bekir coskun

Keşke adam olaydım…

Kırmızı ışık yandı…

Küçük bir ordu gibi durduk…

Hepimizin gözü o trafik lambasının içindeki duran kambur kırmızı adamda…

Bekliyoruz; yeşil kambur adam yürüyünce, hep birlikte yürüyüp geçeceğiz…

Köleleri gibiyiz bir parça camın…

Bir sürü gibi ışığa göre yürümek bana göre değil…

Uçan bir kuş olaydım…

*** *** ***

Kırmızı yandığında, duracağına bir koşu geç diyor şeytan…

Yarı yoldan geri dön…

Ya da otur orta yere…

Hatta eğil bacaklarının arasından bak geçenlere…

Biraz deli olaydım…

*** *** ***

Şu kurallar…

Şu yol çizgileri, kapı zilleri, peçeteler, çatal, bıçak, bahçe duvarları, sağa dönülmez, sola dönülmez, mecburi istikamet işaretleri…

“Sayın” demek zorunluluğu bana göre değil…

Yüksek bir yere çıkıp bağıraydım:

“Dürzüler…”

Biraz dobra olaydım…

*** *** ***

Saatler…

Kuş seslerine göre uyanaydım…

Yatma saati Postal'ın son çişini yapmasına göre…

Yok canın istedi, sabaha karşı kalk otur…

Sağı solu telefonla ara…

Hatta git kapılarını çal daha gün ağarmadığında, kapıyı açan şaşkın pijamalı dayıma “Uyuyor musunuz?… Uyandırmış gibi olmayayım…” diye sor…

Yok canım istedi…

Duvarın üzerine çık da öten horoz taklidi yap…

Biraz özgür olaydım…

*** *** ***

Atatürk'süz Çanakkale…

Atatürk'süz kurtuluş savaşı…

Atatürk'süz Türkiye Cumhuriyeti…

Bunu çıkıp söyleyen akıldan-izandan yoksun zırva adamlara kızmıyorum…

Ahlaklarını satarak geçinip giden böyleleri her zaman vardır…

Üzüldüğüm; konferanslarda, camilerde, törenlerde oturup bunları dinleyenler…

İnsan bu denli bir ahlaksızlığa karşı nasıl sessiz kalabilir…

*** *** ***

İşte o zaman…

Kafam çalışmaya başlıyor…

Koşup koşup da uzaktan, uzun eşek niyetine ve milletim adına…

Sırtına atlıyorum bir deyyusun…

Keşke adam olaydım…

Bekir COŞKUN – 07 Nisan 2019

Yazarlar

Makale Görünüm Sayısı
52570543