putin merkel tayyip macron istanbul zirvesi2

Suriye’de Avrasyacı çözüm!

Nihayet, Suriye ile ilgili dörtlü zirve İstanbulda gerçekleşti.

Zirveye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Birleşmiş Millerler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura katıldı.

ASTANA VE SOÇİ SÜREÇLERİNİN BAŞARISI...

İstanbul Zirvesi’nin en önemli özelliği Türkiye, Rusya ve İran’dan oluşan Astana ve Soçi süreçlerinin başarılarının Avrupa Birliği’nin motor ülkeleri Almanya ve Fransa tarafından da tescil edilmesidir. Özellikle, Astana ve Soçi toplantılarının dışında kalan Fransa, bu gelişmelerden çok rahatsız olmuştu. Bunu da her defasında «Suriye’de oyun dışı kaldık» diye dile getirdi.

Astana ve Soçi, Avrasya cephesinin ürettiği ve Suriye’de başarılar kazanan bir sürecin adı. ABD’nin başını çektiği Batı’nın, Cenevre süreçleri bir işe yaramamış ve tıkanmıştı. Batı ABD’si, İngiltere’si ve Fransa’sı ile Suriye’de yenildi ve oyun dışı kaldı. Astana ve Soçi’nin karşısına ABD, Mısır, Suudi Arabistan, İngiltere, Ürdün, Almanya ve Fransa’dan oluşan «small groupe» / küçük grup ile çıktılar. Fikir ABD Başkanı Trump’ındı ama bu grubun mimarı ise Fransa Cumhurbaşkanı Macron’du.

Macron, Bu küçük grup ile Astana grubu arasında bir eşgüdüm mekanizması kurma ve birlikte çalışma konusunda 5 aydır Putin’in arkasında dolaşıyordu. Mayıs sonunda Saint Petersburg ziyareti sırasında konuyu Putin’e açmıştı.

MACRON ZİRVE’YE ABD ADINA DA KATILMIŞ OLDU !

İstanbul Zirve’sine en istekli lider Macron’du. Erdoğan’ın Almanya ziyaretinde, Merkel de İstanbul Zirvesi’ne sıcak baktığını açıklamıştı. Macron’un Merkel’den bir farkı var; Bir türlü ABD ile bağlarını kesemiyor ve iki kamp arasında gidip geliyor. İstanbul Zirvesi’ne gelmeden bir gün önce ABD Başkanı Trump ile telefon görüşmesi yapıyor. Trump Macron’dan İstanbul Zirvesi’nde ABD’nin görüşlerini de yansıtmasını istiyor. Elysee Sarayı da yaptığı açıklamada « ABD ile Suriye konusunda aynı politikalara sahip olduklarını » ifade ediyor.

Macron, Zirve’de yaptığı konuşmada şunları söylüyor : «Suriye'de aslında iki savaş süregeliyor. Hep birlikte teröristlere karşı sürdürdüğümüz bir savaş var. Bir de Suriye'deki rejimin kendi muhaliflerine yönelik sürdürdüğü bir çatışma. Ve bunun sonucu olarak milyonlarca sığınmacı.». Elmalar, armutlar birbirine karışmış değil mi ? ‘teröristlere karşı savaş’mış, ‘Suriye rejimi’ymiş, ‘muhaliflerle çatışma’ymış ! Kullanılan kelimeler, deyimler ve/veya cümleler çelişkili; net değil. Üstelik PYD/YPG’yı ağzına almıyor. Macron’a göre yalnızca radikal islami güçler “terörist” kategorisinde. Ve en çok ısrarcı olduğu, Anayasa Komitesi’nin bir an önce oluşturulması.

Liderler içinde en net tavır alan Rusya Devlet Başkanı Putin ve bir ölçüde Erdoğan. Putin, «Suriye rejimi» değil «Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti» diyor, Bu teröristler veya muhalifler «silahlı saldırıda bulunursa Rusya, Suriye hükumetinin bu terör tehdidinin ortadan kaldırılmasına yardımcı olacaktır» diyor.

Almanya Başbakanı Merkel konuşmasında pek suya sabuna dokunmuyor ; genel ve orta yolcu bir tutum içinde. «Siyasi çözüm, Sığınmacıların ülkelerine geri dönebilmeleri, Anayasa Komitesi…

SONUÇ BİLDİRİSİ :

Zirve’den sonra dört liderin anlaştığı bir sonuç bildirisi açıklandı. Bana göre en önemli paragraf : «Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğü ile komşu ülkelerin ulusal güvenliğine zarar vermeyi amaçlayan ayrılıkçı gündemleri reddetme kararlılıklarını ifade etmişlerdir.». Burada iki önemli nokta var birincisi : Suriye’nin toprak bütünlüğü ve bunu tehdit eden ayrılıkçılar. Adı konmamakla birlikte bu ayrılıkçı güçlerin PYD/YPG olduğu açık.

Sonuç bildirisinde; askeri değil siyasi çözüm, karşılıklı kimyasal silah kullanılmaması, Soçi Mutabakatının desteklenmesi, adil seçimler için anayasa reformunu gerçekleştirecek ‘Anayasa Komitesi’nin oluşturulması, kalıcı ateşkes, insani yardımın önünün açılması, mültecileri barındıran Türkiye, Lübnan ve Ürdün ile dayanışma, mülticilerin Suriye’ye dönme şartlarını yaratmak…

Gelişmelerin bütünü açısından değerlendirdiğimizde, Fransa’nın giderek Atlantik lekelerinden kurtularak dünyanın çekim merkezi olan Asya’ya yöneleceği açıktır. İşte Fransa’nın bütün bu ikircikli tutumuna rağmen, İstanbul Zirvesi Astana ve Soçi üçlüsü açısından bir başarısıdır. Bu Zirve bir Avrasya buluşmasıdır. ABD oyun dışı bırakılmıştır.

Ali Rıza TAŞDELEN – 31 Ekim 2018 - Aydınlık Paris

Yazarlar

Showers

8°C

Istanbul