan ırkına karşı işlenmiş suçlar’ adı altında Yunanlılara da soykırım uygulandığı dile getirilmiş, yani Kurtuluş Savaşı’nın Batı cephesi de soykırım icra etmekle suçlanmıştır. Tasarıda, Kurtuluş Savaşımız, ‘insanlık karşıtı suçun bir örneği’ olarak gösterilmektedir. (Cumhuriyet, 15-17 Nisan 2005)

Öte yandan, üyesi olmak için her şeyimizden vazgeçmeye hazır olduğumuz AB’nin en büyük ülkesi Almanya’nın istihbarat şeflerinden, Türk ve Atatürk düşmanı Tessa Hofmann, 1994 yılında yayınlanan ‘Ermeniler ve Ermenistan’ adlı kitabında şu akıl dışı kinci iddiaları öne sürüyor:

“İttihatçılar, gözlerini kan bürümüş ırkçılardı. Mustafa Kemal ise iki milyonu aşkın Ermeni ve Rum’un katilidir. Van, Erzurum, Bitlis ve Trabzon, Ermenilerin yurdudur.”

Kurtuluş Savaşı, ABD açısından, Huntington tezini yalanladığı için, AB açısından da kendilerini tokatlayıp hayallerini yıktığı için kirletilmesi gereken bir ‘düşman olay’dır.

Yaşar Nuri ÖZTÜRK - 31 Ağustos 2015 - Aydınlık

Son Yazılar