bekir coskun

Kol saati… (2)

Atatürk'ün Ankara'ya girdiği yere kol saati koydular…

Dört sene oldu belki…

Meydanın bir köşesinde TBMM var, öbür köşelerde Genelkurmay Başkanlığı, bu yanda Deniz Kuvvetleri Komutanlığı…

Sürdürdükleri “İtibarsızlaştırma” politikasına tam uygundu…

Ortada; kol saati…

*** *** ***

Oradan her gün generaller geçer…

Genelkurmay Başkanları geçer…

Yüksek rütbeli subaylar geçer…

Meclis Başkanları geçer…

Milletvekilleri geçer…

Bir teki olsun “Bu kol saati ne anlama burada… Neyi ifade ediyor…

Cumhuriyet Meclisi'nin önü, ordumuzun karargahlarının olduğu, ama en önemlisi Atatürk'ün Ankara'ya girdiği yer… Kol saati mi uygun gördünüz…” demedi…

Kimsenin sesi çıkmadı…

Başlarını eğip geçtiler…

*** *** ***

Mansur Yavaş, henüz insanlar oy kullanırken bana söz verdi “İlk işlerimden birisi bu olacak…

Oraya Atatürk'ün gelişine yakışır, onun kurduğu Meclis'in ve ordunun şanına uygun güzel bir proje yaptıracağım” dedi…

Birinci “Kol Saati” yazısında yazmıştım, belki dönüp okursunuz…

*** *** ***

Ve önceki gece…

Kol Saati kaldırıldı…

*** *** ***

Dün sabah, her gün olduğu gibi yine oradan geçtim…

Kol saati gitmişti…

*** *** ***

O nokta, aslında Kurtuluş Savaşı'nın başladığı noktadır…

“Kol saati” konulacak nokta değil…

Atatürk'e ve onun devrimlerine sahip çıkan Ankaralılar, yüz yıl sonra da onun şehrine yakışan bir belediye başkanı seçmişler demek ki…

Cumhuriyetçiler, Atatürkçüler, milliyetçiler, yurtseverler, çağdaş Türkiye isteyenler adına…

Teşekkür Ederiz Mansur Yavaş…

*** *** ***

Hiçbir güç Atatürk sevgisinden daha güçlü olamayacak…

Burası Ankara…

Cumhuriyetin kurulduğu şehir…

Seymenler oynasın…

Bekir COŞKUN – 17 Nisan 2019

**************************************

Kol saati… (1)

Keklikpınarı'ndan Ankara'ya inen yolun iki yanında, ellerinde bayraklar, bellerinde kamaları, çok azında tüfek, 3 bin atlı vardı… Çevre tarlalar insan doluydu… Keçeciler, iplikçiler, örgücüler, yorgancılar, bakırcılar, demirciler, semerciler, çıkrıkçılar, nalburlar, tiftikçiler, orakçılar, düvenciler, kilciler, tuzcular, kasaplar, bahçıvanlar, urgancılar, saraçlar, kunduracılar, terziler, tüm esnaf oradaydı… Seymenler döne döne oynuyorlardı…

Atatürk, Ankara'ya oradan girdi…

Çok duygulanmıştı, yakınındakiler ağladığını gördüler…

*** *** ***

Şimdiki Genelkurmay Başkanlığı ile TBMM arasındaki kavşak…

AKP belediyeciliği; şehrin her yerine saat kulesi koyuyoruz diye, Atatürk'ün Ankara'ya girdiği yere de “kol saati” koydular…

Her sabah işe giderken o kol saatini görüyorum… Halk arasında kol saatinin anlamını burada yazamam…

*** *** ***

Önceki Pazar…

Herkesin oy kullandığı saatlerde Mansur Yavaş aradı, daha seçilip seçilmediği belli değildi ama ben tebrik ettim… Bir de “Sizden bir ricam var” dedim:

“Bu arkadaşlar şehrin en anlamlı yerine kol saati heykeli koydular… İnsanları daha çok rencide etmeyelim diye görmemezlikten geldik… Seçilince lütfen onu oradan kaldırın, o günlerin anısına yakışan bir şey koyun lütfen.”

“Seçilirsem söz” dedi…

Mansur Yavaş “Söz” dediyse…

Sözdür…

*** *** ***

“Kol saatini” öncelikle hangi cinlikle oraya koyduklarını iddia edemeyiz…

O kavşakta Genelkurmay var, TBMM var, Harp Okulu var… Tümü bu arkadaşların elinde ne hale geldi bilirsiniz…

Ve Atatürk'ün Ankara'ya girdiği yer orası…

*** *** ***

31 Mart 2019…

100 yıl sonra…

Seçim sonuçlandı… Bayraklar, davullar, zurnalar, Seymenler, çocuklar, kadınlar, yaşlılar, esnaf, üniversiteliler… Her evde sevinç çığlıkları, oynayanlar, ağlayanlar…

Mustafa Kemal yeniden şehre giriyordu…

5.5 milyon Ankaralı oradaydı…

Bekir COŞKUN – 14 Nisan 2019

Yazarlar

Makale Görünüm Sayısı
53137917