bekir coskun

Zil sesi…

Kapı zili sesinin bu kadar önemli olduğunu bilmiyordum.

 Nur içinde yatsın sevgili ustam, ilk Yazı İşleri Müdürüm Ahmet Nadir, emekli olup İstanbul'a yerleştikten sonra dostlarını yitirmenin ve bir apartman katında yalnız kalmanın acısıyla, mektubunda yazmıştı bana:

‘Gönlüm kapı zilinin sesini özler

Ben de kendi kapımın zilini kendim çalarım

Komşular kimi kimsesi yok demesinler…'

*** *** ***

Kapı zillerini düşünürüm kimi zaman…

Bir gün kapının önüne geldiğinizde zili mi çalacaksınız, yoksa ceplerinizi kurcalayıp bulduğunuz anahtarla mı açacaksınız kapıyı?

Kapının arkasında zil sesini bekleyen kimse yoksa…

Ya da varsa; kapının arkasına yaklaşan bir terliğin sesini duyuyorsanız…

Ya da ya da; kapının arkasında bekleyen bir çift ıslak göz varsa, ama kapıyı kimse çalmıyorsa…

*** *** ***

Dün ilk kez bizim kapının önünde durup zile baktım.

Hiç böyle bakmamıştım.

Bastım:

‘Dınnn…'

Bu, kapının arkasındaysanız ‘Arayan-soran-geleniniz var, yalnız değilsiniz'in sesidir o muhteşem “dınnn”… 

Eğer kapının önündeyseniz ‘Bekleyeniniz var' demektir: 

‘Dınnn…'

*** *** ***

Bakıp bakıp bir gün elbette kapımızın zilinin artık çalmayacağını düşündüm…

Neyse ki ustam öğretti; zilimi kendim çalıp içeri kaçarım…

Ve belki de kapının önünde o olmayana seslenirim:

‘Kim o…'

“…………”

Ya da…

Kapı zili çaldığında arkasında ben yoksam?..

Orasını söylemedi ama, eminim biliyordu ustam…”

(Ocak 2005)

Bekir COŞKUN - 29 Haziran 2019

Yazarlar

Makale Görünüm Sayısı
52789877