ali riza tasdelen

Borç sarmalından çıkış arayışı!

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 73. oturumunda kürsüye yumruğunu vurarak konuşma yaptığı sıralar,

Fransa’nın görsel ve yazılı medyası kendisine olan halk desteğinin yüzde 30’ların altına düştüğünü haber veriyorlardı.

Geçen yıl cumhurbaşkanlığı öncesi, Sarkozy ve Hollande gibi liderlerinin başını çektiği, Küreselleşmeci/Atlantikçi sistem partileri kelimenin tam anlamıyla iflas etmişlerdi. Ama sistem dışı, ulusal değerlere sahip çıkan, daha yerli adayların seçilme şansı oldukça yüksek görünüyordu. Bunun önü kesilmeli ve sistem içinde yeni bir lider ve oluşum üretilmeliydi. Küresel sermayenin Fransa temsilcileri telaşla kısa bir süre içinde adına Yürüyüş Hareketi dedikleri ve başına 39 yaşındaki Emmanuel Macron’u getirdikleri oluşumu oyuna soktular. Program aynı programdı, sadece vitrin değişmişti.

ALTIN ÇAĞ’DAN BORÇLANMAYA...

İkinci Dünya Savaşı sonrası yaşanan döneme “Altın Çağ” denir. Planlı ekonomi, sanayileşmeye önem verilmesi ve özellikle devletin ekonomiye müdahalesi. 1945-1975 arası yüzde 7 büyüyen Fransız ekonomisi 1975’ten günümüze yüzde 1-2 büyümüş. 1974 petrol kriziyle bu bolluk dönemi sona ermiş. Avrupa’da ekonomi çarkının dönmesi için ülkeler borçlanmaya başlamış. Dolayısıyla 70’lerin ortalarından itibaren ülke ekonomisi istisnasız her yıl açık vermiş ve  borçlanmaya yönelmiştir. 70’lerin başında Gayri Safi Millî Hasıla’ya oranla (GSMH) yüzde 10’un altında bir borç oranına sahip olan Fransa’da bugün bu oran yüzde 99’a yükselmiş. Yıl sonu itibarıyla bu oranın yüzde 100’ü geçeceği tahmin ediliyor. Güney Avrupa ülkeleri borç sarmalı içinde çırpınmaktadır.

Ve o gün bugündür işsizlik bir kanser gibi büyümüş, koca Fransa’da yoksulluk istatistik rakamları arasında yer almaya başlamış. 90’lı yıllarda hızlanan küreselleşmeci politikalar 1945 sonrası ülkeye kazandırılan kamu işletmelerinin özelleştirmesine, sermayenin kaçıp ucuz işgücünün olduğu ülkelere yerleşmesine, büyümeyen ve daralan ekonominin faturasının emekçilere kesilerek sosyal hakların tırpanlanmasına yol açmıştır.

Fransa’da sanayi üretiminin Gayri Safi Millî Hasıla içindeki payı 18’lerdedir. Hizmet sektörünün payı ise yüzde 80’dir. Dış ticareti de açık vermektedir. Ürerim, artık Çin ve Hindistan gibi Asya ülkelerine kaymıştır.

HANGİ PROGRAM ?

Macron’un seçilmesinden hemen sonra bu köşede şu değerlendirmeyi yapmıştım: “Fransa’da yeni bir dönem başlayacak. Avrupa’da yükselen milliyetçilik ile çözülen küreşelleşme arasında kavganın fitili Fransa’da ateşlenmiştir. Macron Fransa’yı yönetemeyecektir.” Artık, Atlantik gemisinin su almaya başladığı Batı’nın küreselleşmeci politikalarının iflas ettiği, diğer taraftan Çin, Hindistan ve Rusya gibi Avrasya ülkelerinin üreterek ve paylaşarak büyüdüğü yeni bir döneme girilmişti. Değiştirilmesi gereken liderler değil, küreselleşmenin yıkıcı programlarından kurtulmaktı. Bunun reçetesiyse iflas eden ve asalaklaşan borçlanma ekonomisi değil, planlı üretim ekonomisiydi. Bu program sadece gelişmekte olan ülkelerin değil aynı zamanda, üretici güçlerin önünü kesen neoliberal politikaların uygulandığı kapitalist ülkelerin de programıdır. 

YAPAY ZEKA’YA YATIRIM...

Fransa içine düştüğü bu atıl konumdan kurtulmanın yollarını aramaktadır. Macron’un ABD Başkanı Trump ile çatışması bu doğrultudadır. Dış politikadaki zikzakları sürmekle birlikte, önemli adımlar atmaktadır.

Teori dergisinin başlattığı “Yapay Zeka” tartışması son aylarda Fransa’da da yoğun bir şekilde tartışılmaktadır. Fransa bu alanda geciktiğini itiraf ediyor, Çin ve ABD’nin yapay zeka konusunda epey yol aldıklarını kabul ediyor.

Macron'un partsi Cumhuriyet Yürüyüşü (LREM) milletvekili ve matematikçi Cédric Villani’nin Macron’a sunduğu raporda “Yapay zeka trenini kaçırmayalım” diyor. Yeniden sanayileşmenin yolunun yapay zekayı iyi ve yerinde kullanmaktan geçtiğini söyleyen Villani aynı zamanda konunun uzmanı. Macron da bu açığı kapatmak için  bu alanda yapılacak araştırmalar için 1,5 milyar avro  bütçe ayırmış.

Ali Rıza TAŞDELEN – 03 Ekim 2018 - Aydınlık Paris

Yazarlar

Cloudy

12°C

Istanbul