erdogan macron5 1

Erdoğan Macron görüşmesi...

Cumhurbaşkanı Erdoğan 15 Temmuz Amerikancı/Fetöcü darbe girişiminden sonra ilk Avrupa ziyaretini Fransa’ya yaptı.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron tarafından Paris’te Elysee Sarayı’nda törenle karşılandı. İkili görüşmeden sonra sarayda şerefine yemek verildi.

İki cumhurbaşkanı basının karşısına çıktı, ortak açıklamada bulundular ve gazetecilerin sorularını yanıtladılar. France 2 televizyonu muhabirinin MİT TIR’ları sorusuna Erdoğan’ın yanıtı sert oldu.

AMERİKA’NIN 4 BİN TIR SİLAHINI YAZ...

O akşam Fransız medyası Erdoğan’nın bu sert tutumunu konuştu ve ertesi gün Fransız gazeteciye “Sen FETÖ ağzıyla konuşuyorsun” demesini yazdılar, söylediler. İşte Erdoğan şöyle “diktatör” böyle “diktatör” diye. Ama Erdoğan’ın “Sen bana bu soruyu böyle soruyorsun da Amerika’nın 4 bin TIR Suriye’ye getirdiği silahları niye sormuyorsun?”  sözlerini es geçtiler.

Peki bu saygıdeğer Fransız gazeteciler Macron’a neden aynı doğrultuda bir soru sormazlar? Örneğin Esad’ı devirmek için Fransızlar cihatçı terör örgütlerine silah verdi mi? Onları eğitti, donattı mı? PKK/PYD’yi destekliyor musunuz?

Neyse, aslında bunları yazmayacaktım. Ama söz konusu Batı’nın iki yüzlülüğü olunca dayanamıyorum. Buyrun bir başka örnek: “Türkiye-AB ilişkilerinde iki yüzlülüğe son vermeliyiz” bu sözler Fransa Cumhurbaşkanı Macron’a ait. İtiraf ediyor; AB konusunda Türkiye’ye karşı iki yüzlü davrandık diyor. En azından mertçe söylüyor. Macron’un bu yönünü seviyorum.

Geçmişe takılırsak, gerek AB gerekse Suriye krizinde Fransa ve Türkiye üzerine söylenecek çok şey var. Ama biz bugüne bakalım.

ÖNEMLİ BİR GÖRÜŞME!

Bölgemizde kartların yeniden karıldığı, eski saflaşmaların altüst olduğu ve yeni saflaşmaların yaşandığı bir dönemde Erdoğan-Macron görüşmesinin önemli olduğunu düşünüyorum. Türkiye Atlantik’ten kurtulmanın sancılarını yaşarken, Fransa Batı’nın Suriye’de yenilmesinden sonra bölgede kendisine yer açmaya çalışıyor. Bir ölçüde ABD’nin yenilgisine ortak olmak yerine başta Türkiye olmak üzere bölge ülkeleriyle ilişkilerini geliştirmiye çalışıyor. Yani bir arayış içinde.

İRAN VE KUDÜS KONUSUNDA ELELE...

Özellikle son günlerde yaşanan iki olayda Fransa ve Türkiye yanyana geldiler:

Birincisi Kudüs olayı. Her iki ülke de ABD-İsrail ikilisinin Kudüs’ü başkent ilan etme kararına kararlı bir şekilde karşı çıktılar.

İkincisi, bir hafta boyunca İran’da yaşanan olayların bir ABD-İsrail kışkırması olduğu, dış müdahalenin kabul edilemeyeceği, İran’da barış ve İstikrarın önemli olduğu hem Fransa hem de Türkiye tarafından açıklandı.

İran ile ilgili Macron çok net açıklamalarda bulundu: "Birçok açıdan müttefikimiz olan ABD, İsrail ve Suudi Arabistan'ın resmi açıklamaları görüyoruz ki neredeyse İran'da bizi savaşa götürecek açıklamalardır" değerlendirmesini yaptı.

Erdoğan da Fransa’ya hareketinden önce yaptığı açıklamada "Özellikle bazı ülkelerin başta ABD, İsrail olmak üzere İran, Pakistan gibi ülkelerin içişlerine karışmasını doğru bulmamız mümkün değil."  dedi.

İBRENİN YÖNÜ ASYA’YA...

Halbuki Fransa, daha dün Lübnan Başbakanı Hariri krizinde Suudilerin yanında yer almış İran’a karşı atmış tutmuştu. Bu zikzaklar devam edecek. Ama ibrenin yönü Asya’ya doğrudur. Bunu da tespit etmek gerek. Bu durum Erdoğan açısından da geçerlidir. Bir taraftan ABD’ye kafa tutacak Rusya ve İran ile Suriye’de sorunları çözen Astana sürecini başlatacak, diğer taraftan Esad’a “terörist” diyeceksiniz.

Nereye kadar?

Ali Rıza TAŞDELEN – 09 Ocak 2018 – Aydınlık Paris

Yazarlar

Cloudy

11°C

Istanbul