afrikali kole zincire vurulmus bir kadin2

ABD’de Zenciler ve Kızılderililer her zaman aşağılandı...

ABD de siyahî George Floyd polis Derek Chauvin tarafından boynuna diz kapağı ile sıkılarak öldürülmesi sonunda gelişen protesto olaylarını izliyor olmalısınız.

300 yıl kadar önce, Afrika yerlileri teker teker Afrika’dan yakalanıp gemiler dolusu zincire vurularak ABD ne götürüldüğünü de anımsayınız. 300 yıldır ve de Amerika’nın keşfinden (1492 den) bu yana, Amerikan yerlisi Kızılderili ile Amerika’ya taşınan zencilerden milyonlarca siyahî ve Kızılderili katledilmiştir.  İşte 300 yıldır, Amerika’ya taşınan zenciler ile Kızılderililer köle gibi kullanılmış, alınıp satılmıştır. O günden bu güne kadar onlar dışlanmış, aşağılanmış insanlardır. Bu öldürme ve protesto olayları sürerken, Sunay Akın’ın Kız Kulesindeki Kızılderili kitabından Amerikalı Kızılderililerle ilgili şu nota rastladım.

1834 te Paris’teki Doğal Bilimler Akademisinde, Amerika’dan gelen yolculara Amerika’dan “yük” olarak dört Kızılderili hibe edilir (Bir mal, bir eşya gibi görülen bu insanlar 300 yıldır aşağılanırlar, katledilirler). Bu dört zavallı Kızılderili geminin ambarına, bir eşya gibi atılır. Paris’e gelince, bu dört Kızılderili yepyeni bulunan bir mahlûkmuş gibi, bilim adamları bir hayvan inceler gibi saatlerce inceleyip gözlemleyerek not alırlar.  Bunun dışında kalan zamanda ise, bir kafese konulan Kızılderililer Paris halkına para karşılığında sirk maymunu gibi gösterirler.[1]

kole zenciler1

Amerika’nın keşfinden bu yana milyonlarca Kızılderili,  Amerika’ya giden Avrupalılar tarafından katledilir, vatanları ellerinden alınır, nerede ise nesilleri yok edilir.

Afrika kıtasından sömürgelerinden Amerika’ya gemi ambarlarında ayakları zincirlenmiş Zenciler hayvanlar gibi sevk edilmişler. Orada şehir şehir hayvan satar gibi satılmışlar, bunun için köle pazarları kurulmuş.  Mazlum zenciler köleler, bedava işçi gibi kullanılmışlar, her türlü gayri insani muamelelere maruz kalırlar, katledilirler,  öldürenler uzun süre ceza bile almamışlardı.  Uygulanan insanlık dışı işkence, katliamlarla yüz binlerce, milyonlarca siyahî Afrika kökenli insanlar öldürülmüşler. Daha yakın zamana kadar, zenci çocukları, beyazların çocukları ile aynı okula gidemezler, aynı lokantada yemek yiyemezler, yolculuk yapamazlardı. Yargılamalarda yargıçlar daima beyazlardan yana karar verirler, kısaca aşağılanmış, dışlanmış insanlardı zenciler.

Ayrıca ordu içerisinde ayrı tabur şeklinde görev verilen zenciler en kanlı savaşlarda en öne sevk edilmişler, fazla eğitimli olmayan bu siyahî insanlar en önde savaştırılmışlar, yaşamları hiç önemsenmemiştir.

kole zenciler2

Amerika’da kölelik öylesine doğal hale gelmiş ki, 1750 yılında Amerika’daki bütün kolonilerde kölelik yasası yürürlüğe konulmuş, ondan sonra da kölelik ticareti artarken, Amerika’daki yerli yabancı köle sayısı beyazları bile geçer olmuştur. Birleşik Devletler’deki köle sayısı Amerika kıtasındaki diğer ülkelerde bulunan toplam köle sayısından yer yer daha yüksek bir rakama ulaşmıştır.

Kölelik yasasında utanç verici şu madde bulunuyordu:

….Tüm zenci, melez ve Kızılderili köleler taşınmaz mal olarak elde tutulacaktır. Herhangi bir köle efendisine karşı direnirse sahibi ıslah etmeye çalışırken asi köleyi öldürecek olursa böyle bir kaza hiç olmamış gibi köle sahibi tüm cezalardan muaf tutulacaktır.[2]

 Öte yandan 1776 Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi’nde aynen şunlar yazılı idi:

Tüm insanlar eşit yaratılmışlardır ve aralarında yaşam, özgürlük ve mutluluğunu arama hakkı gibi Tanrı tarafından onlara verilmiş, onlardan ayrılamaz belirli haklara sahiptirler…Eğer herhangi bir devlet bunları ortadan kaldıran bir hale gelirse, onu değiştirmek veya yok etmek insanların hakkıdır.”

Bu bildiriye karşın, ABD de gerçekten bütün insanlar eşit haklara” sahip midirler? Kesinlikle bu bildiriye uyulmamıştır. Bu bildiriden bu yana milyonlarca Amerikan halkı olan Kızılderililer, günümüze kadar ya katledilmişler, ya köle olarak kullanılmışlar, en ağır haysiyet kırıcı işlerde, bedava çalıştırılmışlar, emekleri sömürülmüştür. Tutuklarken bile öteki beyazlara uygulanmayan en aşağılık muameleye maruz kalmışlardır. En son, giden hafta siyahî Amerikan vatandaşı George Floyd’un (46) polis şiddeti sonucu hayatını kaybetmesini anımsayalım.  Polis barbarca eli arkadan bağlanmış ve yüz üstü yatırılmış kıpırdayamaz haldeki o siyahînin “nefes alamıyorum”  diye inlemesine karşın, Polis Derek Chauvin’in eli cebinde umursamaz bir halde o insanın ölümüne vahşice ilgisiz kalışını dehşetle izledik. Bu dehşetli vaka, tüm dünyaya “demokrasi, insan hakları” vurgusu yapan ABD nin ikiyüzlü tavrını dışa vuran en son gerçek bir olaydır.

15. Yüzyılda Avrupalılar Amerika’ya ilk ayak bastıklarında, Amerikan yerlileri, karşılarında yelkenli gemilerle ilk kez gelen bu beyazları görünce çok şaşırdılar, sanki gökten yeni tanrılar geldiğini sanarak, onlara diz çöküp bağlılıklarını gösterdiler. Oysa bu ilk gelen eli silahlı Avrupa’lılar yeni zenginlikler, altın bulma hevesinde idiler. Kızılderililer bu gelen “tanrısal” görünümdeki adamlara ne istedilerse verdiler. Sonunda bir gün sürtüşme ve çatışmalar başladı. Kafileler halinde Avrupalılar başta Kızılderililer olmak üzere, İnkalar, Aztekler, Mayalar olmak üzere milyonlarca yerliyi katlettiler. Avrupa’dan gelenler, bu yerlileri insandan saymıyorlar, av hayvanı öldürür gibi yerli öldürüyorlardı. O zamanları ölen bir Kızılderili katliamcısının mezar taşında şunlar yazılıdır: “Burada Ynn S. Love yatmaktadır. Yaşam boyunca Tanrının kendisine adadığı 98 Kızılderili’yi öldürmüştür. Yılsonuna değin bu sayıyı yüze çıkaracağını umarken İsa’nın kararında ölümsüzlük uykusuna dalmıştır.”

amerika 70milyon kizilderili katliami

Amerika’nın gerçek zengin kültürü olan Mayalar, Aztekler, İnkalar,  para altın uğruna yok edilmiştir.

Bu nedenle eski Mısır şiirinde şöyle bir dize vardır: “Dünyada ne kadar kötülük varsa başı altındır”. Parayı bilmeyen, altına değer vermeyen Kızılderililer’den Kanada Kızılderilileri paraya “Fransız yılanı” adını takmışlar. [3]

afrikali kole zincire vurulmus bir kadin

Kızılderili ve zenci kadınlara sürekli tecavüz edilirdi...

Afrika’dan bir av hayvanı gibi yakalanıp gemilere doldurulan zencilerin kadınları daha gemide iken beyaz tüccarlar ve gemiciler tarafından tecavüz edilmeye başlanılırdı. Yorum yapmadan Evrensel’de yazan Mumia Abu Jamal’ın Tecavüz etme hakkı başlıklı yazısından şu iki paragrafı size sunalım:

“… Amerika’nın yerlileri olan Kızılderili kadınlar savaş ganimeti olarak görüldü. Kızılderililerle sürdürülen sözde savaşın bir parçası da kadınlara kitlesel tecavüz edilmesiydi. Aynı şekilde Afrika’dan getirilen kara derili kadınlara köle ticareti yapılan gemilerde tecavüz edilmeye başlandı. Bu kadınların büyük bir kısmı, gemicilerin tecavüzüyle yaşamaktansa azgın dalgalarla dolu okyanusa atlayarak ölmeyi tercih ettiler. 

Kadınlar açısından köle gemileri belki korku merkezleri idi, ama ABD’nin güney eyaletlerindeki fidanlıklardaki yaşam resmen vahşetti. Orada sürekli tecavüze uğradılar. Ne kadar çocuk doğururlarsa o kadar çok köle işçi ortaya çıkıyor ve sömürgeci beyazların zenginliği artıyordu. Köle erkekler de kadınlara yönelik taciz, tecavüz ve şiddette belli bir rol oynadı. Beyaz köle sahipleri siyah kadınlardan zevklerini alınca onları siyah erkeklere damızlık olarak terk ediyorlardı. 20. yüzyılın başına kadar ABD’de siyah kadına tecavüz bir suç değil, beyaz erkeğin ilk gece kullanım hakkı olarak görülmekteydi”. [4]

Siyah kölelere kaba elbiseler giydirilir, çok basit kulübelerde oturtulur ve tarlalarda eli kamçılı gözlemcilerin kontrolü altında çok çalıştırılırlardı. Georgialı Howel Cobb elinde 1000 kadar siyah köle ile 10 bin dönümlük bir arazide pamuk yetiştiriyor, böylece bedava çalıştırılan kölelerin emeği sayesinde Amerika halkı alabildiğine zenginleşiyordu.

Amerikan başkanlarının bile yüzlerce köleleri vardı, örneğin George Washington, James Madison ve Thomas Jefferson gibi isimlerin çoğu köle sahibi idi, Jafferson’un 600 kölesi vardı.

Siyahilerin girebildikleri mekânlarda tuvaletler ve lavabolar, otobüslerde oturacakları yerler bile ayrıydı. 1955 te Rose Parks adlı bir siyahi kadın yasalar gereği otobüste yerini bir beyaz vatandaşa vermediği için tutuklandı.

Ömürleri boyu köle olarak kalacak siyahilerin beyaz efendilerinden olan gayri meşru çocukları da köle olurdu. Hıristiyan dinine geçmiş olsalar bile kölelikleri değişmezdi. Efendisine direnen bir kölenin öldürülmesinin cinayet sayılmayacağı kanunlarla belirlendi. [5]

Dünyanın en özgür ve demokratik ülkesi bilinen, dünyanın birçok devletine “demokrasi getireceğim” diyerek müdahale eden ABD de acaba kendi yurttaşları arasında özellikle Zenci ve beyazlar arasında gerçekten eşitlik var mıdır? Nasıl demokrasi getireceklerini,  “Orta Doğu’da 22 ülkenin sınırlarını değiştireceğiz” diyerek “Irak’ta, Yemen’de, Afganistan’da, Libya’da daha birçok yerde milyonlarca insanları katlettiklerini gördük ve halen bu ülkeler kan gölü içindeler.  Ve de 300 yıldır Kızılderili ve zenci dışlamaları ve katliamlarını son polisin yaptığı insanlık dışı vahşi zenci katledilmesinde gördük.

Bunu, eli arkadan ters kelepçe ile bağlı yüz üstü yatan siyahî vatandaşı, polisin eli cebinde gayet doğalmış gibi ayakları ile basarak katletmesine bakarak karar verebilirsiniz.

Cevat KULAKSIZ – 09 Haziran 2020

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Dipnotlar :

[1] Kız Kulesindeki Kızılderili Sunay Akın sf 90 (İş Bankası Yayınları)

[2]https://insamer.com/tr/amerikada-ayrimci-politikalar-ve-siyahi-mucadele-tarihi_542.html

[3] Kız Kulesi’ndeki Kızılderili Sunay Akın sf 52-53 (İş Bankası Yayınları)

[4]  Tecavüz etme hakkı Mumia Abu Jamal 5.11.2018 https://www.evrensel.net/yazi/82606/tecavuz-etme-hakki

[5] ABD de ırkçılığın kısa tarihi Sözcü 8.6.2020 Sinan Meydan Sözcü sf 4

Yazarlar