ali eralp2

Babalarının Çiftliğine Çevirdiler Vatanı  

İlkokul öğrencisiyken öğretmenimiz bize “Ali Baba” şarkısını söyletirdi:

“Ali Baba’nın bir çiftliği var… Çiftliğinde inekleri var…”

Sonra sorardı: “Nasıl bağırır inekler?”

Biz hep bir ağızdan yanıt verirdik:

“Mööööö…”

Sonra devam ederdik şarkıya:

“Ali Baba’nın bir çiftliği var… Çiftliğinde kuzuları var…”

Öğretmen yine sorardı: Nasıl bağırır kuzular?”

Biz hep bir ağızdan yanıt verirdik:

“Meeee…”

16 yıldan beri AKP, bu “mööö”ler ve “meee”ler sayesinde vatanı babasının çiftliğine çevirdi.

Yargı onun, Eğitim onun, Emniyet onun, medya onun… “Otur otur… Kalk kalk…”

Mübarekler sanki emir eri… Kurşun asker. MHP’nin başı kırk kez akıl değiştiriyor, “Muhteremler” onu ayakta alkışlıyorlar.

AKP’nin başı da “Astığını asıyor, kestiğini kesiyor…” İstediğini alıyor, istediğini satıyor.

Yandaşlar zor durumda mı kaldı? Yandaşlar tehlikede mi? Yargı ile yasalarla başları dertte mi?

Yasa hazırlanıp, bir gecede çıkarılıyor.

Hemen meclis göreve çağrılıyor… Hemen en iyisinden, en kalitelisinden yasa siparişi veriliyor. Usta, yetenekli, fedakâr AKP’li milletvekilleri sabahlara değin çalışarak yasayı hazırlıyorlar… Hizmete sunuyorlar?

Böylece demokrasi de saat gibi işlemiş oluyor…

Danıştay, Yargıtay, HSYK, Anayasa Mahkemesi de aslanlar gibi çalışarak geri kalan işleri bitiriyorlar…

Ama MÖ’lerin, ME’lerin bunlardan hiç haberi olmuyor.

Onlar yarışma, eğlence izdivaç programlarını izlemeye devam ediyorlar. Dizilerin bir tekini bile kaçırmıyorlar.

Sonra da dizilerde kim ne yapmış, kim ne demiş, nasıl olmuş, nasıl olması gerekirmiş, kim kiminle yatmış, kim kiminle kalkmış, kim kimi sevmiş, kim kime âşık olmuş, kim kimi aldatmış, kim kime ihanet etmiş, gün boyu, geceler boyu bunun söyleşisini, tartışmasını yapıyorlar.

Oysa ihanetin en büyüğü her saat, her dakika gözlerinin önünde canlı programlarla yaşanıyor. Vatana ihanet suçu işleniyor…

Cumhuriyet yok ediliyor.

Atatürk ve Atatürk devrimleri yok ediliyor.

Halkın, milletin mallarını, ormanlarını, sularını derelerini yok pahasına yabancılara peşkeş çekiyorlar…

Kimsenin ruhu duymuyor…

Orman katliamı yapıyorlar. Börtü böcek, kurt kuş katliamı yapıyorlar… Ormanlar kelaynaklara döndü.

Tedbirsizlikten, ihmalden, teknoloji yoksunluğundan onlarca işçimiz, vatandaşımız, askerimiz can veriyor. Dönüp de bakan yok. Soran yok.

MÖ’lerin, ME’lerin ise bunlardan hiç haberi yok…

Ama bütün bu olumsuzluklara rağmen güzel gelişmeler, güzel şeyler de oluyor sevgili yurdumuzda.

AKP iktidarının tüm yasaklarına, engellemelerine rağmen, milyonlar yine bayraklarını alıp meydanlara çıkıyorlar. Çelenklerini koyuyorlar. Fener alaylarını düzenliyorlar.

Milyonlarca vatandaşımız Anıtkabir’i ziyarete gidiyor… MÖ’lerin, ME’lerin yanında bunlar da güzel günlerin habercisi

“Bu devran böyle gitmeyecek, böyle sürmeyecek” diyor bilinçli, yurtsever halkımız.

“Cumhuriyet bizim. 19 Mayıs bizim… Atatürk bizim… Sen kim oluyorsun?” Onu yıkmaya, yok etmeye, unutturmaya kimsenin gücü yetmez, buna izin vermeyiz” diyor.

Tek eksiğimiz ADAM GİBİ BİR MUHALEFET… Bilinçli, örgütlü bir mücadele… Birlik, bütünlük olmak… Milyonları tek hedefte ve örgütte toplamak. Bunlar gerçekleştirilirse, işte o zaman ihanet erbabı kaçacak delik arayacaktır…

İşte o zaman AKP, teslim aldığı kurumlara, yandaş komutanlara, yüzde 50’ye hiç güvenmesin. Aldanmasın…

Karşılarındaki yüzde 50’yi asla unutmasınlar.

Kendilerine oy veren AKP’liler bile artık pahalılık, zulüm karşısında isyan etmektedirler.

Yüz yıllık Kemalist birikimi, 1923 aydınlanma devrimini yok etmek, ne Amerika’nın yiyeceği bir halt ve iştir, ne de ortaklarının…

Uyuyan dev, şimdi, uyanma aşamasında. Başını kaldırmış, gerçek Atatürkçü bir lider ve muhalefet beklemektedir…

Sonrasını hep birlikte göreceğiz…

Ali ERALP – 27 Kasım 2018

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Yazarlar

SP_WEATHER_BREEZY

0°C

Istanbul