ali eralp

Hangi Yüzle Bu Milletten Oy İstiyorsunuz?

İktidar olmanızın üzerinden tam 16 yıl geçti.

Bir ömür bu… Uzun bir yaşam…

O yılların bebeleri bugün genç kız oldu, delikanlı oldu. Şimdi hayatlarının ilkbaharını yaşıyorlar. Orta yaşlılar yaşlandı. Yaşlıların bir kısmı bu dünyadan göç etti.

Mustafa Kemal Atatürk de 1923’te Cumhuriyeti ilan etmişti. 1938 yılına dek devletin başında kaldı. 15 yıl gibi kısa bir sürede kurduğu çok sayıda fabrika, kurum ve kuruluşlarla ülkemizin hızla büyümesini sağladı. Yani sizden 1 yıl daha az çalıştı. Ama yüzlerce fabrika kurdu.

Burada sosyal ve kültürel devrimleri saymayacağım. Yerim yok. Tarihçiler, sanayi, tarım alanında yaptığı yenilikleri, gelişimleri 32 maddede sıralıyorlar. Ben şöyle ana hatları ile birkaçını yazayım:

19 Nisan 1923’te şeker fabrikaları, 5 Mayıs 1925’te “Atatürk Orman Çiftliği” kuruldu. Çiftliğin tüm masrafları Atatürk tarafından karşılandı ve onu 1937’de içerisindeki köşkleri ile birlikte Türk milletine armağan etti.

1926 yılında Kayseri Uçak Fabrikası, Bakırköy çimento fabrikası, 1927 yılında Kırıkkale Mühimmat Fabrikası, yurdun birçok yerinde dokuma fabrikaları, 1928 yılında Kırıkkale Elektrik Santrali ve Çelik Fabrikası, Malatya Elektrik Santralı, Ankara Çimento Fabrikası, Gaziantep Mensucat Fabrikası kuruldu.

Bu kuruluşları, fabrikaları saymaya kalsak sayfalar tutar. Şu kadarını söyleyelim, tüm yurt yüzeyinde yüzü aşan sanayi ve tarım kuruluşu yapıldı ve 1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı Devleti’nin dış borçlarını taksitlerini aksatmadan ödeyerek, 1954 yılında kapattı.

1928‘de Anadolu Demiryolu Şirketi yabancılardan satın alındı. Ülke demir ağlarla örüldü.

Peki, bu 16 yıllık dönemde siz ne yaptınız? Taş üstüne taş koydunuz mu? Sağlık, eğitim, tarım, ekonomi alanında çağdaşlığı, uygarlığı yakaladınız mı?

İşsizlik, yokluk, yoksulluk, kadınların durumu ne âlemde? Cinsel taciz, fuhuş, kadın cinayetleri artıyor mu, eksiliyor mu? Bu sorunları çözümleyebildiniz mi?

Fabrikalar kurdunuz mu? Sanayiyi geliştirdiniz mi? İnsanların yaşam düzeyini yükselttiniz mi? Toplumu fakirlikten, açlıktan kurtardınız mı?

İşsizlik, enflasyon azaldı mı, yoksa çoğaldı mı?

Ülkemize hangi eserleri kazandırdınız? Hangi alanlara yatırım yaptınız? Ne ürettiniz? Ne yetiştirdiniz? Çiftçiler hayatından memnun mu?

Cumhuriyete, laikliğe, demokrasiye, Atatürk ilkelerine, Türkiye’nin bağımsızlığına, vatanın, milletin bütünlüğüne sahip çıktınız mı?

Türkiye’yi çağdaş ülkelerin seviyesine yükselttiniz mi?

Bütün bu sorulara vereceğimiz cevap, tek sözcükle “HAYIR”dır. Bunların hiçbirini yapmadınız.

Şu 16 yılda ülkeye bir tek çivi çakmadınız. Çakılan çivileri de birer birer söktünüz.

Yüz yıllık kamu mallarını, el emeği, göz nuru fabrikaları arsa fiyatına elden çıkardınız. Zarar ediyor gerekçesi ile şeker fabrikalarını tüm itirazlara rağmen sattınız. Ama hep de eşe, dosta, iktidar yanlısı iş adamlarına verdiniz… Bir sanayici, zarar eden fabrikaya neden talip olur? nerede görülmüştür böyle bir alışveriş??? İşte buna akıl sır erdiremedik…

Maden sahaları açılacak; santral, saray, inşaat yapılacak diye orman katliamına giriştiniz. Binlerce ağaç kestiniz. 6 bin zeytin ağacının canına okudunuz. Yargı durdurmasaydı daha kıyım devam edecekti.

Tüm okulları imam hatiplere dönüştürdünüz. Vatandaşın ne düşündüğünü, çocuğunu bu okullara verip vermeyeceğini sormadınız. Ne yazık ki bu okulları bitirenlerin büyük bir çoğunluğu bir üst sınavları kazanamadı. Başarısız oldu.

Atatürk’ten, Atatürk devrimlerinden, laiklikten, Kurtuluş Savaşlarından rahatsız oldunuz. Onları unutturmaya çalıştınız.

TBMM Başkanı, 19 Mayıs kutlamalarında Mustafa Kemal adını söylememek için elinden gelen çabayı gösterdi.

Emperyalistlerden kurtarıp, ülkesinin bağımsızlığını ve özgürlüğünü sağlayan bir liderden niçin nefret edilir, niçin rahatsız olunur, bunu anlamak mümkün değildir…

Türk ordusundaki Atatürkçü düşüncelerden ve Atatürkçü komutanlarından rahatsız oldunuz.

Fetöcülerle birlikte onlara “Ergenekon tertipleri” düzenlediniz. Ordunun kozmik odalarına girdiniz.

Türk subaylarını yıllarca hapislerde tuttunuz. İçlerinde amansız hastalıklardan ölenler oldu, intihar edenler oldu.

Sonra da “aldatıldık” deyip, işin içinden sıyrıldınız.

16 yıllık yanlış ekonomi ve tarım uygulamaları sonucunda hem sanayi, hem tarım çöktü. Ekonomi battı. Dolar başını aldı gitti. Ülkemiz dünyanın en pahalı benzinini, mazotunu kullanmaya başladı.

Yöneticiler halka gerçekleri anlatmadılar. Doların yükselmesini, benzin, mazot fiyatlarının artmasını “Dış güçlerin oyunu”na bağladılar. “Yanlış politikalar izlediğimiz için, Ülke battığı için dolar, benzin, mazot yükseliyor” demediler.

“Tüm fabrikaları satarak, üretimi durdurduğumuz için, tüm malları dışarıdan aldığımız için, yurdumuzda tüketim ekonomisi uyguladığımız için Türkiye’yi batırdık.  Tarımı, hayvancılığı, sanayiyi bitirdiğimiz için dolar yükseliyor, enflasyon artıyor…” demediler.

Şimdi de 16 yıl iktidarda kalan onlar değilmiş gibi, meydanlara çıkmış, bize, yapacaklarını anlatıyorlar, yeni yeni vaatlerde bulunuyorlar… Yapamadıklarını yeniden iktidar olduklarında yapacaklarını söylüyorlar...

Adama sormazlar mı, 16 yıl boyunca aklınız neredeydi? Şimdiye dek ne yaptınız? Ne ile uğraştınız?

Şimdi de çıkmış, “Bir kez daha bizi seçin, bizi iktidar yapın” diyorsunuz.

Hangi yüzle bu milletten oy istiyorsunuz?

Ali ERALP – 28 Mayıs 2018

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.  

Yazarlar

Showers

7°C

Istanbul